Reçete hazır iş uygulamada

banner453

Eski Bakan Şahali, “TÜK’ün sırtındaki devlete ait 120 milyon dolar borç ve personel yükü hafifletilirse kurum düzlüğe çıkar” dedi

Reçete hazır iş uygulamada
banner432
Çiğdem AYDIN
Tarım eski Bakanı Erkut Şahali, Toprak Ürünleri Kurumunun (TÜK) içinde bulunduğu mali durumla ilgili açıklamalarda bulundu. Şahali, TÜK’ün borçlarından kaynaklanan bir batışın söz konusu olmadığını, fakat devletin TÜK adı altında Kooperatif Merkez Bankası başta olmak üzere farklı bankalara120 milyon dolar borcu bulunduğunu söyledi. Şahali, bu borcun TÜK’ün bilançosundan çıkarıldığı takdirde bir sıkıtı olmadığını kaydetti. 
TÜK’ün Kuzey Kıbrıs ve üreticiler için çok önemli bir kurum olduğunu söyleyen Şahali, “TÜK özellikle tahıl yetiştiricilerinin ürününü pazarlaması bakımından hem de ülkenin yem ihtiyacının karşılanması bakımından öncelikle son derece önemli bir kurum. Bunların ötesinde patatesin ihracı ile ilgili önemli bir misyonu söz konusu, patatesin tohumluğunun ülkeye ithali ile ilgili yetkili bir kurum. O nedenle TÜK’ün bugünkü yapısıyla değil belki ama mutlaka kamu yönetiminde üreticinin hizmetinde olması gerekir” dedi.

“Mali tablo misyonun önündeki en büyük engel”
Diyalog’a konuşan Şahali, TÜK’te yıllar itibariyle oluşan mali tablonun, kurumun misyonunu yerine getirmede ciddi bir olumsuzluk teşkil ettiğini belirtti.
“Rakamlarla konuyu anlatmak son derece önemli, tablonun şeffaf bir biçimde ortaya çıkabilmesi bakımından birkaç örnek vereyim” diyen Şahali şunları aktardı, “TÜK’ün 1992 ve 1998 yılları arasında üreticinin ürünlerini alırken yapması gereken ödemeleri borçlanarak yapmış. Devlet Bakanlar Kurulu kararıyla  bu borçlanmaların faizlerini üstlenmiş vaziyettedir. TÜK alım ve satım işlemlerini gerçekleştirmiş ve kendi mükellefiyeti olan bankalar arası para transferini gerçekleştirmiştir. Ancak devletin kefil olduğu faizler  ödenmemiştir. Sadece bu sözünü ettiğim 6 yıllık süreçte devletin ödemiş olması gereken faiz yükü bugün TÜK’ün bilançosunda yaklaşık olarak 120 milyon dolar olarak durmakta.

Ziraat Bankasına 10 milyon TL kredi borcu…
Borçları, Bakanlar Kurulu kararıyla Devlet üstlenmiş olmasına rağmen ödemesi gerçekleşmediği için bankalar nezdinde TÜK borçlu durumda tutuluyor. Öte yandan Ziraat Bankasına da 10 milyon TL aktif kredi bulunuyor.  Bu büyük borç yükü TÜK’ün mali olarak hareket etmesini imkansız hale getiriyor. Şimdiki Bakan Çavuşoğlu’na devir teslim töreninde bilgi vererek devrettiğim işlerden bir tanesi de TÜK ile ilgiliydi. Devletin yükümlüğü olan bu borcun Kooperatif Merkez Bankasına yatırılması gerekiyor. Yatırılması gereken miktar 120 milyon dolardır ,ödenmediği takdirde TÜK finansal olarak hareket etmekte ciddi zorluklar yaşamaya devam edecek. Devlete ait olan bu borç süratle TÜK’ün adından çıkarılmalıdır. 

“Personel yükü de ağır…”
Bunlara ek olarak TÜK’ün bir de personel yükü söz konusudur. TÜK’e kayıtlı olan aktif personelin yarısı aslında kurumda çalışmayan devletin diğer birimlerine aktarılan ve Maliye Bakanlığı tarafından maaşları ödenen personeldir. Diğer kısmı ise kurumda çalışan ve kurumun bütçesinden ödenen personeldir. O personelin maaş giderlerini, özlük haklarıyla birlikte giderlerini karşılayacak bir mali kondisyonu da TÜK’ün yoktur. Peki nasıl ödeniyor? Devletin “Doğrudan Gelir Desteği” bütçesinden TÜK her ay için desteklenerek ödeniyor. TÜK’e mali destek olarak aktarılan Doğrudan Gelir Desteğinden 120 aktif çalışan maaşını alıyor. Bu da aylık 700 bin TL, yıllık ise 10 milyon TL’dir.

“Üreticinin alacağı para çalışana gidiyor…”
Üreticinin de alacağı destek bir miktar aşağılara çekilmiş oluyor bu defada. Doğrudan Gelir Desteği fonun içerisinde “Diğer teşebbüsler” diye bir kalem var bu aslında personelin maaş ve özlük haklarına ödenen paradır. Bir anlamda üreticinin alması gereken para çalışanın maaş ve özlük haklarına giderek azalmış oluyor. 
Amacım taraflar arsında bir tartışma yaratmak değil ama mali gerçek de budur. Bu durumun değişmesi gerekmektedir. Bugün Kooperatif üreticinin yanında olması gerekirken bir anlamda en büyük borçlusu devlet. En zor tahsilatı da Kooperatif devletten yapıyor olduğuna göre Kooperatif Merkez Bankasının en büyük belalısı devlettir. Bu durum Kooperatif Merkez Bankasının işletme giderlerini artıran bir tablonun önümüze gelmesi demektir. İşletme giderleri arttığı zaman sizin sağladığınız hizmetlerin de fiyatı artar. Yani bugün üretici daha düşük faizlerle kredi alma imkanı ortadan kalkmış olmasının nedeni de budur. Çünkü işletme gideri fazla hizmet de buna paralel olarak daha pahalı. Devlet mali yükümlülüklerini zamanında yerine getiren ve borçlarını ödeme noktasında egemen olunması konusunu çözmeliyiz ki gerçek bağımsız egemen devlet olalım.”
Güncelleme Tarihi: 21 Haziran 2016, 09:42

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner455

banner460