‘Sorumsuzluk’

Diyalog’a konuşan KKTC’deki eski siyasiler Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, doğal gaz konusunda Rum tarafına sunduğu işbirliği önerisini reddeden Anastasiadis’i eleştirdi

‘Sorumsuzluk’

 Çiğdem AYDIN

Cumhurbaşkanı Akıncı'nın, doğal gaz konusunda Rum lideri Nikos Anastasiadis’e sunduğu işbirliği önerisinin reddedilmesi, KKTC’deki eski siyasilerden tepki gördü.
   Diyalog’a konuşan Meclis eski Başkanı Sibel Siber “Hidrokarbon konusunda yapılan ortak komite önerisi çok iyi bir çıkış yoluydu. Ama Anastasiadis kendini tek otorite görüyor” dedi.
Eski Başbakanlardan Hakkı Atun; Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Rum lideri Anastasiadis’le yeniden masaya oturmamasını istedi.
   TKP eski genel başkanı İsmail Bozkurt, Rum tavrı karşısında Türkiye’nin ada çevresinde sondaj çalışmalarına devam etmesi gerektiğini söylerken; Dışişleri eski bakanlarından Kutlay Erk “Cumhurbaşkanı Akıncı'nın sunduğu önerinin Kıbrıs Rum toplam siyasetinin reddetmesi, Kıbrıs'ın ve bölgenin geleceği açısından tehdit ve tehlikelerin büyümesine yol açabilecek bir sorumsuz siyasi tavırdır” dedi.

Ne dediler?.. Ne dediler?..


Hakkı Atun (KTC eski Başbakanı) 
“Bu konuda bir kere Sn. Akıncı Anastasiadis’in tavrını bile bile yeniden masaya oturmaması gerekiyor. Ne Türkiye’yi ne de KKTC’yi bu tavır karşısında oyalamaması gerekiyor. Siyasi açıdan ümitsiz durumu bile bile sanki KKTC muhtaç taraf izleniminden de kurtulması gerekiyor.  Rum tarafı ABD, İsrail, Mısır üçlüsünü de yanına alarak Türkiye’ye sen Akdeniz’e giremezsin diyecek cüreti gösteriyor bu tirajı komik bir durumdur. Bana göre bundan sonra Türkiye kendi bildiğini yapmalıdır ve kesinlikle geri adım atmamalıdır. 
Sibel Siber (KKTC Meclis eski Başkanı) 
“Yapılan son görüşmeden gördüğüm kadarıyla olumlu bir mesaj çıkmadı. Dolayısıyla burada yapılması gereken bir çıkış yolu bulmaktır. Hidrokarbon konusunda yapılan ortak komite önerisi çok iyi bir çıkış yolu idi. Anastasiadis’in bunu ret etmesi otorite değilsiniz diyor bizimle ortak olmak istediğini söylüyor ama niyetinde bunun olmadığı kesin bir şekilde görülüyor. Burada yapılması gereken Rum tarafı aramalarına devam ederken Kıbrıs Türk tarafı da Türkiye de aramalarını haklarımızı koruyacak şekilde sürdürülmesidir. Gönül arzu ederdi ki toplantı bir uzlaşı yöntemi ile sonuçlansın… 1963 yılından beridir tüm tutanaklara bakılırsa Rum tarafının tavrının değişmediği görülecektir. Ola ki müzakere süreci başlarsa kırmızı çizgi izolasyonlar kaldırılacak, siyasi eşitlik tartışılmayacak, ambargoların kalkması şartı ile müzakere masasına oturmak gerek.” 

Kutlay Erk (Dışişleri eski Bakanı) 
“Kıbrıs Rum tarafının, sadece Kıbrıs adasında değil, Doğu Akdeniz'deki barışı da tehdit eden hidrokarbon konusundaki operasyonlarına karşı Cumhurbaşkanı Akıncı'nın sunduğu önerinin Kıbrıs Rum toplam siyasetinin reddetmesi, Kıbrıs'ın ve bölgenin geleceği açısından tehdit ve tehlikelerin büyümesine yol açabilecek bir sorumsuz siyasi tavırdır. Akıncı'nın önerisine mukabil, Kıbrıs Türk tarafının kabul edebileceği bir karşı öneriyi Kıbrıs Rum tarafının sunmamış olması da durumu daha vahim hale getirmeye muktedirdir. Kıbrıs Rum tarafının bu tavırları nedeniyle Kıbrıs Türk tarafının Türkiye ile birlikte başlattığı çalışmaların devam etmesinden başka bir çözüm yok... Kıbrıs Rum tarafı AB, ABD ve İsrail ile 'Güç Politikası' uygulamaya çalışıyor ama uluslararası siyasette Amerikan yardımı ile ilgi ilgili bir deyim vardır; gerektiği zaman gelmez, geldiğinde de gerektiği gibi gelmez derler... 
Masaya oturunca da, Kıbrıs Türk tarafının Birleşik Federal Kıbrıs'ın yönetiminde fiili ve etkin katılımının (ki geçmiş uzlaşı belgelerinde Kıbrıs Rum tarafı bunu kabul etmişti ve bir BM ölçütüdür) kalın kırmızı çizgi olduğu Kıbrıs Rum tarafında bildirilmelidir. Türkiye'nin etkin ve fiili garantisi ince kırmızı çizgi olarak, yani bulunacak anlaşmaya Kıbrıslı Türklerin "Evet" demesi için önemli olan bir güvenlik sistematiğinin garantörlerle de görüşülüp uzlaşılarak bulunması gerekti garantinin gerektiği uzlaşarak bulunması gerektiği görüşme masasında ortaya konulmalıdır. 

İsmail Bozkurt (TKP eski Genel Başkanı) 
“Şu ana kadar Türkiye ve KKTC ne yapıyorsa yapmaya devam etmeleri gerekiyor. Hiç aksatmadan sondaj çalışmalarına devam etmelidir. Müzakereler de başlarsa garantiler konusu kırmızı çizgimizdir, siyasi eşitlik tartışılamaz ama şunu da belirtmekte fayda vardır karşı tarafın çizgisi ve mantalitesi ile ne kadar daha müzakere edebiliriz bunu düşünmek lazımdır artık. Bana göre federasyon artık zaman kaybından başka bir şey değildir. Federasyonun peşinden koşmak bana göre hayal kırıklığı ve zaman kaybından başka bir şey değildir. Yeniden böyle bir süreç yaşanmamalıdır.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER