Malumun ilamı

Güney Kıbrıs Rum Meclisi’nde iki sandalye ile temsil edilen ELAM’ın, Neo-Nazist Hrisi Avgi ile ilişkisi resmi ağızlardan ifşa edildi

Malumun ilamı
Rum Meclisi’nde iki sandalye ile temsil edilen ve Enosis plesibiti kararını aldırarak parlamentonun bütün çoğunluğunu peşinden sürükleyen ELAM’ın, Yunan Neo-Nazist Hrisi Avgi (Altın Şafak) iğle sürdürdüğü ilişkinin, partiler arası masum bir ilişki olmadığı ortaya çıktı.
Politis gazetesi, “Hrisi Avgi-ELAM: 1945 Mağluplarının Tohumları… Merkez Partilerin,  DİSİ’nin Kayıtsız Mührü İle Desteklediği Budur” başlıklı haberinde DİKO, EDEK, Ekologlar, Vatandaşlar İttifakı, Dayanışma Hareketi’nin, Enosis Plebisiti’yle ilgili tüzük değişikliği konusunda ELAM’ın arkasında sıraya gitmesi, tek başına siyasi meseledir” vurgusunu yaptı ve “Sebep de siyasi partilerin bilmezden geldikleri, ELAM’ın doğasıdır” uyarısında bulundu.

Masum bir ilişki değil
Gazete ELAM ve Hrisi Avgi arasındaki ilişkileri şu ifadelerle aktardı:
“Yunan Neo-Nazist Hrisi Avgi (Altın Şafak) ile sürdürdüğü ilişki ‘milliyetçi’ partiler arası ‘masum’ işbirliği ilişkisi değildir. Ticaret dilinde ana şirket ile şube şirketler ilişkileri olarak ortaya koyabileceğimiz ilişkidir. Bunu, Hrisi Avgi yetkilisi de olan ELAM başkanı, sanık Nikos Mihaloliaku’ya korumalık yaptığı sırada, en resmî şekilde itiraf etti. 

Biz Hrisi Avgi’yiz
Hristos Hristu 2013 yılında ELAM’ın doğası konusunda kartlarını açtı ve Sigma’ya ‘Biz Kıbrıs’ın Hrisi Avgi’siyiz. Ulusal Halk Cephesi başladığında, ilk başta Hrisi Avgi adı ile kayıt başvurusu yaptı ancak İçişleri  Bakanlığı tarafından kabul edilmedi, bu nedenle Ethniku Laikoy Metopu’yu (Ulusal Halk Hareketi’ni/ELAM)  kurduk. Hrisi Avgi ile aynıdır. Bunu hiç saklamadık…’ dedi. Hristu başka durumlarda da aynı sözü tekrar etti dolayısıyla, Yunanistan’ın Neo-Nazist oluşumu ile özdeşleştirilmezlik edilemez. 

Kasidiaris: Yanılgıya düşmeyin
Hrisi Avgi’nin sanık milletvekili İlias Kasidiaris Mart 2016’da Hrisi Avgi’nin internet kanalında sergilediği birçok tutarsızlıktan birinde, ELAM başkanının rolü konusunda hiçbir yanlış anlamaya yer bırakmadı. Birisi Hristos Hristu’yu başkan olarak nitelediğinde Kasidiaris müdahale ederek ‘Başkan… İyi, usulen başkan. Partinin tanınması için bir başkana ihtiyacı var…’ dedi. İlias Kasidiaris aynı internet yayınında daha da ileri giderek, Hrisi Avgi ile ELAM’ın ‘kardeş’ partiler olduğunu iddia edenlere şu cevabı verdi: ‘ELAM kardeş parti değil, Hrisi Avgi’nin Kıbrıs’taki aynısıdır, yanılgıya düşmeyin… Hrisi Avgi, gün be gün, bütün Helen devletlerinde-maalesef şu anda iki Helen devletimiz var- an gelip bu iki Yunan devletinin birleşeceğini umuyoruz…’ Kasidiaris ELAM’ın Kıbrıs meclisine girişine de değinirken  ‘Kıbrıs’taki siyasi çürümüşlük mağarasına girmeyi başardık… ve Hrisi Avgi (Altın Şafak) Kıbrıs üzerinde kanatlarını açtı’ ifadelerini kullandı. Hrisi Avgi’nin internet kanalındaki başka bir yayında Artemis Mattheopulos, Hrtisi Avgi’nin Kıbrıs’ta iki-üç ofisi olduğunu açıkladı.

Nazi Tohumu
ELAM ve Hrisi Avgi’nin aynı olduğu itirafından sonra, kendilerini tanımlamalarıyla ilgili önemli bir mesele ortaya çıktı. Hrisi Avgi Başkanı Nikos Mihalolaikos 5 Mart 2012’de  yaptığı konuşmada şu net işaretleri ortaya koydu: ‘Biz, 1945 mağluplarının tohumlarıyız. Biz buyuz. Milliyetçiler, Nasyonal Sosyalistler, faşistler.’ 1945’te mağlup olanların kimler olduğunu yalnız cahiller bilmez çünkü önce dünyayı milyonlarca insanın kanına buladılar. Ve antisemitizm olmadan 1945 mağluplarının tohumu olamaz. N. Mihalolaikos aynı konuşmasını ‘Bizler, dünyanın boynuna oturan Yahudi’den vatanlarımızı kurtarmak için gerekirse süngümüzü kaldırımda bileyecek savaşçılarız’ diyerek bitirdi. Mihaloliakos’un Elbette Hrisi Avgi-ELAM’ın Nazist profilini açıklamak için çok da çaba harcamaya ihtiyacı yoktu (itirafları da aynıdır), hem de  yetkililerinin, vücutlarında Nazi sembollerini kazıdıkları dövmeleriyle  gamalı haçlar önünde verdiği yüzlerce poz da bunu kanıtlıyor. ELAM Basın Sözcüsü Yeadis Yeadi’nin  Hrisi Avgili arkadaşlarıyla Nazi selamı verdiği fotoğrafı da var.

Kırmızı şapkalı muhafızlar
N. Mihaloliakos gibi koyu ve iflah olmaz bir Nazi güvenliğini mutlak güvenmediği ve görüşlerini benimsemeyen birine nasıl emanet eder diye sorulur mu? Neredeyse imkânsız. Kasidiaris’inda açıkladığı gibi Mihaloliakos’un koruması, ‘kırmızı şapkalı’ muhafızlar grubuna mensup olduğundan en güvendiği ELAM başkanı Hristos Hristu idi. Hasidiaris, Hristu’nun kendisiyle aynı okuldan, milliyetçi Hrisi Avgi okulundan mezun olduğunu ve  Hrisi Avgi’nin güçlü yetkililerinden olduğunu (yetkililerindendir dedi, yetkililerinden idi demedi) açıkladı. 

Hrisi Avgi liderliği suç örgütü kurmak ve işletmekten yargılanıyor
Ancak Hrisi Avgi-ELAM ideolojik profilinin ötesinde  Yunanistan’daki  örgüt üyelerinin, Pavlos Fissa’nın Keratsini’de öldürülmesi ile tavan yapan suç faaliyetleriyle ilgili bir konu daha var. Mihalolaikos kamuoyu önündeki açıklamasında cinayetin sorumluluğunu üstlendi –ki bu görmezlikten gelinemez- ve Hrisi Avgi liderliğinin tamamı  suç örgütü kurmak ve işletmekten yargılanıyor.

‘Sistem karşıtı’ değil
ELAM’ın eski Başsavcı Yardımcısı Rikkos Erotokritu’nun, EURO.KO meclis grup sözcüsü olduğu dönemde, avukat sıfatı ile sunduğu talep üzerine siyasi parti olduğu vurgulanmalı. Daha sonra Başpiskopos Hrisostomos’un ELAM çocuklarının tezlerini ‘çok temiz’ diye benimsediği ve son seçimlerde ELAM’dan iki milletvekili seçilmesinden duyduğu memnuniyet açıklamaları geldi. Başpiskopos’un Hrisi Avgi ile ilişkisini; II. Hrisostomos’u üç ‘cesur din adamı arasında saydığı ve ELAM’ı bütün gücüyle desteklediği işitilen video kaydında yine Mihaloliakos açıkladı. Yine, Başsavcı Kostas Kliridis’in, ELAM’ın askeri tatbikatlar, v.b. yasadışı faaliyetleri davasını incelediğinde, (Kliridis) itiraf ettiği üzere saptadıklarından sonra cezai kovuşturma yapmak yerine müdahale –Etmemesi- tavsiyelerde bulunmakla yetinmesi de dikkat çekicidir. Konuyla ilgili olarak Yorgos Perdikis’in sorusunu cevaplarken ‘Ceza yasasının  yasaklayıcı maddeleri halk arasında bilinmediğinden, Polise şimdilik hiçbir cezai kovuşturma yapmaması talimatı verdim.  Bu faaliyetlerinin (silahlı eğitim, askeri tatbikat eğitimi, v.b.)  yasa tahtında ceza gerektiren suç olduğunu ve gelecekteki benzer durumda polisin bu cezayı kati surette uygulayacağını bildiren bir açıklama yayımladım’ ifadesini kullandı.”
Güncelleme Tarihi: 21 Şubat 2017, 09:36

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER