banner564
banner556

Durum içler acısı

Ceza davalarında rekor düzeyde artış, uyuşturucu suçlarında patlama yaşandığını söyleyen Şefik, 2017 yılında 12 bin icra dosyalandığını, mazbata sayısının da 14 bini aştığını belirtti

Durum içler acısı

 Tuğçe Ülkü AYDIN

2018-2019 Adli Yılı dün Lefkoşa’da Açık Öğretim Fakültesi konferans salonunda yer alan törenle açıldı.
Açılış törenine, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay, askeri erkan, bazı bakanlar, hukuk camiası ve diğer yetkililer katıldı. 
Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik, Barolar Birliği Başkanı Hasan Esendağlı ve Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı açılış töreninde birer konuşma yaptı.
Törene, Türkiye Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nden yetkililer de katıldı.
Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Ferdi Şefik açılıştaki konuşmasında, sağlam bir kamu hizmeti kurulmadığı takdirde, Kıbrıs’ta bir çözüm bulunsa dahi oluşacak yeni yapıda, mevcut bilgi yetersizliği ve liyakat eksikliği nedenleri ile Türk toplumunun zarar gören taraf olacağını söyledi. 
Şefik, 2017 yılı raporlarına göre, ceza davalarında rekor bir yükseliş olduğunu vurgulayarak, geçen yıla oranla ceza davalarında yüzde 51.26’lık bir artış olduğunu kaydetti. 
Şefik, bu oranın ülkedeki uyuşturucu sorununun rekor düzeydeki artışına; ülkeye giriş çıkışların ısrarla yeterli denetlenmemesine bağlı olarak yeterli parası olmayan kişilerin ülkeye girişlerine izin verilmesine, öğrenci olarak giren kişilerin bu statülerinin devam edip etmediği kontrol edilmediğinden adeta bu kişilerin suç işlemeye teşvik edilmesine; trafikte yetersiz denetim neticesinde her kişinin kendi kurallarına göre araç kullanmasına ve ayrıca 18 yaşında sadece, 10 zorunlu ders sonrası gençlere ehliyet verilerek suç işlemelerinin adeta teşvik edilmesine bağlanabileceğine dikkat çekti. 
Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik, bu yıl hukuk davaları sayılarında bir düşüş yaşandığına dikkat çekerek, bu tablonun önümüzdeki yıl tekrarlanmasının ise mümkün olmayacağını söyledi. 
Şefik, 2017-2018’e bakıldığında davalarla ilgili yoğun bir yıl geçirildiğine işaret ederek, her mahkemede önemli ve toplumda yankı yaratan pek çok karar verildiğini, buna ek olarak da yoğun bir seçim takvimi yaşandığını anımsattı. 

Sorunlara çözüm bulmak yargının görevi 
Bu dönem içinde yargı ile ilgili olumsuz söylemlere bakıldığında ise, davaların geç neticelendiği, icra yetersiz olduğu için verilen hükümlerin tatmin edilemediği yönündeki şikayetlerin ağır bastığını ifade eden Şefik, bu sorunların uzun yıllardır devam ettiğini, bu sorunlara çözüm bulmanın Yargı’nın görevi olduğu söyledi. 
Tüm olumsuz gelişmelere rağmen çabalarının devam ettiğini belirten Şefik, dünyanın birçok yerinde ekonomik koşulların zorlaştığı bu günlerde, KKTC vatandaşları olarak sıkıntılarının bir o kadar daha büyük olduğunu kaydetti. .

Bina sorunu devam ediyor
Yargıdaki diğer sorunlara da değinen Şefik, 2018-2019 adli yılına girerken halen bina sorunlarının devam ettiğini söyledi. 
Girne Caddesi’nde yer alan eski polis binalarının restorasyonunun hala bitmediğine işaret eden Narin Ferdi Şefik, proje için talep edilen meblağın bütçelerine konulmuş olmasına rağmen, ihale bedeli hesaplamalarında yapılan hata neticesinde binanın bitmesinin bütçeye konulan mevcut meblağ ile imkansız hale geldiğini kaydetti. 
Şefik, Mayıs 2018’de bitmesi gereken binanın ne zaman kullanıma gireceğinin belli olmadığını ifade ederek, bina bitmeyince, zincirleme diğer sorunların da çözülemediğini belirtti.
Mevcut diğer sorunlara da değinen Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik, Mağusa Kaza Mahkemesi’nde yeni bir duruşma salonuna kavuşmak için gerekli tadilat projesinin ihale edilmesinin aylardan beri beklendiğini, mevcut kütüphane duruşma salonuna dönüştürülemediği için ise, mevcut duruşma salonunun Ağır Ceza Mahkemesi’nin Mağusa’da oturum yaptığı günlerde 2 yargıç tarafından dönüşümlü kullanıldığını anlattı. 
Şefik, Lefke Mahkemesi’nin ise eski olan binasının, güvenli bir ortamda çalışma olanağı sağlayamamakta olduğuna işaret ederek, binanın tadilatı için açılan ihalenin bir türlü sonuçlanamadığını kaydetti. 
Şefik, binalar ile ilgili yaşanmakta olan sorunların kamunun etkin ve hızlı çalışmamasının ürünü olduğunu vurguladı.

