banner564
banner556

Ağzının payını kim verecek?

Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis; egemenlik hakkının kendilerinde olduğunu iddia ederek; Kıbrıslı Türklere “Bunu kabul edin ve sessiz kalın”dedi

Ağzının payını kim verecek?
 Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yuannis Kasulidis, egemenlik hakkının kendilerinde olduğunu savunarak, Kıbrıslı Türklerin bunu kabul etmesini ve sakin kalmasını istedi. Kasulidis “Egemenlik haklarının kullanımında söz sahibi olmak için sahte devleti ilan etmemeyi seçebilirlerdi” dedi. 
   Kasulidis’in bu sözü karşısında, KKTC’nin nasıl bir tepki vereceği merak konusu oldu.
   Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve TC Dışişleri Bakanlığı’nın Rum yönetiminin son dönemde Doğu Akdeniz’deki tek yanlı giriştiği faaliyetlere gösterdiği tepkiler ve Rum yetkililerin cevap ve değerlendirmeleri Rum gazetelerinde gündem oldu.
   Fileleftheros haberini “Akıncı’dan Girişim… Lefkoşa’nın Hareketleri İşgal Bölgelerinde ve Ankara’da Tepki Yaratıyor… Roma Zirvesinden, Ürdün ile Üçlü Zirveden ve Yunanistan’la MEB Sınırlandırmasından Rahatsız Oldular”  başlık ve spotlarıyla aktardı.
   Cumhurbaşkanı Akıncı’nın; Kıbrıs Türk tarafının, Rum tarafının Akdeniz’deki doğal gaz aramaları ve münhasır ekonomik bölge ile ilgili attığı tek taraflı adımlardan kaygı duyduğu ve TC Dışişleri Bakanlığı’nın da Rum tarafının son günlerde attığı tek taraflı adımları son derece tehlikeli bulduğu açıklamalarından alındılar yapılan haberde, Rum ve Yunan tarafının MEB’le ilgili planına dair CNN Türk’te yayımlanan haritaya da yer verildi.
   Habere göre Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu’nun, Rum tarafının MEB’deki tek yanlı hareketleri söylemlerini yorumlarken “Egemenlik haklarımızı kullanmamızda söz hakları olması için Kıbrıslı Türk vatandaşlarımız sahte devleti ilan etmemeyi seçebilirlerdi” iddiasında bulundu. 
   Kasulidis, Rum tarafında yayın yapan “Alpha” isimli televizyona yaptığı açıklamada “Kıbrıslı Türk vatandaşlarımıza vermek istediğim mesaj, her bir tarafın avantajlarının ve dezavantajlarının neler olduğunu anlamalarıdır” dedi, şunları ekledi:
   “Onlar kendilerini, 40 binden fazla Türk askerinin Kıbrıs’taki varlığıyla güvende hissediyor.  Türk askeri Kıbrıs Rum nüfusunun önemli bölümünü yurtlarından kovduğu, Kıbrıslı Rumların insan haklarını ihlal ettiği için kendilerini rahat hissediyor, dolayısıyla da bizimle müzakere ederken bu rahatlık içindedirler. 

Çözüm olursa pay alırlar

   Karar vermelidirler ki uluslararası meşruiyet Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemen hakkını öteki tarafa, mevcut hükümete ve temsilcilerine verir. Sakin olsunlar çünkü biz Kıbrıs’ın doğal gazdan gelecek gelirden faydalanma hakkını Kıbrıs halkının tamamına tanıyoruz.  Henüz araştırma aşamasında olduğumuzu da unutmasınlar. Doğal gaz hiçbir zaman müzakere konusu olmadı ancak Kıbrıs sorununun çözülmesi halinde gelirler federal hükümete ait olacak ve oluşturucu eyaletlere paylaştırılacak.”
   Rum ve Yunan hükümetleri arasında başlatılan MEB sınırlandırmaya yönelik teknik çalışmalarda bir gecikme gözlemlendiğini de söyleyen Kasulidis bunun, uzmanlar tarafından yürütülen teknik bir mesele olduğunu hatırlatarak “Gecikme, Yunan hükümetinin Kanada’dan, yapılması gereken çalışmalara destek verecek uzmanı bekliyor olmasından kaynaklanıyor.  Her iki ülkede de (MEB sınırlandırması için) siyasi irade var” dedi.

Güncelleme Tarihi: 19 Ocak 2018, 10:56
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner468