banner564
banner556

“Vizyon varsa engelleri aşarız”

Siber, “Yaşadığımız tüm olumsuzlukların nedeni Kıbrıs sorunu değil” dedi

“Vizyon varsa  engelleri aşarız”
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Sibel Siber, konuk olduğu bir televizyon programında İsviçre sonrası Kıbrıs müzakerelerinde gelinen durumla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Siber, Kıbrıs Türk halkının çözüm ve barış arzusunun çok yüksek olduğunu ancak çözümle birlikte bütün sorunların çözüleceği gibi bir düşünceye kapılmamak gerektiğini çünkü sorunların büyük bir yüzdesinin Kıbrıs sorunuyla alakalı olmadığını belirtti.
Siber, toplumun yarım asrı aşkın süredir Kıbrıs sorunuyla yaşadığını anımsatarak, insan psikolojisi gereği, “Eğer ortada büyük bir sorun varsa ve bu sorun çözülememişse, tüm olumsuzlukları ona bağlamak” gibi bir durum ile karşı karşıya kalındığını söyledi.
Siber, “Bizim Kıbrıs’ta çözüm irademiz yüksektir. Bu adada çözüm istiyoruz, barış istiyoruz. Ancak bu inancımız ile birlikte kendi iç meselelerimizin çözümünün bizde olduğuna inanırsak, kendimize güvenirsek, vizyonumuz varsa, çözmek için planlar projeler üretirsek, engelleri aşarız inancındayım. Bunu kendi deneyimlerimde de gördüm.”
Sibel Siber, Kıbrıs sorununun devam etmesinin Rum tarafında günlük yaşantıya olumsuz yansımadığını çünkü normal devlet ilişkilerini sürdürdüklerine işaret ederek, çözüme ulaşma konusunun Rum toplumunda bizdeki kadar heyecan yaratmadığını belirtti.

Demopulos kararını hatırlattı
Sibel Siber, Rum tarafının 10 yaşın üstündeki göçmenlerin duygusal bağı olduğu ve evlerine dönme hakkının birinci derecede onlarda olması gerektiği konusunda ısrarcı oldukları yönündeki açıklamalara atıfta bulunarak, şöyle devam etti:
"Halbuki Demopulos kararında, 'duygusal bağın' şu anda mülkiyeti kullananlar için geçerli olduğu kararı vardır ve bu kararda da öncelikli hak uzun zamandır o mülkte oturanlara verilmektedir. Yani 1974 öncesi mülk sahibi evinin kendisine iadesini isterse, kullanıcının evde oturma istemesi durumunda öncelikli hak kullanıcıya verilmektedir. Ama bu demek değildir ki şahsın mülkiyet hakkı elinden alınacaktır. 1974 öncesi mülk sahibine böyle bir durumda iade yerine takas veya tazminat verilecektir. Biliyoruz ki bireyin mülkiyet hakkını 2. Dünya savaşından bu yana AİHM koruyor. O nedenle global takas olanaksızdır, biz geçen bunca yılda global takas düşüncesi yerine daha akılcı politikalar izleyerek çözümden önce mülkiyette ilerleme sağlayabilirdik. Taşınmaz Mal Komisyonu'nu daha işlevsel kılabilirdik ama maalesef yapmadık.”

“Garantiler halen AB birincil hukukudur”
Garantiler konusunda ise, Rum tarafının garantilerin gereksiz olduğu ve Avrupa Birliğine uymadığı söylemi olduğuna dikkati çeken Siber, garantilerin halen Rum tarafının üye kabul edilmesiyle Avrupa Birliği birincil hukuku olduğunu söyledi. 
Siber şöyle devem etti: 
“1960’da biliyorsunuz garantiler anayasanın, anlaşmanın bozulamayacağının garantisiydi. Garantiler kalkarsa, oluşacak yeni devletin Anayasasının bazı değiştirilemez maddelerinin değiştirilmesi girişimine karşı güvencemiz ne olacak? Geçmişte böyle bir girişim olduğunu biliyoruz. 1960 Anayasası'nın 13 maddesi değiştirilmek istenmişti. Artık tüm bunlar geride kaldı, artık barış içinde yaşayacağımız bir anlaşma olacak ve bu anlaşmayı bozma girişimi olmayacak diye düşünmek için için henüz çok erken. Geçmişin acı tecrübelerini gelecekte yaşamamak için iyi niyetle ama temkinli, kaygıları da göz önünde bulundurarak ilerlemeliyiz." 

Siber, Güvenir’in kitap tanıtımına katıldı
Yazar Osman Güvenir’in 11. eseri “Dr. Fazıl Küçük’le Geçen Günlerim-Bir Lideri Anlatıyorum” isimli kitabı Dr.Fazıl Küçük Müzesi’nde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber’in de katılımıyla tanıtıldı. 

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber’in de katıldığı tanıtım gecesinde Osman Güvenir okuyucuları için kitabını imzaladı.
Cumhuriyet Meclisi’nden yapılan açıklamaya göre, Güvenir, gecede yaptığı konuşmada, yazdığı kitabın tanıtımını Dr.Fazıl Küçük Müzesi’nde yapmanın mutluluğunu yaşadığını söyledi. 
Siber de etkinlikte yaptığı konuşmada, toplum belleğinin çok önemli olduğuna vurgu yaparak, toplum belleğinin canlı tutulması durumunda hem bugüne, hem de geleceğe sağlam bakılabileceğini söyledi.

Güncelleme Tarihi: 28 Kasım 2016, 08:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner582

banner471

banner581

banner473