“3’lü kararname ile göreve getirme azaltılmalı”
Konuşmasında, “Tüm kurumlarda çalışanların işgal ettikleri pozisyonlarla ilgili uygun eğitimi almış olmalarına dikkat edilmeli, mevcut geçici personelin sınavdan geçirilerek kamu görevine girmek isteyen diğer vatandaş gibi bilgilerinin ölçülmesi, sınav tüzüğü en uygun kişinin seçilebilmesine olanak sağlayacak şekilde düzeltilmeli, 3’lü kararname ile göreve getirilen pozisyonlar azaltılmalı, parti rozetine, yakınlığa veya cinsiyete bakarak görev veya terfi verilmemeli, sadece görevini en iyi yapan ödüllendirilmelidir” ifadelerine yer veren Şefik, bunlar yapılamadığı müddetçe kendi bünyemizde herhangi bir ilerleme kaydedilemeyeceğini, dış temaslarda veya kurumsal ilişkilerde de gerekli saygıyı göremeyecek ve büyük sorunlar yaşanacağını kaydetti. 
Liyakata önem verilmediği, kim olursa olsun görevin gereğini yapmak öğrenilmediği sürece kamunun düzelmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Şefik, “Sağlam bir kamu hizmeti kurulmadığı takdirde, Kıbrıs’ta bir çözüm bulunsa dahi oluşacak yeni yapıda, mevcut bilgi yetersizliği ve liyakat eksikliği nedenleri ile Türk toplumu zarar gören taraf olacaktır” dedi. 

En önemli sorun icra…
Yüksek Mahkeme Başkanı Şefik, yıllardır çözümlenemeyen en önemli sorunlarının icra olduğuna da işaret ederek, ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik durumda Mahkemelere daha ciddi görevler düşeceğini söyledi. 
Ekonomik çıkmazın, borçların ödenememesini, daha fazla alacak konularının Mahkemeye intikal ettirmesini getireceğini ifade eden Şefik, konu Mahkemeye intikal ettiği zaman davaların erken sonuçlanmaması ve icranın gerektiği gibi yapılmamasının adalete olan güveni sarsmakta olduğunu belirtti. 

2017 yılında 12 bin 151 icra dosyalandı
Halen Başbakanlık ve Maliye Bakanlığından bu kadrolara atama yapılabilmesi için yetki verilmesini beklediklerini söyleyen Şefik, şöyle devam etti: 
“Bu yıl icra ile ilgili sayılara bakıldığı zaman 2017 yılında 12 bin 151 icra dosyalandığını, 2016’da askıda kalan 3 bin 726 icra ile toplam 15 bin 877’e ulaşıldığını görürüz. Bu rakam içerisinden 121 müzekkere tahsil edilmiş ( %0.76), 408 ödendiği için geri çekilmiş,113 kısmen icra edilmiş (%0.71), 2016 haklara halel gelmeksizin geri çekilmiş, 9078 tanesinde ise menkul emvali bulunmadığı bildirilmiştir. Yani 15877 müzekkereden sadece 121 icra müzekkeresine konu meblağ tahsil edilmiş, 113 kısmen tahsil edilmiş, 408 ödendiği için geri çekilmiştir. Bu dosyalanan icraların sadece %2.6’sının tatmin olduğunu göstermektedir. Bu rakamın yükselmesi zaruridir.”

Toplam 14 bin 165 mazbata 
Mahkeme kararları neticesinde para tahsilatı için çıkarılan mazbatalarda da çok fazla yığılma olduğuna işaret eden Şefik, “10 Eylül 2018 tarihi itibarı ile Lefkoşa’da tahsil etmek üzere polisin elinde bulunan hukuk ve ceza mazbata sayısı 7 bin 624, Mağusa’da bin 090, Girne’de 997, İskele’de 2 bin 718, Güzelyurt’ta 1308, Lefke’de 428, toplam 14 bin 165 tanedir. Halen polise vermek üzere tüm Mahkemelerde bekleyen toplam 3 bin 926 mazbata bulunmaktadır. Mazbatalar ile ilgilen polis görevlilerinin sayılarının çoğaltılması gerekmektedir. Bu yığılan mazbataların bir an önce eritilmesi gerekmektedir” dedi.

Yeni Başsavcı neden atanmıyor?
Şefik, yeni başsavcı atanamamasını da eleştirerek, “Savcılık bağımsız bir kurumdur. Başsavcı seçilememesi bu kurumun bir iç sorunudur. Ancak Savcılık yargının en yakın çalışma ilişkisi içerisinde bulunduğu kurumdur. Bu kurumda yaşanan olumsuzluklar, yargıyı derinden üzmekte ve endişelendirmektedir.”
Şefik, en erken bir zamanda sağduyunun galip gelerek Yüksek Savcılar Kurulundaki üyelerin yasal görevlerinin bilinci içerisinde hareket etmelerini diledi.  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner474