banner564

Azınlığa düşeriz

Özersay, güneydeki seçimlerin sonucunu Kıbrıslı Rumların belirlediğini söylerken, tek seçmen listesinin tehlikesine değindi

Azınlığa düşeriz
banner598

Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay,  Güney Kıbrıs’taki seçimlerin sonucunu Kıbrıslı Rumların belirlediğini söyledi.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Özersay ,tek seçmen listesinin tehlikesine değindi. Özersay’ın paylaşımında şunları belirtti: 
“Kıbrıs’ta geleneksel olarak yıllardır iki toplumun iradesi ayrı ayrı belirlenmiştir, bunun en önemli yansıması da iki ayrı seçmen listesi olmuştur. Dünkü de dahil Güney Kıbrıs AB’ye üye olduktan sonra yapılan AP seçimlerinde iki ayrı seçmen listesi değil tek seçmen listesi geçerli olduğu için seçimin sonucunu esasen Kıbrıslı Rumlar belirlemiştir. 
Kıbrıs Cumhuriyeti kurulduğunda iki ayrı seçmen listesi ile seçim temel ilke olarak her aşamaya yerleştirilmişti. Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kıbrıslı Rumların ayrı seçmen listesiyle sadece Kıbrıslı Rumların oy verebilecekleri bir seçimle belirleniyordu. Cumhurbaşkanı Yardımcısı ise sadece Kıbrıslı Türklerin oy verebilecekleri ayrı bir seçmen listesi ile seçilebiliyordu. Aynı şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti Temsilciler Meclisi’ndeki  yüzde 30 oranındaki Kıbrıslı Türk milletvekilini sadece Kıbrıslı Türkler, kendi ayrı seçmen listelerine göre Kıbrıslı Rumların oy veremeyeceği bir seçimle seçebiliyorlardı. Burada temel mantık şuydu: Kıbrıs'ta Rum toplumu sayısal olarak çoğunluk olduğu için tek seçmen listesiyle yapılacak seçimlerde sonucu her durumda Rumlar belirlemiş olacak, Kıbrıslı Türklerin iradesi Kıbrıslı Rumların iradesi tarafından domine edilebilecekti. Bunu önleyebilmek için “bir kişi bir oy” (one man one vote/majority rule) yaklaşımı dışlandı, her iki toplum da kendi temsilcilerini ayrı ayrı seçsin denildi.  Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki bu temel ilke sadece içerideki temsilcilerin seçiminde değil kimi uluslararası örgütlerdeki temsilcilerde de devam ettirildi. “
 “Avrupa Konseyi Parlamenterler Asamblesi buna bir örnektir. Bugün dahi Kıbrıs Cumhuriyeti için ayrılan 3 sandalyenin iki asıl ve iki yedek üyesi Rum Temsilciler Meclisinden, bir asıl ve bir yedek üyesi ise bizim Cumhuriyet Meclisimizden gitmektedir. Ama bizden gidecek milletvekillerini Rumlar değil bizim Meclisimiz belirlemektedir (ancak “Kıbrıs Türk toplumunun seçilmiş temsilcileri” adı altında). Aynı Annan Planı’nın referandumlarına da bakacak olursak ayrı seçmen listesi mantığının orada da devam ettirildiğini görürüz. Çünkü Kıbrıslı Türklerin iradesini ölçmek için kuzeyde ayrı referandum, güneyde ayrı referandum yapıldı. Rumlar bizim referandumda oy kullanabilecek olsalardı, tek seçmen listesine dayalı tek bir referandum yapılmış olsaydı Kıbrıslı Türklerin iradesi Kıbrıslı Rumların iradesinin tahakkümü altına konulmuş olacaktı.  Bütün bu geçmişe ve temel hukuki metinlere baktığımızda net olarak görülen bir şey vardır: Bugün AP seçimleri için yapılan düzenleme Kıbrıs’ta yerleşmiş ve AB’nin üye kabul ettiği, sadece Kıbrıslı Rumlar tarafından yönetilmekte olan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin de Anayasasında ve bağlı olduğu uluslararası antlaşmalarda kayıt altına alınmış olan bu temel ilkeye terstir. Tek seçmen listesine dayalı olarak yapılan bir seçim olduğundan Kıbrıslı Türklerin kendi temsilcilerini belirleyebilmeleri imkanının son derece kısıtlı olduğu, esasen Kıbrıs Rum seçmeninin iradesinin belirleyici olacağı bir seçimdir. Nitekim tam olarak bu gerçekleşmiştir. 
Kaldı ki AP seçimlerinde hangi Kıbrıslı Türkün aday olacağına Kıbrıs Rum siyasi partileri karar vermiştir. Kıbrıslı Türklerin oy verebileceği adayları Kıbrıs Rum siyasi partileri belirlemiştir, bu açıdan da Kıbrıs Türklerinin iradesi aslında ortada yoktu.  Özetle Avrupa Parlamentosu seçimleri açısından sanırım çıkarılması gereken derslerden biri bu türden tek seçmen listesi ile yapılan seçimlerde bizim toplum olarak irademizi çoğu zaman domine edilen, Kıbrıs Rum iradesi karşısında bir nevi azınlık iradesi olarak muamele edilen konuma sokulmuş olacağıdır. Bu türden seçimlerde Kıbrıslı Türkler için özel düzenlemeler yapılmadığı sürece sonucu belirleyen Kıbrıs Rum toplumu ve Kıbrıs Rum siyasi partileri olur. Aksi sadece bir istisna olmaktan öteye gidemez maalesef.”
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Öz
Öz - 4 gün Önce

Kıbrıslı Türklerin düşme tehlikesi mi var? Nerede tehlike var? Kuzeyde mi? Yoksa güneyde mi? Söz konusu güneyse, adamlar bizi mevcut durumda, KC ne geri dönmeye çağırıyor. Kuzey kastediliyorsa, nüfus 400-500 bin ise öyle bir tehlike var. Yok 1 milyonu geçmişse, geçmiş olsun.

SIRADAKİ HABER

banner608

banner474