Kıbrıs Türkü bunalımda

Borç, boşanma, aile sorunları ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle sorun yaşayan 12 bin kişi Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne başvurdu

Kıbrıs Türkü bunalımda

 Çiğdem AYDIN

   KKTC Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Abidin Akbirgün, Kıbrıs Türk toplumunun panik halinde olduğunu ve çeşitli nedenlerden kaynaklanan psikolojik sorunların gittikçe arttığını söyledi. Diyalog’a konuşan Akbirgün, bu yılın ilk 8 ayında 12 bin kişinin tedavi amacıyla hastaneye başvurduğunu söyledi.
   Hastalardan 3 bin 500’ünün çocuk yaştakiler olduğuna dikkat çeken Dr. Akbirgün, ailelerin yaşamakta olduğu şiddetli geçimsizlik, boşanmalar ve ekonomik sıkıntıların psikolojik açıdan ciddi sorunlar yarattığını belirtti. Akbirgün, büyüklerde ise benzeri sorunların yanı sıra, borçlanmaların ve uyuşturucu kullanımının etkili olduğuna dikkat çekti.

Dr. Akbirgün sorularımızı şöyle yanıtladı:    
Soru: Tedavi amaçlı hastaneye başvuran hastalar hakkında bilgi verir misiniz? 
Cevap: 2018 yılında şu ana kadar 3 bin 500 çocuk,  8 bin 500 tane de yetişkin başvuru yaptı. Bizim hasta sayımız genelde sonbahar aylarında artış göstermektedir. 2017 yılında gelen 21 civarındaki hastanın 6 binini çocuklar oluşturdu.
2015 yılında 319, 2016 yılında 313, 2017 yılında ise 299 hasta yatışı oldu. Polikliniğe gelen hasta sayısı 2015 yılında 18 bin, 2016’da 19 bin, 2017 yılında ise 21 bin oldu. Bu yılın Ağustos ayının yarısına kadar ise 8 bin 500 kişi polikliniğe başvuru yaptı. Şu anda 2017 yılının Ağustos ayına göre karşılaştırırsak bir artış vardır. Daha da artabileceğini düşünüyorum. Bu ifade ettiklerim toplam rakamlardır.  
Örneğin 2017 yılında polikliniğe başvuran kişi sayısı 21 bin ama bunun 6 bini çocuktu.  Şu anda 8 bin 500 kişi başvurdu. 3 bin 500 de çocuk başvurdu. Genelde yatan hastalarda bir artış yok gibi görünüyor poliklinik sayısında artış var gibi duruyor. Burada strese bağlı hastalıklarda artış olduğu görülüyor. Ağır hastalıklarda ise bir artış yok. 

Soru: Denetimli serbestliğe girenlerin sayısı nedir, bu verdiğiniz rakamlara dahil mi? 

Cevap: Hayır değil… Toplam denetimli serbestlikten gelen sayısı 118 kişidir. Bunların 57’si Bonzai, 40’ı esrar, 12’si kokain, 9’u da eroin bağımlılarıdır.

Soru: Polikliniğe başvuranlar genellikle hangi problemlerden dolayı başvuru yapıyor?

Cevap: Günlük stresler, stres faktörleri, boşanmalar, aile içi sorunlardan dolayı başvurular oluyor.
Ayrıca Adli Psikiyatri de bizim branşımızda olduğu için polis tüm ağır ceza vakalarını bize getiriyor. Ceza-i ehliyeti var mı yok mu biz tespit ediyoruz ve bu belirttiğim poliklinik rakamlarının içinde bunlar da yer alıyor. Duygu durum bozuklukları ve madde bağımlıları çoğunluğu oluşturuyor. Ama şunu söyleyebilirim zorlanmaya bağlı sorunlarda ciddi bir artış vardır. 

Soru: Yatış yapan hastaların şu anda kaçı kadın kaçı erkek? 
Cevap: Henüz öyle bir ayrım yapmadık.  Şu anda 100 kadar sürekli kalan hastamız vardır. Geçtiğimiz Temmuz ayı sonu itibariyle 212 hata yatışı yaptık. 

Soru: Nüfusa oranla bu hasta başvurularına bakıldığı zaman ciddi bir oran mıdır? 

Cevap: Şimdi bazı sayılarda ciddi oran vardır diyebiliriz. En büyük sorun da Bonzai ‘dir. Buna derhal tedbir alınması gerekiyor. Bu hastane adli vakalar, cinayetler, askerler, öğrenciler hepsinin başvurduğu mekân olduğu için tek tespit yapmak doğru olmaz. Ama şunu söylemekte fayda var ki; madde kullananların yarısından fazlası Bonzai içiyor.  Dünyada böyle bir şey yoktur, burada en çok bonzai vardır. Ülkede aktif bir Bonzai ticareti var gibi duruyor. Bana uyuşturucu sorunu deseniz ‘hayır Bonzai sorunu var’ diyebileceğim kadar çok. Şu anda 2 tane doktorum var ve ne yazık ki tedavi taleplerinin hepsini karşılayamıyoruz.  2 Doktor var 30-35 hasta görüp kapatıyorlar. 36 tane de hemşiremiz vardır. 

Soru: Türkiye’ye sevk yapıyor musunuz? 
Cevap: Burada tedavi edilebilecek kimseyi Türkiye’ye sevk etmiyoruz. Elektro- şok tedavi gerektiren bir durum olursa ancak.. Çok ağır depresyonda olan hastalardır bunlar. Birkaç tane ergen çocuk gönderdik, o da yerimiz olmadığı için.

Soru: Peki bu kadar hasta başvuruyor reçete sayısı nedir şu ana kadar? 

Cevap: Bu yılın ilk 4 ayında eczane reçete sayısı 7 bin 529. Bu sadece hastanede reçete edilenlerdir. Bizim verdiğimiz 8 bin 500 başvuru oldu, bunların 7 bin 529’una ilaç vermişiz. Anti -depresan ilacı artık hangi sorunla geldiğine göre değişir. Bana göre daha da fazla vardır. Ülkede çok ciddi oranda ilaç kullanımı var. Eczaneler anti-depresan ilaçlarını reçetesiz veriyor. Bu da kontrolsüzlüğü getiriyor. Bu büyük bir sorun. Kuzey Kıbrıs’ta en çok kullanılan ilaçlarda ikinci sırada anti-depresan yer alıyor. Ama ciddi yan etkileri vardır. Doktor kontrolünde kullanılmadığı takdirde ciddi depresyon, manik hasar, cinsel ilişki bozukluğuna yol açabilir. Bunların ciddi şekilde yan etkileri vardır. 

Soru: Psikiyatrik sorunların bilinmesi toplumda veya ailelerde sorun yaratıyor mu?
Cevap: Bu gibi bilgileri verirken hem şeffaf hem de dikkatli olunmalıdır. Toplumu paniğe sokan durumlardan bir tanesi, psikiyatrik hastalarda tek tip artış olduğunun bilinmesidir. Ciddi hastalıklarda özellikle şizofrenide bir artış yok. Bu gibi durumlarda yaş oranımız çok düşüktür. Şiddet girişimleri, tahammülsüzlük, öfke gibi durumlar vardır. 60 yaşındaki kişinin değil 20-21 yaşındaki insanların sorunudur. Toplumda olan artış, birçok ülkeden kültürden gelen göçmenler, öğrencilerin geldikleri ülkelerin çoğunda madde(uyuşturucu) kullanmak serbesttir.    

Soru: Madde bağımlılarının kadın erkek oranı nedir?
Cevap: Madde bağımlılarının yüzde 95’i erkektir. 

Soru: Yatak Kapasitesi nedir? Büyütülmesi gerekir mi?
Cevap:180 kişilik kapasitesi vardır. Büyütülmesine gerek yoktur. Madde bağımlılarının yüzde 90’ının ayakta tedavi edilmesi gerekmektedir. 

Soru: Kaç servisiniz var?
Cevap: Şu anda üç servisimiz vardır. Kronik servis, Hoster servisimiz ve klinik servisimiz vardır. Kronik servis genelde bakıma ihtiyacı o akıl hastalarının kaldığı yerdir. Orası, kimsenin sahip çıkmadığı daha çok bakım evi gibi hizmet veriyor. 

Soru: Bugün yaşadığımız finansal sorunlar halkta ne gibi etkiler yaratıyor? 
Cevap: Üç dört ay maaş ödenmez ise bu toplumu ne ayakta tutacak? Bu felsefik bir sorudur. Her ülke zor durumlarda kenetlenir. Bireysel çözüm ise borçların yapılandırılması döviz borçlanmamak. Devlet de bu konu üstünde çalışıyor. Bu konu ekonomi ve psikiyatrinin ortak noktasıdır. Toplum manipülasyona çok çabuk geliyor. Bu toplumu neyin bir araya getireceğini bilmiyorum. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER