banner564
banner556

“Yanlı tutum”

Türkiye ve KKTC Dışişleri, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin görev süresinin uzatılması sürecinde Kıbrıs Rum Kesiminin onayının alınması tepki gösterdi

“Yanlı tutum”
KKTC Dışişleri Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) yanlı davranmakla suçladı, Kıbrıs Türk tarafı ile “Güçler Statüsü Anlaşması” imzalaması gerektiğini söyledi.
Dışişleri Bakanlığı ayrıca, mevcut müzakere yaklaşımının, Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonların devam etmesinin yegane nedeni durumuna geldiğini kaydetti.
Dışişleri Bakanlığı, BM Güvenlik Konseyi tarafından, önceki gün alınan Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Barış Gücü’nün görev süresini 31 Temmuz’a kadar uzatan kararın, değerlendirmesini içeren yazılı açıklama yayımladı.
Açıklamada, Kıbrıs’taki Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin görev süresinin uzatılması sürecinde Kıbrıs Rum Kesiminin onayı alınırken, Kıbrıs Türk tarafı ile istişare dahi edilmemesinin, “Kıbrıs Türk tarafı açısından kabul edilmez” olduğu, “büyük bir çelişki” teşkil ettiği kaydedildi.
“Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından sergilenmekte olan bu yanlı ve çelişkili tutum sona erdirilmediği ve Ada’daki iki tarafın siyasi eşitliği kabul edilmediği sürece Kıbrıs’ta adil ve kalıcı bir anlaşmaya varma çabaları sonuç vermeyecektir” denildi. 
Karardaki, Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum tarafını, siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelinde çözüme bağlılıklarını yenileme çağrısıyla ilgili olarak ise, “50 yılı aşkın bir süredir yürütülen müzakerelerin son aşaması niteliğindeki Kıbrıs Konferansı’nın çökmesiyle birlikte söz konusu parametreler altında bir çözüme ulaşma ihtimali de ortadan kalkmıştır. Kıbrıs Rum tarafının Ada’yı Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemediği ve bu yaklaşımın da değişmeyeceği Crans-Montana’da bir kez daha ortaya çıkmıştır. Diğer yandan, Kıbrıs Rum tarafının, Kıbrıslı Türklerin geçmiş acı tecrübelerin tekrar etmemesi amacıyla devamını talep ettiği Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi konusundaki toptan retçi tutumu Kıbrıs’ta sürdürülebilir bir anlaşmaya varılmasını önleyen önemli bir unsurdur” denildi.

“Müzakereler zaman kaybı...”
Müzakerelerdeki mevcut “yaklaşımla”  sonuç beklenilmesinin “büyük bir zaman kaybı” teşkil ettiği kaydedilen açıklamada, “Aynı esas ve yönteme dayalı bir müzakere süreci, Kıbrıslı Türklerin insanlık dışı izolasyon ve ambargolar altında yaşamaya devam etmesi anlamına gelecektir ve bu yaklaşım kabul edilemezdir. BM’nin ise bu gerçekleri açıklamaktan imtina etmesi, kendisinin dahi kabul edilemez olduğunu raporlarında kayda geçirdiği statükonun devam etmesini sağlamak anlamına gelmektedir” ifadelerine yer verildi. 
 
"Alternatifler değerlendirilmeli"
Birleşmiş Milletler aracılığıyla yürütülen müzakerelerin, “statükoyu muhafaza eden yegane unsur haline geldiği” kaydedilen açıklamada, Ada’nın bölgede bir güvenlik, istikrar örneği olabilmesi için, yıllardır yapılan hatalardan imtina edilmesi ve “alternatiflerin değerlendirilmeye başlanmasının” büyük önem arz ettiği kaydedildi.
 

"Olumlu adımlardan bahsedilmiyor…"
Güvenlik Konseyi’nin, henüz uygulamaya geçirilmeyen iki toplum arasındaki güveni geliştirmeyi hedefleyen güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çağrısına da atıfta bulunulan açıklamada, bu konuyla ilgili şöyle denildi: “Rum tarafının gerekli adımları atmamakta direnmesi nedeniyle uzun süredir hayata geçirilmediği hususu kararda yer almamaktadır. Öte yandan, Ara Bölge’de bulunan mayınların temizlenmesine yönelik yapılan çağrı bağlamında, bu konuda bazı öneriler yapıldığı ve müspet girişimler başlatıldığı kaydedilmiş olsa bile, bahse konu olumlu adımların Kıbrıs Türk tarafından yapıldığı belirtilmemektedir. Bu ihmal, kararın bir kez daha Kıbrıs Rum tarafını asgari ölçüde rahatsız edecek üslupta yazılmaya özen gösterildiğinin bir göstergesidir.”

Türkiye Dışişleri Bakanlığından değerlendrime 
TC Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs’ta konuşlu Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü Misyonu’nun görev süresinin uzatılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının ardından, "Önümüzdeki dönemdeki herhangi bir sürecin ancak adadaki mevcut gerçekleri ve geçtiğimiz yarım asır boyunca sürdürülen müzakerelerden elde edilen deneyimi yansıtan bir temel üzerinde inşa edilmesi ile buna uygun beklenti ve hedeflere yönelik olması halinde başarılı olabileceğini değerlendiriyoruz." ifadelerini kullandı.
Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kıbrıs’ta konuşlu Birleşmiş Milletler Barış Gücü Misyonu’nun görev yönergesinin 6 aylık bir süre için yenilenmesine ilişkin son BMGK kararının önceki gün kabul edildiği hatırlatıldı.
Konu hakkında 27 Temmuz 2017’de kabul edilen bir önceki kararda yer alan, Kıbrıs meselesinin çözüm sürecinin gelecekte ne şekilde sürdürüleceği hususunda peşin hüküm içeren yazımların bu karar metninde de muhafaza edildiği kaydedilen açıklamada, BM Genel Sekreteri’nin çağrısı çerçevesinde tarafların ileriye dönük muhtemel hareket tarzını değerlendirmekte oldukları bir dönemde, kararda bu gibi ifadelerin kaydedilmesinin arkasında yatan nedenleri anlamakta güçlük çekildiğinin altı çizildi.
Söz konusu son kararda, çözüm sürecinin gelecekte başarılı olmasına yönelik beklentilere de yer verildiği vurgulanan açıklamada, şunlar kaydedildi:

Konferans neden sonuçsuz kaldı?
"Bu gibi beklentiler değerlendirilirken, Kıbrıs Konferansı’nın sonuçsuz kalmasının nedenlerinin her halükarda doğru irdelenmesi gerekir. Nitekim konferansın 28 Haziran-7 Temmuz 2017 tarihlerinde yapılan son oturumu, müzakere başlıklarının birçoğunda kilit hususlarda ciddi görüş ayrılıklarının bulunduğunu gözler önüne sermiştir. Bu bağlamda özellikle adada tesis edilmesi amaçlanan yeni federal devletin Kıbrıs Türk ve Kıbrıs Rum taraflarınca farklı biçimde algılandığı ve Kıbrıslı Rumların, Kıbrıslı Türklerle siyasi eşitlik temelinde bir ortaklığa girmeye niyetli olmadıkları da ortaya çıkmıştır. Keza Kıbrıs Rum tarafının, oluşturulması öngörülen yeni düzen çerçevesinde Kıbrıs Türk tarafının geçmişte yaşanan acı deneyimlerden kaynaklanan haklı güvenlik endişelerini giderebilecek bir yapının tesisini kategorik şekilde reddetmesi de uzlaşmanın önündeki ciddi bir diğer engeli oluşturmuştur. 
Kıbrıs Konferansı’nın kapanmasının hemen ardından Sayın Bakanımız (Mevlüt Çavuşoğlu) tarafından yapılan açıklamada, mevcut parametreler temelinde bir çözüme ulaşılmasının artık mümkün görünmediğinin vurgulanması da bu tespitlere dayanmaktadır. Bu nedenle, önümüzdeki dönemdeki herhangi bir sürecin ancak adadaki mevcut gerçekleri ve geçtiğimiz yarım asır boyunca sürdürülen müzakerelerden elde edilen deneyimi yansıtan bir temel üzerinde inşa edilmesi ile buna uygun beklenti ve hedeflere yönelik olması halinde başarılı olabileceğini değerlendiriyoruz."

Güncelleme Tarihi: 01 Şubat 2018, 10:42
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner464

banner472