Suna ERDEN
Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’nden (KSTÜ) sahte diploma alanlardan biri olan
iş kadını Başkanı Fatma Ünal, 16 davadan 5 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. Kararın, diğer sanıkların davaları açısından emsal oluşturması beklenirken, Lefkoşa Ağır Ceza Heyeti, sahte diploma olayının yalnızca bireyleri değil, üniversiteleri ve ülkenin eğitim sistemini de olumsuz etkilediğini belirtti.
Kararı okuyan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller; bu tür suçlara müsamaha göstermeyeceğini vurguladı. “Ülkemiz, bu suçlardan dolayı derin yara almıştır” diyen
Cemaller, üniversite bünyesinde usulsüz işlemler yaptırılmasının ülke açısından endişe yarattığını, bu tür suçların hakkıyla mezun olan kişilere şüpheyle bakılmasına neden olduğunu ifade etti.
16 davadan mahkum edildi
KTSÜ’de meydana gelen “Sahte diploma” soruşturması kapsamında tutuksuz yargılanan sanık Fatma Ünal’ın davasında karar açıklandı.
Sanık, “Sahte Resmi Belge Düzenleme”, “Sahte Resmi Belgeyi Tedavüle Sürme”, “Sahte Resmi Belge Düzenlenmesini Tahrik Etme” ve “Yetkisiz Belge Düzenleme” suçlaması olmak üzere toplam 16 ayrı davadan 5 yıl hapse mahkum edildi.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Füsun Cemaller, Kıdemli Yargıç Vedia Barkın ve Yargıç Gülay Süleyman Uğur huzurunda görüşülen karar duruşmasında sanık aleyhindeki kararı Başkan Cemaller açıkladı.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, iddia makamı Başsavcılık adına Kıdemli Savcı Mustafa İldeniz ve sanık avukatı Doğa Zeki ile Süleyman Özsoylular hazır bulundu.
Önce mahkûmiyet kararı açıklandı
Sanık hakkında önce mahkumiyet kararı açıklandı. Kararında olayın başlangıcına değinen Cemaller, üniversitenin akademik usulsüzlük şüphesi üzerine kendi bünyesinde bir ekip kurduğunu ve yapılan tespitlerin ardından şikâyetçi olduğunu anımsattı. Sanığın üniversiteye kaydı, ders seçimi, not girişleri, tez işlemleri ve diploma hazırlama sürecine ilişkin tanık ifadelerini, elektronik yazışmaları ve üniversite kayıtlarını birlikte değerlendirdiklerini belirten Başkan, yaptıkları bulguları açıkladı. Başkan, sanığın üniversiteye kaydı sırasında kayıt tarihlerinde ve notlarda değişiklikler yapıldığına, derslere katılmadığı ve gerekli akademik çalışmaları yerine getirmediği hâlde başarılı gösterildiğine bulgu yaptıklarını belirtti.
Başkan, sanığın kaydının, not girişlerinin ve diğer işlemlerin usulsüz olduğuna da bulgu yaptıklarını söyledi. Cemaller, sanığın teziyle ilgili işlemlerin de usulsüz olduğunu, tez hazırlanmadığı hâlde hazırlanmış gibi işlem yapıldığını kaydetti. Bu işlemlerin ardından geçici mezuniyet belgesinin hazırlandığını ve sistemde diploma oluşturulduğunun görüldüğünü belirten Cemaller, sahte transkript, geçici mezuniyet belgesi, diploma ve tezle ilgili suçlamaların da ispatlandığını açıkladı.
Tanıştıktan sonra süreç başladı
Başkan, sanığın ifadesinde okulla hiçbir bağı olmadığını, yerini dahi bilmediğini, yapılan işlemlerin bilgisi dışında yapıldığını söyledi ve bu ifadeyi irdeledi. Başkan, okulun en yetkili kişisi olan ve sanığın suç ortağı konumundaki Serdal Gündüz’ün ifadesine değindi. Başkan, Gündüz’ün ifadesinde sanık ile 2021 Eylül ayında Ziya Öztürkler aracılığı ile Girne’de bir kafede tanıştığını, Öztürkler’in kendisine, “Fatma Ünal benim için çok değerlidir, onu okula yüksek lisanda tam burslu kayıt ettir” dediğini aktardı. Başkan, Gündüz’ün öğrenci işleri sorumlusuna talimat verdiğini ve sanığın kaydının yapıldığını söylediğini aktardı. Sanığın Gündüz’ün ifadesini kabul etmediğini ancak incelenen kanıtlarda sanığın okula kaydının ve sonraki süreçte yaşanan tüm gelişmelerin o tanışmadan sonra gerçekleştiğini, ayrıca kayıt günü sanığın okulla iki kez görüşme yaptığının tespit edildiğini kaydetti.
Başkan, savunmanın diplomanın fiziki aslının tespit edilmediği hususunu da ele aldı. Başkan, üniversite kayıtlarında belgenin düzenlenmesine ilişkin işlemlerin açıkça görüldüğüne dikkat çekti. Diplomanın basılması ve Eğitim Bakanlığına onaylatılması sürecine ilişkin elektronik yazışmalar da değerlendirilen deliller arasında yer aldığını kaydeden Başkan, diplomanın basıldığına ve sanığa teslim edildiğine dair kanıtlar olduğunu söyledi.
Başkan, transkript, geçici mezuniyet belgesi, diplomanın hem usulsüz hem de sahte olduğuna bulgu yaparken, şunları söyledi:
“Olmamış bir şeyi olmuş gibi göstererek, hazırlanan evraklar sahte belge kapsamına girer. Sanık eğitim almadan, derse girmeden, tez yazmadan mezun edilmiş ve bir takım evraklar düzenleniştir.”
Başkan, ayrıca belgelerin resmi evrak kapsamına da girdiğine ve dolandırma kastı ile hazırlandığına da bulgu yaptı.
Başkan tüm olgu, emareler ve yaptıkları bulgular ışığında sanığı 16 davadan suçlu bulup mahkum ettiklerini açıkladı.
Savunma hafifletici etkenleri mahkemeye sundu
Mahkumiyet kararının ardından sanık avukatı, müvekkilinin sabıkasının bulunmadığını, yaşamı boyunca ilk kez mahkemeye geldiğini ve yardımsever bir kişiliğe sahip olduğunu belirterek bu hususların hafifletici neden olarak değerlendirilmesini talep etti.
Ceza kararı açıklandı
Mahkeme verilen bir buçuk saatlik aranın ardından ceza kararını açıkladı. Başkan, sanığın okulun en yetkili kişisi ile iletişime geçerek, sahte belge düzenlenmesini tahrik ettiğini belirtti. Ceza takdirinde suçların ciddiyeti, işleniş biçimi, kamu yararı ve sanığın kişisel durumunun değerlendirildiğini belirten Cemaller, sanığın işlediği suçların 10 yıla kadar hapis cezası öngören ağır suçlardan olduğunu ifade etti. Sahte diploma yoluyla yüksek lisans diploması elde edilmesinin yalnızca bireyleri değil, üniversiteleri ve ülkenin eğitim sistemini de olumsuz etkilediğini kaydeden Cemaller, bu tür suçların tüm ülke üniversiteleri açısından ciddi bir olumsuz algı oluşturduğunu söyledi. Sanığın gerekli eğitim ve akademik çalışmaları yerine getirmeden tezli yüksek lisans diploması almasının toplumu kandırmaya yönelik bir davranış olduğunu belirten Cemaller, mahkemenin bu tür suçlara müsamaha göstermeyeceğini vurguladı. Cemaller, “Ülkemiz, bu suçlardan derin yara almıştır” ifadelerini kullandı.
Cemaller, üniversite bünyesinde usulsüz işlemler yaptırılmasının ülke açısından endişe yarattığını, bu tür suçların hakkıyla mezun olan kişilere şüpheyle bakılmasına neden olduğunu belirtti.
Sanığın diplomayı kullanmamasını ise lehine değerlendirdiklerini kaydeden Başkan, Fatma Ünal’ı hakkındaki 16 davanın tamamından suçlu bularak 5 yıl hapis cezasına mahkûm ettiklerini açıkladı.
Mahkeme önünde arbede
Karar, Ünal’ın yakınları tarafından üzüntüyle karşılanırken, basın mensupları ile sanık yakınları arasında arbede yaşandı. Kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından fırlatılan pet şişelerden biri, basın mensubu Pınar Barut’a isabet etti. Sanık yakınlarının basın mensuplarının görüntü ve fotoğraf almasını engellemeye çalıştığı olayda, sanık yakınlarının tamamının siyah giyinmesi “Dik dur eğilme” sloganı atması dikkat çekti.
Sahte diploma skandalı
Sahte diploma soruşturması, Şubat 2024’ün başında patlak verdi. Soruşturma, üniversitede sahte belge düzenlendiği ve çeşitli usulsüzlükler yapıldığı iddiaları üzerine başlatıldı. İlerleyen süreçte sahte diploma aldığı iddia edilen çok sayıda kişi hakkında da soruşturma yürütüldü. Soruşturma kapsamında ilk tutuklamalar Şubat ayının ilk haftasında yapıldı. Üniversitenin Uluslararası Ofis Daire Başkanı Amir Shakerifard 7 Şubat’ta, üniversitenin genel sekreteri ve hissedarlarından Serdal Gündüz ise 8 Şubat 2024’te tutuklandı.
Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Kasım 2025’te Gündüz’ü mahkûm edildiği davalar kapsamında toplam 15 yıl hapse mahkûm etti. Aynı davada üniversitenin uluslararası ofis sorumlusu Amir Shakerifard’a da 6 yıl hapis cezası verildi.

