‘Garanti yok, veto yok’ 

DİSİ Lideri Neofitu ‘İki bölgeli, iki toplumlu federasyonun, aşamalı olarak çöpe atıyoruz” diyerek, Kıbrıslı Türklere 1960’da verilen hakların olmayacağını itiraf etti

‘Garanti yok, veto yok’ 

   Güney Kıbrıs’ın en büyük partisi olan DİSİ’nin Başkanı Averof Neofitu, iki toplumlu iki bölgeli federasyonun, Kıbrıs sorununa çözüm bulunabilecek ve “Kıbrıs Helenizm’inin geleceğini güvenceye alabilecek” tek model olduğu görüşünü ortaya koydu. Neofitu “Bu modeli aşamalı olarak çöpe atıyoruz” uyarısında bulundu.

    Neofitu’nun, Haftalık Kathimerini’ye verdiği ve “İki Bölgeli İki Toplumlu Federasyon Çöpe” başlığıyla aktarılan söyleşide, “ağırlık merkezi” diye nitelediği iki bölgeli iki toplumlu federasyonla ilgili şahsi tercihini “tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve vatandaşlık için gerekli bütün yetkileri üzerinde toplayan güçlü bir federasyon” olarak tanımladı.
   İki bölgeli iki toplumlu federasyon modelinde çözüm müzakereleri penceresinin kapanmakta olduğu söylemi hatırlatıldığında, “Kıbrıs Rum tarafının iki bölgeli iki toplumlu federasyonu bela veya acı uzlaşı olarak gören kesimi; bu pencere kapandığında, 1964’ten sonraki gibi yaşadığımız devletin Kıbrıslı Türkleri veto, siyasi eşitlik olmadan, garantiler ve askerler olmadan entegre edeceği hissine sahip” diyen Neofitu özetle şöyle devam etti:
   “Ev sahibi Kıbrıslı Rumlar ile azınlık Kıbrıslı Türkler tarafından yönetilecek bir Kıbrıs’ta yaşadığımız hissine sahip. Yani vizyonumuz 60 öncesine gitmek değil. Garanti Anlaşması, İttifak Anlaşması, Kıbrıslı Türklerin veto siyasi eşitlik ve 1960 Anayasası’ndan elde ettikleri diğer siyasi hakları olmadan 60 öncesine gitmek. Aynı zamanda Kıbrıs Türk toplumunda da egemen, vatandaşlık verecek, kimlerle askeri anlaşma yapacağına, hangi ülkelerle diplomatik ilişkiler kuracağına tek başına karar verecek arı bir Türk devleti isteyen sesler var. Bu, Türk tarafındaki iki bölgeli iki toplumlu federasyona karşı olanların vizyonudur. Korkuyorum ve bunu bütün gücümle söyleyeceğim çünkü iki bölgeli iki toplumlu federasyon bir ağırlık merkezidir. Bu ağırlık merkezinden kaçar ve merkezkaç yaklaşımları izlersek dengemizi yitireceğiz. Denge yitirmekten de korkarım.”

Güçlü federasyon

    Neofitu tek egemenlik, tek uluslararası temsiliyet ve tek vatandaşlığı güvence altına alacak yetkilerin merkezi hükümette toplandığı “güçlü federasyondan” yana olduğuna dikkat çekerek, bunu; “Bir evde yaşarken, ortak bir çatıyı gerçekten istersen - ki bu örnekte federasyondur - fazla yüklersen düşer ve seni ezer. Yağmura ve kara dayanacak kadar güçlü ancak binanın taşıyamayacağı kadar ağır olmamasını istiyoruz” şeklinde izah etti. 
Müzakerelerin yeniden başlayacağını çok da mümkün görmediğini söyleyen Neofitu, bunun kimileri için bir lütuf olabileceğini, ancak kendisi için büyük bir tehlike olduğunu söyledi, özetle şunları anlattı:
   “Ben de oturup herhangi bir sorunun çözümündeki dezavantajları söyleyebilirim. Ancak siyasette liderler olası çözümlerde sorunları bulmak için değil, sorun çözmek içindir. Alternatifin ne olduğunu da asla işitmedim. İki bölgeli iki toplumlu federasyonu aşamalı olarak çöpe atıyoruz.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER