‘İzin verilemez’

Rum Dışişleri eski bakanları, Maraş’ın yerleşime açılması halinde Güvenlik Konseyi’ne başvurulmasını önerdi

‘İzin verilemez’

   Rum yönetiminin eski dışişleri bakanlarından Yoannis Kasulidis, Erato Kozaku Markulli ve Yorgos Lillikas’ın, Maraş’la ilgili açıklamaları dünkü Alithia gazetesinin manşetinde yer aldı.

   Gazete özetle, eski Dışişleri Bakanlarından Yoannis Kasulidis ile Erato Kozaku Markulli’nin “Türk tarafının kapalı bölge Maraş’ta Birleşmiş Milletlerin (BM) ilgili kararlarını ihlal edecek hareketler yapması durumunda, BM Güvenlik Konseyi’ne başvuruda bulunulmasını tercih ettiklerini” yazdı.
   Gazeteye göre eski Rum Dışişleri bakanlarından ve Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas ise açıklamasında, Özersay ve Tatar’ın açıklamalarının ardından ortaya çıkan Maraş konusunun tamamının ele alınması için Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’e Ulusal Konseyi toplaması çağrısında bulundu.
   Üç eski dışişleri bakanının da Avrupa Konseyi’nin “Kıbrıs MEB’indeki yasadışı faaliyetleriyle ilgili olarak Türkiye aleyhinde önlemler alınmasını olumlu bir şekilde değerlendirdiklerini” ileten gazete, Kasulidis ile Markulli’nin “önlemlere rağmen, Türkiye’nin, Kıbrıs MEB’i içerisindeki yasadışı planlamaları ve faaliyetlerini terk etmesinin öngörülmediği değerlendirmesinde bulunduklarını” da iletti.
   Gazete Lillikas’ın ise bunun aksine “yaptırımların Türkiye üzerinde önemli bir ekonomik maliyeti olması durumunda, o zaman Ankara’nın nasıl tepki göstereceği konusunda daha çok düşüneceğini” öne sürdüğünü ekledi.

Ahilleas Dimitriadis’görüşü

   Alithia’ya göre, AİHM’deki davalarla tanınan Kıbrıslı Rum avukat Ahilleas Dimitriadis ise Maraş konusunun gündeme gelmesiyle ortaya çıkan gelişmeler konusunda gazeteye yaptığı açıklamada, “mülkler konusunun tamamen hukuki bir konu olduğunu” söyledi.
   Gazete Dimitriadis’in özetle “yaşanacak gelişmelere hazırlık yapılması uyarısında bulunduğunu, aynı zamanda EVKAF efsanesini çürütmenin kendi ellerinde olduğuna işaret ettiğini” de iletti.
   Açıklamasında mülkler konusunun tamamen hukuki bir konu olduğuna işaret eden ve bu hukuki konunun kendilerinin ve Kıbrıslı Türklerin sahip olduğu tapu arşivlerine dayandırılacağını kaydeden Dimitriadis, “Kıbrıslı Türklerin bunların orijinaline sahip olduğunun unutulmaması gerektiğini, kendilerinin ise 1974’ten sonra yarattıklarına sahip olduklarını” öne sürdü.
   “Kıbrıslı Türklerin hem Maraş, hem de Girne’nin tapu arşivlerini de aldığını” iddia eden Dimitriadis, dolayısıyla destek almaları gereken temelin bu olduğunu ve argümanların da bu temel üzerinde gerçekleşeceğini söyledi.
   Dimitriadis devamla şöyle konuştu:
   “Bir diğer ifadeyle, tapu gerçek mülk sahibini gösteriyor. Türk tarafının ortaya koymakta olduğu EVKAF argümanı geçerli değildir, çünkü 1960 yılında cumhuriyetin ilan edilmesiyle birlikte, Kıbrıs Türk toplumu İngiltere karşısında EVKAF mallarıyla ilgili davaların tam anlamıyla çözüme kavuşması için 1,5 milyon Sterlin aldı ve şu an bunun yeterli olduğuna inanmıyorlarsa, şikâyetlerini İngiliz hükümetine yapsınlar ve bunu Kıbrıslı Rumlar aleyhine çevirmesinler.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER