Davutoğlu, Reform önerdi

“KKTC’de çok renkli bir demokrasi var, bundan çok hoşnutum” diyen Davutoğlu, ancak ambargolara karşı ‘dayanışmanın ve üretkenliğin’ gerekliliğine dikkat çekti, kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomik yapı beklediklerini söyledi

Davutoğlu, Reform önerdi
   Başbakan olarak ilk ziyaretini KKTC’ye gerçekleştiren Ahmet Davutoğlu, Rum ve Yunan liderliğinin yanı sıra, BM ve AB’ye önemli mesajlar verdi. Davutoğlu, KKTC’deki çok renkli demokrasiden hoşnut olmakla birlikte, özellikle ambargolara karşı mücadelede ‘dayanışmanın gerekliliğine’ dikkat çekti.Davutoğlu “Burada önemli olan Kıbrıs Türk halkının omuz omuza verip rasyonel bir ekonomik yapı kurması, yani etkin ve üretken olabilmesidir'' dedi.
Türkiye'nin her zaman Kıbrıs'a destek vermeye devam edeceğini vurgulamakla birlikte, kendi ayakları üzerinde duracak bir ekonomik sistemin gerekliliğine dikkat çeken Davutoğlu, su projesi için 1.3 milyar lira harcarken bir beklenti içinde olmadıklarını söyledi. Davutoğlu “su geldikten sonra uzmanlaşmış şirketlerce yürütülecek bir model geliştirilmelidir” diyerek tavrını ortaya koydu.
   Davutoğlu şöyle dedi: 
   “Su meselesi etrafında açık yüreklilikle konuştuk, biz suyu getirirken herhangi bir beklenti içinde değiliz. 1.3 milyar dolarlık su için yatırım yapıyoruz, bu Türkiye'nin kudretini gösterir. Buradan beklediğimiz en önemli şey barışa katkı yapacak şekilde suyun stratejik değer olarak Kıbrıs'a gelmesi. Su, Kıbrıs'a geldikten sonra 'water management' dediğimiz suyun idaresi konusunda en profesyonelce bir modelin geliştirilmesi ve önümüzdeki dönemlerde bir daha Kıbrıs'ı suya muhtaç bırakmayacak şekilde tedbirlerin alınmasını sağlayacak bir ekonomik rasyonalite gerekli.''

Profesyonelce olmalı
   Davutoğlu, Orman ve Su Bakanı Veysel Eroğlu'nun, KKTC ekibiyle bir araya gelerek en uygun model etrafında konuşacaklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
   "Bu modelin profesyonelce olması, bu konularda uzmanlaşmış şirketler üzerinden yürütülmesi, fakat bir taraftanda da merkezi yönetime bu yolla ciddi bir vergi kaynağının aktarılması, belediyelerin bütün alt yapılarının bu yolla o şirketler tarafından düzenlenmesi, kanalizasyon, atık su sistemi dahil olmak üzere bütün altyapının yenilenmesi ve belediyelere de bir hisse ile kaynak aktarılması da dahil olmak üzere bir model üzerinde çalıştık, çalışıyoruz. Bunu paylaşacağız karşılıklı olarak bunlar
   KKTC de bunun yanında bir de ambargolarla ve diğer faktörlerle, dayanışmayı gerektiren şartlarda yaşıyor. Yenilenmenin gerçekleşmesini biz de bekliyoruz. Sürekli reformlarla. Nedir bu yenilenmenin ana unsurları? Siyasi diyaloğun artırılması, farklı siyasi partiler, anlayışlar arasında KKTC demokrasisi çok renkli bir demokrasi. Bundan ben çok hoşnutum. Her geldiğimde de bazen latifeyle de bunları konuşuyoruz. Ama nihayet siyasi diyalog ortamı ve son üç gelişimde ortak yemekte ve toplantıda gördüğüm atmosfer, bu konuda yeni bir Kıbrıs'ın, KKTC'nin doğmakta olduğunun işaretleri. Görüş ayrılıkları masa etrafında konuşulur, siyaseten görüş ayrılıkları devam etse de ortak çıkarlar ve ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelinir.''

