Troyka karışmasın

AKEL Lideri Kiprianu “Türkiye, Kıbrıslı Türklerin 17 milyar Euro’luk borcunu bağışlasın, Kıbrıslı Rumlar da kendi borçlarını üstlensin”dedi

Troyka karışmasın
Güney Kıbrıs’ın ikinci büyük partisi olan Komünist AKEL’in Genel Sekreteri Andros Kiprianu, olası bir çözümden sonra Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların borçlarına yönelik Troyka müdahalesinin felaket anlamına geleceğini iddia etti.
   Simerini gazetesine konuşan Kiprianu; en azından Talat-Hristofyas arasında uzlaşmaya varıldığı gibi Kıbrıslı Türklerin 17 milyar Euro’luk borcunu Türkiye’nin üstlenmesini, Kıbrıs Rum toplumunun da kendi borcunu üstlenmesini önerdi.
   Andros Kiprianu, çözümün maliyetine ilişkin olarak AB’den ne alınacağı ve bağışçıların ne kadar vereceğinin de görülmesi gerekeceğine dikkat çekti.

Al-ver yok

   Bir başka soru üzerine, Kiprianu, İsviçre’de Kıbrıs sorunun dış boyutlarını oluşturan tüm konuların ele alınacağını anladıklarını ve bunun al-ver şeklinde olmadığını belirtti. 
   Konuların al-ver sürecine girme mesafesinde olmadığını kaydeden Kiprianu, sonlandırma olanağının bulunup bulunmadığını görmek için her konunun ayrı görüşülmesi gerektiğinin de altını çizdi. 
   Garantiler ve güvenlik konularının, yüzeysel ele alınması dışında henüz görüşülmediğine dikkat çeken Kiprianu bu nedenden dolayı al-ver sürecinin yanlış olduğunu düşündüklerini belirtti. 
   Politis gazetesine verdiği röportajda AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, garantiler konusundan bahsederek Avrupa ülkelerinde gerçekleştirdikleri temaslarda, AB üyesi bir ülkenin garantiler sistemi altında olmaması gerektiği şeklindeki düşüncenin olumlu karşılandığını kaydetti.
   Garantiler sisteminin çağ dışı olduğu şeklindeki düşüncesini yineleyen Kiprianu, bunun uluslararası hukuk ile AB ilkelerini ihlal ettiğini savundu. 

Kısa süreli garanti olabilir

   Kiprianu, garantiler sisteminin, endişelerin giderilmesine ve yavaş yavaş güvenin yeniden inşa edilmesine kadar, kısa zamanlı olabileceğini de söyledi.
   Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas’ın hazırladığı “Garanti Sisteminin Tasfiyesi - Dostluk ve Güvenlik Antlaşması Yapılması” şeklindeki doktrinini kast edip etmediği şeklindeki bir soru üzerine Kiprianu, bunun bir boyut olduğunu, eşit derecede önemli olarak addettiği başka iki boyutun daha bulunduğunu ifade etti. 
   Kiprianu, çözümün hayata geçirilmesini garanti altına alacak Güvenlik Konseyi tarafından güçlü bir kararın benimsenmesi ve buna eş zamanlı olarak, az sayıda olan ve belirli çalışma koşullarına sahip çok uluslu bir kuvvetle güvenlik sisteminden bahsetti. 
Güncelleme Tarihi: 31 Ekim 2016, 06:45

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER