banner564
banner556

İnsan varsa umut her daim

İsmet Esenyel - yorum

İnsan varsa umut her daim

Son yıllarda tanık olduğum  en güzel anlardan idi.
İnsanlık namına  umutların yeniden yeşermesine  canlı olarak televizyon ekranlarından tanıklık etti bütün  dünya halkları. Ukrayna ve Rusya Tahıllarının , aylardır özellikle Ukrayna Odessa ve Maripol  limanlarında bekletilen otuz milyon tona yakın tahılların tahliyesi için imzalar atıldı.
En başta belirtmek isterim ki, bu olay Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Hükümetinin kayıtsız şartsız,  büyük bir başarısıdır. Ayrıca  tabii ki Recep Tayyip Erdoğan 'ın. Doğruya doğru, eğriye eğri.
Nerede ise dünyanın üçte bir tahılını üreten bu iki devletin ,güvenli bir şekilde bunların dünyaya tahliyesine olanak sağlayacak olan İstanbul'da imzalanan ve televizyon ekranlarında tüm dünyaya servis edilen anlaşma , şüphesiz dünya basınının da gündemine oturdu.
Örneğin Wall Street Journal gazetesi anlaşmanın Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin aylarca ,uzun soluklu diplomasi çabalarının bir ürünü olduğunu yazdı.
Bir diğer yandan ABD yapılan anlaşmaya ve Türkiye'nin rolüne teşekkür ederken , İngiliz The  Guardian Gazetesi bu imzaların büyük bir ihtimalle olası gıda krizini önleyici nitelikte olduğunu belirtti.
Guterres'in konuşmasında Erdoğan'a Türkçe " teşekkür ederim" demesi ve"  sizin ve hükümetinizin ısrarlı arabulucuğu  olmasa bu adım imkânsız olurdu " diye eklemesi , Türkiye adına , Erdoğan anlamında büyük bir kazanç oldu.
Erdoğan ise yaptığı konuşmada"  Tüm dünyayı uzun süreli meşgul eden küresel gıda krizinin çözümünde büyük rol oynayacak bir girişime vesile olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bugün üzerinde mutabakata varılan metinle Afrika’dan Ortadoğu’ya, Amerika’dan Asya’ya tüm dünyada milyarlarca insanın bekleyen açlık tehlikesinin önünün alınmasına hep birlikte katkı sağlayacağız." dedi.

Türkiye Anahtar ülke…
 
Ekonomik olarak ciddi zorda olan Anavatan Türkiye, Uluslararası ilişkiler anlamında insanlık tarihi için müthiş bir başarı öyküsü yazdı. Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş sonrası , insanlık adına hergün farklı bir dram yazılırken;  Dünya'nın belki de açlık krizine yol açacak en büyük engel de aşıldı.   Türkiye ve BM tarafından mayıs ayından bu yana yürütülen arabuluculuk çabaları insanlık namına mutlu sonla bitti. Karadeniz belki de kara bir talihi ,aka  yani  tertemiz beyaza dönüştürdü. Tüm dünya kıtalarına  ambarlarda kapalı kalan  tahılın taşınmasına ilişkin Anlaşma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve BM Genel Sekreteri António Guterres'in katılımıyla Dolmabahçe Sarayı'nda imzalandı. Türkiye Savunma Bakanlığı öncülüğünde, Rusya ve Ukrayna savunma ve altyapı  Bakanlıkları, müthiş bir heyetler topluluğu karşısında Bakanlar ayrı ayrı , yani masaya bir bütün olarak oturup imzalamasa bile , anlaşma metninin altına imzalarını koydular.  
İstanbul'da imzalanan anlaşmayı uluslararası ajanslar son dakika olarak duyurdu. Batı medyası da  ayrıca bu müthiş başarı öyküsüne  geniş yer verdi.
Şahsımı etkileyen en önemli kare, konuşmasını yapmak üzere sahneye çağrılan TC Cumhurbaşkanı Sn Recep Tayyip Erdoğan sahneye doğru yol alırken BM Genel Sekreteri António Guterres'in ayağa kalkarak, ceketinin düğmelerini iliklemesi oldu.
Türkiye müthiş bir devlet mazisi ve Osmanlı'dan miras kalan devlet yönetme  tecrübesi ile yüz yıl önce  tüm dünyanın birleşerek en kötü zamanında bile yenmeyi başaramadığı müthiş bir anahtar ülke.
Son derece umutların dibe vurduğu ancak savaşı bitirmek anlamında da Ukrayna Cumhurbaşkanı Sn Zelensky ve Rusya Cumhurbaşkanı Sn Putin'in en fazla güvendiği lider Recep Tayyip Erdoğan ve ülke Türkiye. Ne İngiltere, ne Amerika, ne Fransa,  ne Almanya ne de bir başka ülkenin Cumhurbaşkanı veya lideri.
Bu resmi uluslararası ilişkiler anlamında  doğru okumak bence çok ama çok önemli.
Belki de böylesi bir anahtar ülke olduğunu tekrardan jeopolitik önemini bir kez daha tüm dünyaya hatırlattı Türkiye. Ekonomi siyaseti kesinlikle doğru yönetilmez iken ,bir diğer yandan da  askeri ve savunma alanında yaptığı atılım ve açılımlar tüm dünyanın gözleri önünde ve dostun takdirini düşmanın korkusunu pekiştiriyor.  Ermenistan Azerbaycan savaşını bitiren Türk SİHA ve İHAları,  yine aynı şekilde Libya'da savaşın kaderinin yeniden yazılmasına olanak sağlayan yine aynı faktörler, ayrıca şimdi adına marşlar , şarkılar yapılan Ukrayna askerlerinin söylediği yine IHA ve SİHA lar.
" Game Changer" yani oyun değiştirici rolünü çok doğru oynayan Türkiye dün akşam yine dünyaya " Bensiz bu coğrafyada kuş uçmaz ,uçamaz"  mesajını verdi.

