banner556

40 yılın en kötüsü

Bayram alış-verişlerinin durgun geçmesinden yakınan Gazimağusa esnafı, krizden etkilenen vatandaşların çocuklara elbise dahi alamadığını söylüyor

40 yılın en kötüsü

 Hüseyin ÇİÇEK

Bayram alışverişini dört gözle bekleyen Gazimağusa esnafı hayal kırıklığına uğradı. Bu bayram alış verişinin durgun geçtiğini, restoranlara yapılan rezervasyon sayınının oldukça düştüğünü ifade eden esnaf, bunu dövizin yükselmesi ve halkın alım gücünün düşmesine bağladı. “Son 40 yılın en kötü dönemini yaşıyoruz” diyen esnaf, güçlükle ayakta durduklarını, işçi çıkarmamak için direndiklerini dile getirdi. Yerli halkın alış veriş yapmaya korkar hale geldiğini kaydeden esnaf, tek kurtarıcı etkenin ise turistler olduğunu ifade etti.

Ne dediler…

Hasan Caner: 
Kriz şu an tamamen bizi vurmuş değil, biz krizin etkilerini Eylül ayı sonunda daha net hissedeceğiz, ancak şu anda işlerimizde büyük bir azalma söz konusudur. Bizi şu an ayakta tutan turistlerdir. Yerli halkımız artık mekânımıza gelemiyor, artık kimse dışarda yemeğe çıkamıyor. Gelen yerli müşterilerimiz de alkollü içki almadan sadece fix menü siparişi veriyor. Personel durdurmamak için çırpınıyoruz. 

Mesut Akkent: 
Yerli halk mekânımıza uğramıyor, bizi şu an ayakta tutanlar Londra’dan tatile gelen vatandaşlarımız ile turistlerdir. İnsanlarda artık alım gücü kalmadı, elektrik maliyeti de ayrı bir külfet. Bayramın ilk günü mekânımızı açmayacağız, zaten rezervasyon da yok. O gece iş olacağını da sanmıyorum.

Hüseyin Gül: 
Ekonomik kriz bizi oldukça etkiledi. Et pahalı oldu, giderimiz yükseldi, gelirimiz azaldı. Bizi şu an sadece turistler ayakta tutuyor, birde Euro’nun yükselmesi ve paramızın değer kaybetmesi ile Güney Kıbrıs’tan gelen müşteri sayımızda artma var.

Mustafa Efe: 
İşler durgun, bayram haftasındayız ama bir beklentimiz yok, yerli halkımızın alım gücü düşük. Gelen müşteriler hep turist, gelirimiz iyice azaldı, personel durdurmamak için adeta çırpınıyoruz. 

Kurtuluş Çankaya: 
İşlerimiz zaten durgundu, birde döviz yükselince iyice azaldı, müşterilerimiz sadece turistler, yerli halk mekânımıza gelemiyor. Bayram öncesindeyiz ama bayramdan da bir beklentimiz yok, giderimiz arttı, gelirimiz de iyice azaldı. Ayakta zor duruyoruz.

Zafer Düşer: 
Ekonomik kriz zaten az olan işlerimizi iyice bitirdi, yerli halkımız para harcayamaz duruma geldi. Turistler olmasa neredeyse tek bir müşterimiz bile olmayacak, bayramdan da bir beklentimiz yok, durum çok kötü.

Murat Çiko: 
İşler durgun, dövizin yükselmesine bağlı olarak fiyatlardaki artış halkımızın alım gücünü iyice azalttı. Turistlerden başka gelen müşterimiz yok, giderimiz, gelirimizin çok üzerinde, ayakta durmaya, özellikle personel durdurmamaya çalışıyoruz. Elimizden geldiğince dayanmaya çalışıyoruz.

Aygün Aksan: 
İşlerimiz durgun, üstüne birde ekonomik kriz eklenince daha da kötüye gittik. Suriçi’ne zaten yerli halk pek uğramıyordu, şimdi alım gücünün de azalması ile çarşıya gelen tek bir kişi bile yok. Giderimiz oldukça yüksek, gelirimiz ise aksine çok düşük. Bayramdan da pek bir beklentimiz yok.

Buğra Rızaner: 
Bayram öncesinde işlerimiz hiç iyi değil, döviz bize olumsuz yönde yansıdı. Çarşıda yerli halk yok, tek tük turist var, otellerden fırsat bulabilen bize geliyor, çarşının durumu bayram öncesi berbat.

Süreyya Oktay: 
Çarşıda hiç canlılık yok, bir tane müşteri bile yok, sokaktan geçen tek bir insan dahi yok. Döviz satışımızı etkiledi, fiyat arttırmazsak sattığımız malın yerine yenisini koyabilmemiz mümkün değil. Çünkü alımlarımızı dolar üzerinden yapıyoruz, müşterilerimizi düşünerek fiyatları da arttıramıyoruz. Ne yapacağız hiç bilmiyoruz, çok zor durumdayız.

Ahmet Ummanel: 
Çarşı bomboş, dövizden dolayı tüccarlar fiyatları arttırdı. Halkın alım gücü de iyice düştü, baklagillerden tutun da yağına kadar her şeye zam yapıldı. Sadece bir ekmek bile yüzde 80 zam ile 2 buçuk TL oldu. İnsanlar temel ihtiyaçlarını bile alamayacak duruma geldi. Tüccarlardan itibaren sıkı bir denetleme yapılmalıdır.

Hasan Özbil: 
Çarşıda insan yok, işler düşük, hem sıcak vurdu, hem döviz vurdu. Kaleiçi darmadağın durumda, aylık kiram bin TL iken, dövizin artması ile bin 600 TL oldu. Her şeye zam geldi, işimiz zor. Durum kötü, işin içinden nasıl çıkacağız bilmiyorum.

Uğur Ramazanoğlu: 
Dövizin yükselmesi her yeri etkilediği gibi bizi de etkiledi. Hükümet sözde önlem aldı ancak süt ekmek ve suya zam geldi. Böyle önlem mi olur? Temel gıda malzemelerine zam yapılmamalıdır, krizin yansımasını esas okullar açıldıktan sonra göreceğiz. Bayram olmasına rağmen işler durgun, eskisi gibi bayram havası yok, çünkü alım gücü olmayan insanımızda heyecan kalmadı.

Ahmet Tumbo: 
Dövizin yükselmesi piyasayı çok kötü vurdu, elektrik zammı, gıdalara yapılan zam insanların alım gücünü iyice azalttı. Orta halli vatandaş ile dar gelirliler çok zor günler geçiriyor. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner455