Batı Nil Virüsü’nden nasıl korunulur?

Batı Nil Virüsü’nden nasıl korunulur?

 Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi (UKÜ) Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı, Moleküler Mikrobiyolog Yrd. Doç. Dr. Ender Volkan Çınar, Flaviviridae ailesinden olan Batı Nil Virüsü’nün sivrisinek sokması ile bulaşan viral enfeksiyona sebep olduğunu ve potansiyel olarak insan yaşamını tehdit edebildiğini açıkladı. 

Batı Nil Virüsü’nün Culex cinsi sivrisineklerin sokması ile insanlara bulaşan bir hastalık olduğunu hatta kuşları ve atları da etkilediğini vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Çınar, “Bazen semptom göstermese de, bazı durumlarda santral sinir sistemine etki ederek menenjit, ensefalit ve ataksi gibi pek çok nörolojik hastalığa sebep olur. Yüksek derecede ateş, uyuşma, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, ishal ve gastrointestinal semptomlar gibi pek çok belirtinin görülebildiği hastalık, bazı durumlarda ölümcül de olabilir” dedi.
Yrd. Doç. Dr. Çınar, hastalığın sıklıkla Haziran ve Eylül ayları arasında yayıldığını belirterek, taşıyıcı sivrisineklerin özellikle durgun sularda ürediklerinin altını çizdi. Kişiden kişiye direkt olarak hastalığın bulaşmadığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Çınar, pek çok vakanın hafif şiddette seyrettiğini ancak ciddi durumlarda ölümcül sonuçlar doğurabildiğini kaydetti. 

Belirtileri nelerdir?
Çınar, henüz aşısı bulunmayan virüsün, sivrisinek ısırığı nedeniyle bulaştığını yineleyerek, “Isırıkları engellemek ve ilaçlama son derece önemlidir. Açık renk, ince uzun kıyafetler tercih etmek, ya da böcek kovucu ilaçlar kullanmak sivrisinek ısırıklarını engelleyecektir” şeklinde konuştu. Sivrisineklerin geceleri beslendiğini hatırlatan Çınar, pencereleri açmak yerine klima/vantilatör, yatak çevresine tül kullanmanın koruyucu olacağını da açıkladı. Çınar, ayrıca riskli bölgelere yapılan seyahatler sonrasında kişinin kendisini hâlsiz, yorgun ya da bitkin hissetmesi durumunda mutlaka sağlık kontrollerini yaptırmayı ihmal etmemesi gerektiğini işaret etti.  

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER