Göçmenlik ve göç olmaz

GAÜ’de akademisyenlerle yuvarlak masa toplantısına buluşan Siber, iyi bir çözümün kurallarını anlattı

Göçmenlik ve göç olmaz
banner432
Cumhuriyetçi Türk Partisi - Birleşik Güçler (CTP-BG) Cumhurbaşkanı adayı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Dr. Sibel Siber, Kıbrıs çözümün, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ne dönüş şeklinde olmayacağını belirterek, “Kıbrıs Cumhuriyeti modeli, fonksiyonel bir federasyon modeliydi ve ömrü 3 yıl sürdü” dedi.
Çözüm sonrasında göçmenlik-vatandaşlık konusunda bir sorun yaşanmaması gerektiğini çünkü “iyi bir çözümde, göç ve göçmenlik sorununun olmasının mümkün olmayacağını kaydeden Siber, “Olası bir çözümde toprak tavizi gündeme gelecek ama önemli olan, bunun ne için ve ne karşılığında olacağıdır” dedi.
Siber, Girne Amerikan Üniversitesi’nde (GAÜ), İşletme ve Ekonomi Fakültesi ile Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Fakültesi öğretim üyeleri ve doktora öğrencilerinin katıldığı bir yuvarlak masa toplantısına konuk oldu. 
Siber, toplantıda yağtığı konuşmada, adaylığına gerekçe olarak “değişim ve dönüşüm ihtiyacı” olduğunu gösterdi. 


“Seçilen toplum lideri olacak...”
KKTC’de seçilen cumhurbaşkanının, diğer devlet başkanlarından farklı olarak, aynı zamanda müzakerelerde Kıbrıs Türk toplumunun lideri olduğunu kaydeden Siber, adada son yaşanan gelişmelerle birlikte, KKTC’nin hem iç sorunlara Anayasal yetkileri çerçevesinde daha aktif çalışma gösteren, hem de müzakere masasında çözüm yanlısı ve dünya ile aynı dili konuşan bir cumhurbaşkanına ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Siber, uluslararası kamuoyunda, 2004 yılında Annan Planı’na “evet” oyu vermiş ve çözüm yanlısı gibi algılanan bir Rum toplum lideri, Türk tarafında ise referandumda “hayır” diyen ve “çözümsüzlük çözümdür” sözüyle özdeşleşen bir lider algısının var olduğunu savundu.
Sibel Siber, Rum lidere yönelik bu pozitif algılamanın, müzakere masasını terk ettiği halde halen devam ettiğini ve Anastasiades’in müzakere masasına geri dönmesi konusunda yeterince uluslararası baskı görmediğini de sözlerine ekledi. 

“Etkin bir diplomasi yürüteceğiz”
Siber, dış siyasette daha pro-aktif bir politika izlenmesi gerektiği iddiasında ısrarcı olduğunu belirtti. Akademisyenlerden ve Kıbrıs müzakereleri konusunda deneyimli kişilerden oluşturulacak özel bir danışmanlar grubu ile daha dinamik ve etkin bir diplomasi oluşturulması gerektiği üzerinde duran Siber, KKTC Cumhurbaşkanı’nın müzakere sürecinde bir özne olduğunu, hem Rum tarafına, hem de dünyaya hissettirmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası toplumun ve uluslararası hukukun bir parçası olmayı arzulayan Kıbrıslı Türklerin çözüm yönündeki motivasyonunun güçlü olduğunu ifade eden Siber, “Uluslararası kamuoyuna barış istediğimizi göstermeliyiz” dedi.


“Toprak verilecek ama...”
Siber, olası bir çözümde toprak tavizinin gündeme geleceğini, ama önemli olanın bunun ne için ve ne karşılığında olacağının olduğunu söyledi. Maraş’ın BM kontrolünde açılmasının, Kıbrıslı Türklere uygulanan tüm ambargo ve izolasyonların kalkması ve hava ve deniz limanlarının açılması karşılığında hem Rauf Denktaş, hem de Mehmet Ali Talat döneminde Rumlara zaten teklif edildiğini ama her seferinde Rumların reddettiğini belirten Siber, Mehmet Ali Talat-Dimitris Hristofyas ikilisinin geçmişte 33 konu başlığı üzerinde uzlaşıya vardıklarını ama Anastasiades’in müzakerelere yeniden başlama teklifine karşı güçlü bir tepki verilememesi nedeniyle bu uzlaşının yeterince iyi değerlendirilemediğini kaydetti.

“Seçilmem bölge barışına da katkı sağlayacak” 
Siber, seçilmesi durumunda müzakere sürecinden umutlu olduğunu ve adada çözümle birlikte bölge barışına da büyük katkı sağlanacağını belirtti. 
Sibel Siber, bir soru üzerine, bugüne kadar denenmeyen tek unsurun, “müzakere masasında bir kadının olmasıdır” esprisinde bulundu.

Güncelleme Tarihi: 04 Ocak 2015, 10:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner455

banner460