Çalışkanlık önemli
   Ekonomik anlamda KKTC'nin herhangi bir ülke gibi ekonomisini istediği şartlarda geliştirebilecek imkanını bulunmadığını çünkü ambargo olduğunu belirtenDavutoğlu, şöyle devam etti:
   ''Ama bu şu da demek değil, ekonomik rasyonaliteyi uyguladığınızda hiçbir ambargo, bir ülkenin çalışkanlığından daha fazla etkili olamaz. Bir toplum eğrn çalışkansa, hele hele baskı altında onurunu ve bağımsızlığını koruma mücadelesi veriyorsa taştan suyu çıkartır. Bunun örnekleri var. Kıbrıs dolayısıyla 70'li yıllarda ambargo yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak bütün savunma sanayimizin ana şeyleri o zaman başladı. Ambargo bir gerekçe olsaydı bizim onu yapamamamız lazımdı. Bugün ulaştığımız savunma sanayi teknolojisinin ilk uyarıcı sinyali ambargolar altında, 70'li yıllarda başladı. ASELSAN ve diğerleriyle bakın nerelere geldik. 
görüşülecek.  Herkesi memnun eden bir çözüm bulunacak. Bu bir örnek. Bir kaynağın kullanımı itibarıyla, toplumsal doku itibarıyla da bu yeni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, fikir özgürlüğü, her türlü özgürlükler yaşanmakla birlikte, bunu teminat altına almakla birlikte tabi beklediğimiz, arzu ettiğimiz, ortak değerler bilinç etrafından Kıbrıs Türk kimliğinin güçlendirilmesi, herkesin bu kimlik etrafında birlikte hareket edebilmesidir."


Eroğlu: Türkiye hep yanımızda
Basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk tarafının haklı olmasına, barışçı antlaşmadan yana olduğunu defalarca göstermesine rağmen, verilen tüm sözler unutularak hala izolasyon ve ambargolar altında tutulmasının haksızlık olduğuna işaret ederek “medeni dünyaya, özellikle Avrupa’ya yakışmıyor” dedi.
Kıbrıs Türk halkının, tarihsel süreç içinde hep barıştan, uzlaşmadan yana olduğunu; bu tavırlarının devam ettiğini vurgulayan Eroğlu, Rum tarafının, maksimalist yaklaşımlarından vazgeçerek Kıbrıs konusunda bir antlaşma noktasına gelinmesi beklentisini dile getirdi.
Türkiye’nin desteğine işaret ederek “Bugüne kadar ne zaman bir sorunumuz, endişemiz olsa sizi hep yanımızda bulduk” diyen Cumhurbaşkanı Eroğlu, “Kıbrıs konusundaki yeni hareketlenme öncesinde yine buradasınız ve bu ziyaretiniz de bizi son derece memnun etmiştir. Milli davayı hep birlikte, omuz omuza götürmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

“Tüm dünyaya mesaj verdiniz”
Eroğlu şöyle konuştu:
“Siz de Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi ilk resmi yurt dışı ziyaretinizi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yaparak gereken mesajı tüm Dünyaya vermiş oluyorsunuz.
Kim ne derse desin, burada Kıbrıs Türk halkının özgür iradesi ile kurulmuş bir Devlet vardır. Bu Devlet, halkıyla, toprağıyla, demokrasisiyle ve tüm kurumlarıyla var olan, ayakta olan bir devlettir.
Anavatan Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaktadır. Bu tanıma bizim için yaşamsaldır.”

Kalabalık bir heyet eşlik etti
Öte yandan KKTC ziyaretinde Davutoğlu’na eşi Sare Davutoğlu ve aralarında bakanların bulunduğu kalabalık bir heyet eşlik etti. Heyette, Türkiye’nin Kıbrıs ile İlgili Koordinasyon İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin yer aldı.
Davutoğlu ve beraberindeki heyeti, TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, KTBK Komutanı Korgeneral İsmail Serdar Savaş, GKK Komutanı Tümgeneral İlyas Bozkurt, Başbakan Yardımcısı, Ekonomi, Turizm, Kültür ve Spor Bakanı Serdar Denktaş, Anamuhalefet Ulusal Birlik Partisi adına Genel Sekreter Sunat Atun, Dışişleri Bakanı Özdil Nami ile Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı karşıladı.
Başbakan Davutoğlu ve beraberindeki heyet, KKTC’deki temaslarını tamamlayarak dün gece adadan ayrıldı.


Davutoğlu, Başkent Lefkoşa’dan, Yunanistan Başbakanı Samaras ve Rum Lider Anastasiadis’e, çözüm için çağrı yaptı

Zamanı geldi 

Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu, Rum Lider Nikos Anastasiades’e “Gelin bu barışı bir an önce, yarın değil bugün, gelecek hafta değil bu hafta, gelecek yıl değil bu yıl bulaşalım” diye seslendi ve dün yapılan liderler yemeğinin “bir ekip yemeği, ortak bir gelecek inşa edecek iki liderin ortak anlayışı geliştireceği bir yemek” olmasını temenni etti. 
Davutoğlu, BM Genel Sekreterinin yeni atadığı Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’ye de; “Kıbrıs müzakerelerini artık nihai hedefe götürmek konusunda çabalarınızı artırarak devam ettirmenizde fayda var, adada daha çok bulunun, taraflar arasında daha çok mekik diplomasisi yapın, BM’yi daha çok devreye sokun” diye seslendi, BM Genel Sekreteri Ban-Ki Moon ve atadığı tüm ekibine güvenlerinin tam olduğunu da vurguladı.
Yunanistan’a da “komşu ve dost ülke” olarak, Kıbrıs’tan seslendiğini belirten Davutoğlu, “Çapraz ziyaretleri devam ettirelim. Mümkünse bunun seviyesini bakan, başbakan seviyesine çıkaralım, biz buna hazırız. Yunanistan Başbakanı hazırsa ben hazırım, gelin adaya birlikte gidelim, ilk önce Güney’e gidelim, birlikte çay içelim, sohbet edelim, sonra Kuzey’e gelelim yine birlikte olalım. Gelin beraber burada barışı inşa edelim” dedi. 
Davutoğlu, aynı çağrıların BM için de geçerli olduğunu belirterek, “Ama bunlar yapılamayacaksa, herkes dürüstçe bunu ortaya koysun. Sayın Anastasiades bunu yapamayacaksa, yapamayacağını söylesin. Ya gelin beraber çözümü bulalım, yok çözüm iradeniz yoksa ambargoları kaldırıp, gerekiyorsa alternatif çözümler üzerinde birlikte düşünelim” diye konuştu. 


“Su ve doğalgazda işbirliğine hazırız”
Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin Kıbrıs Rum tarafıyla su ve doğal gaz konusunda işbirliği yapmaya hazır olduğunu yineledi.
Türkiye’den su taşınması için inşa edilmekte olan yapının, doğal gazın nakledilmesi için de düzenlenip düzenlenemeyeceği sorusuna karşılık Davutoğlu, su borularının su yüzeyinde asılı olacağı bir sistem inşa edilmekte olduğunu, Ada’da varılacak bir çözüm sonrasında su borularının yanına doğal gaz borusu ve elektrik kablosu da çekilebileceğini kaydetti.
Davutoğlu, “Nasıl ‘aziz suyu Rum tarafı ile paylaşabiliriz’ demişsek doğal gazı da buradan dünyaya pazarlayabiliriz ve Rum- Türk herkes bundan istifade eder” dedi.
Kıbrıslı Türkler’in adanın güneyinde bulunan doğal gaz kaynakları üzerinde hakkı olmasına rağmen, söz konusu kaynakları Kıbrıslı Rumların tek başlarına işletme niyeti bulunduğunu, Türk tarafının doğal gazla ilgili komite kurulmasını önerdiğini ancak Kıbrıs Rum tarafının bu öneriyi ret ettiğini anlatan Davutoğlu, “Barışa teşvik edeci olacaksa Türkiye’nin kudreti yeter. Biz oradan borularla doğal gazı alırız sonrada tüm dünyaya dağıtırız” dedi. 
Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2014, 10:38
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER