Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu vurgulayarak, Kıbrıslı Türklerin eşitlik ve güvenlik haklarından vazgeçmeyeceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, eşi Nilden Bektaş Erhürman ile birlikte Uluslararası İşbirliği Platformu tarafından “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla İstanbul’da, 63 ülkeden temsilcinin katılımıyla düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi’ne katıldı.
Zirve’de açılış konuşması yapan Erhürman, dünyadaki dönüşüm karşısında dengenin adalet, eşitlik, insan onuru ve insan hakları üzerinde yükselmiş kurallı bir yaşamla sağlanabileceğini belirtti.
Kıbrıs sorununda çözüm için diyalog ve diplomasiden yana olduklarını kaydeden Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in katılımıyla pazartesi günü üçlü görüşme yapacaklarına işaret etti.
Kıbrıs Türk halkı adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı sıfatıyla zirveye davet edildiğine dikkat çeken Erhürman, Kıbrıs’ta yaşanan son gelişmelere de değindi.
Erhürman, “Kıbrıs” kelimesinin çoğu zaman “sorun” kelimesiyle birlikte kullanıldığını ve bu sorunun içerisinde hep Kıbrıslı Türklerin olduğunu ifade etti.
Kıbrıs Türk halkının nüfusunun ve yaşadığı coğrafyanın birçok ülkeye göre küçük olduğunu ifade eden Erhürman, böyle bir yapıda güç ilişkileri üzerinden belirlenen bir dünya düzenini tercih etmenin, içinde bulunulan koşulların da dayattığı bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adadaki iki eşit kurucu ortaktan biri olduğunu ve ada üzerinde eşit hakları bulunduğunu vurguladı. Kıbrıslı Türklerin uzun bir varoluş mücadelesinin ardından 2004’te Annan Planı’na “evet”, Kıbrıslı Rumların ise “hayır” dediğini anımsatan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının adadaki statükoyu değiştiremediğini ve eşitlik hakkını elde edemediğini söyledi.
Referandumdan sonra AB’nin Kıbrıs Türk halkına izolasyonun kaldırılması yönünde söz verdiğini belirten Erhürman, Yeşil Hat, Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret tüzüklerine değindi. Yeşil Hat Tüzüğü’nün güneyle ticarete, Mali Yardım Tüzüğü’nün AB’den mali yardım alınmasına ilişkin olduğunu anlatan Erhürman, Kıbrıslı Türklerin Avrupa ile doğrudan ticaret yapmasını sağlayacak Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün ise hâlâ yürürlükte olmadığını kaydetti.
Erhürman, Kıbrıslı Rumların referandumda “hayır” demelerine karşın aynı yıl bütün ada adına AB’ye üye olduklarını söyleyerek, üyelikleri sayesinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün yürürlüğe girmesini engelleyebildiklerini belirtti.
“Çözüm için diyalog ve diplomasiden yanayız”
2017’deki Crans-Montana görüşmelerine de değinen Erhürman, Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının çözüm için uluslararası toplumun önünde büyük çaba gösterdiğini ve bunun tüm raporlara yansıdığını söyledi.
Erhürman, dönemin Rum lideri Nikos Anastasiadis’in siyasi eşitliği kendi halkına anlatamayacağını söyleyerek görüşme masasından ayrıldığını ifade etti. Aradan dokuz yıl geçtiğini ve yine aynı durumla karşı karşıya olduklarını belirten Erhürman, BM ve AB’nin Kıbrıs’ta çözüm çağrısını sürdürdüğünü kaydetti.
Erhürman, “Bizler de çözüm olsun diye diyalog ve diplomasiden yana tavrımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda görüşmeler de devam ediyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi şu anda adadadır. Pazartesi günü üçlü görüşme yapacağız.” dedi.
Rum tarafının askeri anlaşmalarına eleştiri
BM Genel Sekreteri’nin raporlarında iki toplumun ekonomileri arasında denge kurulmasının çözümü destekleyeceğinin ifade ettiğini de söyleyen Erhürman, adada askeri alanda atılan adımlara da işaret etti.
Rum liderliğinin İsrail, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa ile bütün adayı esas alarak askeri anlaşmalar imzaladığını belirten Erhürman, bunların Kıbrıslı Türklerin iradesi alınmadan yapıldığını, bu anlaşmaların Kıbrıs Türk tarafını da risk altına soktuğunu belirtti.
Güney’deki son askeri törende bu ülkelerin yanı sıra başka ülkelerden askerlerin de yürüdüğünü söyleyen Erhürman, söz konusu anlaşmaların Türkiye ile askeri denge kurma amacı taşıdığını söyledi.
Erhürman, “Büyük abiler’ oraya gelse de bu çaba nafile bir çabadır. Türkiye Cumhuriyeti ile askeri güç dengesi kuramazsınız. Şunu unutmayın ki bu büyük abiler bir coğrafyaya geldiler mi arkada duracaklarını zannedersiniz ama hiç de arkada durmazlar önünüze geçerler, siz arkaya düşersiniz dolayısıyla bu yaptığınız ne hukuk uygundur ne de amacına uygundur.” dedi.
Kıbrıslı Türklerin tarihsel deneyime sahip bir halk olduğunu belirten Erhürman, 1878’den bu yana varlıklarını korumak için büyük bedeller ödediklerini ve zor koşullarda dengeyi korumayı başardıklarını ifade etti.
Konuşmasının sonunda dünyanın ve adanın yaşadığı sarsıntılar karşısında dengeyi sağlayacak olanın adalet, eşitlik, insan onuru ve insan hakları değerleri üzerinde yükselmiş kurallı bir yaşam olduğunu yineleyen Erhürman, Türkiye’nin güvenlik açısından Kıbrıslı Türklerin yanında olduğunu ve olmaya devam edeceğini söyledi.
Erhürman, Bakan Kacır ile görüştü
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile görüştü
Cumhurbaşkanlığı'ndan verilen bilgiye göre, 17’nci Boğaziçi Zirvesi kapsamında İstanbul’da bulunan Erhürman, eşi Nilden Bektaş Erhürman ile birlikte, Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile bir araya geldi.
Görüşmede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Zalihe Mendeli de hazır bulundu.