Anlaşmada neler var ?

22 Temmuz 2022'de imzaya konulan anlaşma gereği;  Odessa başta olmak üzere Ukrayna limanlarında adeta sıkışıp kalan kargo gemileri ile devasa silolardaki tahılın tahliyesinin gerçekleşmesi bekleniyor. Burada limanlarda sıkışıp kalan  gemi sayısının 80 civarında olduğu, ayrıca silolarda 20 ila 25 milyon ton tahıl bulunduğu bilinmektedir.
Mayınlar ayrıca temizlenecek, Rusya tahılların taşınacağı gemilerin geçişine olanak sağlayarak hiçbir saldırıda bulunmayacak, ayrıca bu bölgede iki tarafça denize döşenen mayınların temizlenmesi ile birlikte düzenli geçişin sağlanması için imkân sağlanacak.
Gemiler kılavuz Türk gemileri eşliğinde bu koridordan geçerek İstanbul'a gelecek ve tahıl buradan tüm dünyaya gönderilecek. Ayrıca bu gemilerin silah taşımadığından emin olmak için Rusya ve Türkiye gözetiminde arama yapılacak.  Bu operasyon süreci tamamlandığında gıda fiyatlarındaki artışın da sona ereceği bekleniyor. Bu operasyonun yüz yirmi günde sona ermesi bekleniyor.

Sıra Kıbrıs sorununu çözmede....

Bu satırlarda turizm dünyasına dair konu başlıklarını okumaya alışık olan okurlarım bu kez tüm dünyayı etkileyen tahıl krizini çözen Türkiye'nin başarısını okudu. Turizmde yazacak, çizecek hiç bir adım için vesile olmayan siyasilerimiz bundan ders çıkarmalı. Adaya adeta kapalı kalan, ülke içerisinde tıpkı Ukrayna tahılı gibi sıkışıp kalan siyasetçilerimize selam olsun. Siz Kuzey Kıbrıs'ta siyaseten hiç bir açılıma imza atmaz veya atamaz iken , dünya siyaseti  Türkiye'nin önderliğinde yeniden yazılıyor.
Hadi Türkiye, sıra Kıbrıs sorununu çözmede. İnisiyatif alın ve kurtarın bizi bu kısır  siyasi döngüden. Kırk sekiz yıldır geldiğimiz nokta artık başka cümleleri, başka rüyaları kurmamız gerektiğinin acilen  işareti. Burada kurulan sistem çoktan tabiri caiz ise "error veriyor". Yani tıpkı bilgisayarlarda olduğu gibi ramların,  belleklerin değişmesi gerekli. Bu çok da çare değil aslında çünkü işletim sistemi çöktü. Windows 386 işletim sisteminin acilen Windows 10,11 işletim sistemine en çağdaş teknolojik donanım ile değişmesi gerekmektedir. Bu da yeni yazılımlar demek. Siyaseten yeni yazılımlar şart oldu. Dünyaya uyumlu ve Kıbrıs Türkünü bu coğrafyanın içerisine kök salarken, dışına da entegre edecek siyasi yazılımlar. Vatan, millet, bayrak kutsallarımız ama halkımız ekonomik olarak çökerken siyasilerin  bir kısmının orantısız zenginleşmesi şüphe çekiyor.   Kutsal değerler üzerinden de siyasi kazanım elde eden siyasilerin ezberlenmiş klişe cümlelerinden de artık bu halk bıkmış usanmış durumda.  Neden mi? Ülkenin en fazla güven duyulmayan mecrası neresi sorusu? Cevabı?
Yapılan anketler bas bas bağırıyor, halk siyaset mefhumunun  en güvenilmez gerçeklik  olduğunu belirtiyor.  Rüşvetin, adam kayırmanın, yolsuzluğun zirve yaptığı  en önemli mecra, halk tarafından  kamu alanlarını  işaret ediyor. Ne gariptir ki siyasete giren, ülke gailesi güden kişiler ise tek kelime sistem tarafından dışarı atılıyor.  Bunları artık halkımız taraflı, tarafsız herkes tarafından dile getiriliyor.
Biz değiştiremiyoruz, yapacak irade ve idare yok mademki Türkiye yapsın. Bu arada Kıbrıs'ta yapılacak siyasi bir açılım ve zafer, Recep Tayyip Erdoğan için de 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde inanılmaz bir kazanım sağlayacaktır. Benden söylemesi.
Turizm Hayattır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hanifi Atlı
Hanifi Atlı - 3 hafta Önce

Teşekkürler değerli hocam doğru ve yerinde bir tespit

SIRADAKİ HABER

banner464

banner465