Kararı yargı versin

Başbakan Yardımcısı Denktaş’ın iddialarını yanıtlayan Gürcafer, temiz eller operasyonu talep etti

Kararı yargı versin
Aytuğ TÜRKKAN
Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın iddialarına Diyalog TV’de yayınlanan Detay programında yanıt verdi. 
Hem kendi hakkındaki iddiaları hem de ikilinin arasını açan Güzelyurt Hastanesi ihalesine yönelik iddiaları yanıtlayan Gürcafer, “Mahkeme bizi haksız bulursa istifa edeceğiz, hatta bu da yetmez, eğer biz devleti zarara uğratmışsak şahsen de maddi manevi neyse biz ödeyeceğiz. Aynı sözü Sayın Bakan da Merkezi İhale Komisyonu Başkanı da versin” dedi.
İhale sürecinde hükümetin Ulusal Birlik Partisi (UBP) kanadının da kendilerine hak verdiğini savunan Gürcafer ancak karşılarında çok iyi bir organizasyon bulduklarını belirtti. 
Başkan Gürcafer ülkenin kirlendiğini ifade ederek devleti temiz eller operasyonu yapmaya davet etti. 
Gürcafer öncelikle kendi hakkındaki iddiaları yanıtladı: 

“Vertigo hastasıyım araç kullanamam”
Gürcafer, “Ben belgelerle konuşurum ama önce Sayın Denktaş’ın benimle ilgili iddialarına yanıt vereyim. Ben korumalarla gezmem, ama şoför kullanırım, çünkü vertigo hastasıyım, araba kullanmam sakıncalıdır. Öncelikle bunu söyleyeyim. Sonrasında ise kazancıma gelelim: Biri Haspolat’ta biri Dörtyol’da olmak üzere iki adet Avrupa standartlarında geriye dönüşüm fabrikası kuruyorum. 4,5 milyon dolar harcadım bugüne kadar ve tümünü de kendi öz kaynaklarımdan yaptım. Bir Maliye Bakanı kendi işadamı böyle bir yatırım yaptığı için gurur duymalıdır. Ben Sayın Maliye Bakanı’ndan açılışını yapıp kurdele kesmesini isteyeceğim. Bu ülkede iki asfalt fabrikası varken biri benimdi ve bu ülkede asfalt dökmediğim köy kalmadı. Devlet ihalelerine ben girerdim, ne yapmışsam tırnağımla yaptım. Komisyon alarak yapmadım, devletten arazi kiralayıp satarak da para kazanmadım, devlet bankalarından kredi alıp geriye ödemeden de para kazanmadım. Aile olarak kapımız açık gelip inceleyebilirler” dedi. 
Gürcafer, “Keşif bedelinin üzerinde teklif verirler, anlaşırlar aradaki parayı paylaşırlar ve başında da ben varım bu işin dedi Sayın Bakan ama keşif bedelleri devletin teknik elemanları tarafından belirlenir. Belirlenen keşif bedelinin üzerinde teklif verilirse bu teklif geçersiz olur Sayın Bakan bunu bilmiyor mu?” diyerek sözlerine devam etti.
 Gürcafer, çeşitli devlet ihalelerine ilişkin örnekler verdi:

“Müteahhitlerin indirim oranı ortalama %20, bu ihalede 0.59!”
Gürcafer, çeşitli devlet ihalelerine ilişkin şu örnekleri verdi: “Onkoloji hastanesi devletin keşif bedeli 13 milyon 658 bin TL, ihaleyi alan müteahhit 10 milyon 636 bin TL yani yüzde 22.11 indirim yapmış müteahhit. Alayköy organize sanayi ihalesi 3 milyon 536 biçildi, müteahhit 2 milyon 763 bin TL’ye aldı, yüzde 22.13 indirimli almış müteahhit. Erenköy altyapı işleri devlet 7 milyon 368 bin TL müteahhit 5 milyon 787 bin TL, indirim yüzde 21.33. Bu örnekler çok. Bakın bir de size Bayraktar Ortaokulu’nu örnek vereyim; Devlet keşif bedeli 7 milyon 124 bin 266 TL, kazanan müteahhit 5 milyon 536 bin 900 TL, indirim ücreti de yüzde 22.28 ama nedense ihale komisyonu bunu kabul etmemiş ve Tosunoğlu İnşaat Şirketi’ne yüzde 12 indirim ile 6 milyon 208 bine vermiştir. Son olarak da Güzelyurt Devlet Hastanesi. Sizlere gösterdiğim örnekler ortalama ihalelerin yüzde 20 indirim ile müteahhitlerin aldığıdır. Güzelyurt Hastanesi ihalesinde indirim oranı yüzde 0,59’dur. Yani yüzde 1 bile değildir. İki şirket girdi ve anlaştılar.”

“UBP kanadı ihalenin tekrarını istedi” 
Gürcafer, “İhale sürecinde hükümetin UBP kanadıyla görüşmediniz mi, onlar bu konuda ne düşünüyor?” şeklindeki soruyu şu sözlerle yanıtladı:  
“Ne Sağlık Bakanı, ne Bayındırlık ve ne Başbakanın duruşunu eleştiremem bu konuda. İhalenin tekrar edilmesi gerektiği ve yasaya aykırı davranıldığı, devletin parasal zarara uğratıldığı hususunda bizimle aynı görüştedirler. Bu sürecin bu noktaya gelmemesi için bir çaba gösterdiler ama diğer tarafta çok iyi bir organizasyon ile mahkeme savcılık anlaşmalı bir hüküm ile süreci ilerletti. Bu süreç bilinçli bu noktaya getirildi. 

“Mahkemeyi kaybedersek istifa ederiz ya onlar?”
Cafer Gürcafer ihale ile ilgili yaşanan süreci anlatarak, konunun mahkemeye taşındığını söyledi. Mahkemeyi kaybetmeleri durumunda ne yapacaklarını anlatan Gürcafer, aynı durumu karşı taraf için de sordu: “Biz suçlu bulunursak yönetim kurulu olarak istifa edeceğiz derhal. Bu da yetmez, eğer biz devleti zarara uğratmışsak şahsen de maddi manevi neyse biz ödeyeceğiz. Aynı sözü Sayın Bakan da Merkezi İhale Komisyonu Başkanı da versin. “

“Temiz eller operasyonuna ihtiyaç var”
Müteahhitler Birliği Başkanı Gürcafer, ülkenin kirlendiğini belirterek bir temiz eller operasyonuna ihtiyaç olduğunu sözlerine ekledi: 
“Sayın Bakan’a katılıyorum ciddi bir kirlenme vardır ülkemizde. Bu kirlenmeye karşı da mücadele vermemiz lazım, bizim de kellemiz gidecekse gidecek. Bu olayın vesile olmasını ve ciddi bir sorgulamanın yapılmasını bir temiz eller operasyonunun başlamasını isterim. Toplumun kafasında çok büyük soru işaretleri vardır. Aslında cevaplanmıştır da ama karnından konuşuyor herkes. Çünkü korkuyor insanlar, sindirilmişlerdir.  Bu kez bu işin ciddi şekilde sorgulanmasını istiyoruz. Belli hesap numaraları vereceğiz mesela onlar sorgulansın. Belli araziler vardır dağıtılıp satılmıştır, bunları da sorgulattıracağız. Biz sorgulanmak istiyoruz kapılarımız açıktır. Tek tek hepimizin hesap numaraları bellidir, mali polis buyursun geldin.”
Güncelleme Tarihi: 25 Şubat 2017, 10:18

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER