Yasal Sorunlar

Emekli Yüksek Mahkeme Başkanı Taner Erginel ile KKTC Seçim Sistemi ve ülke sorunlarıyla ilgili söyleşi (5)

Yasal Sorunlar

Hazırlayanlar :  Av. Orhan Arsal   ve  Av. Şengül Göksu

Soru 19: Son günlerde Girne Lefkoşa yolunda bir felaket gerçekleşti. Bu konuda ne diyeceksiniz.
Cevap 19: 1976 yılında D’Hondt seçim sistemi Kıbrıs’a getirildiği zaman hukukçu arkadaşlarımla bu sistemin özelliklerini tartışmıştık. Demokrasiyi güçlendirecek olması bizi memnun etmişti. Ancak diğer taraftan ülke yönetiminde düzensizliğe ve laçkalaşmaya neden olma olasılığı bizi kaygılandırmıştı. Bugün gerçekleşenleri ben bu perspektiften görüyor ve üzülüyorum. Olumlu yönlerinden yararlandıktan sonra biz bu sistemi değiştirmeliydik.
Kanımca bir yol yapılırken dünyada böyle bir yolun en iyi nasıl yapıldığına bakmak gerekir. En iyi yollar özele havale edilerek yapılıyorsa bu yöne gidilmelidir. Ancak bu yöne gidilince işi yapacak olan özel şirketi devlet bürokratlarının çok iyi denetleyebilmesi önemlidir. 
Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart “Ben bir görevi o işi Fransa’da en iyi yapacak kişiye veririm. Bu kişi benim en nefret ettiğim kişi de olabilir” demişti. Savaşlarda mağlup olmasına rağmen Fransa’da oluşturduğu hukuk düzeninden ve kamu yönetiminden hala övgüyle söz edilmektedir.
Maalesef KKTC de denetleme görevini yapacak olan kamu görevlileri o işi en iyi yapabilecek kişiler arasından değil, partiye en fazla yarar sağlayanlar arasından seçilmektedir. Onlar da karar verirken parti yandaşlarının isteklerini dikkate almaktadır. Kanımca yol felaketinin de temel nedeni budur. 

Soru 20: Dış ülkelerde yaşayan KKTC vatandaşlarının oy verme hakkı olmaması ile ilgili ne söyleyeceksiniz?
Cevap 20: Bu sorunun da seçim sistemi ile bağlantılı olduğu görüşündeyim.  D. Hondt seçim sistemi nedeniyle siyasi partilerde kemikleşme olduğunu ve siyasilerle parti bürokratlarının parti çıkarları doğrultusunda devleti yönetmeye başladıklarını gördük. Onlar dış ülkelerden gelecek oyların hangi tarafı destekleyeceğinden emin olamadıkları için dış oylara sıcak bakmamaktadırlar.
Basit bir yasa değişikliği ile İngiltere, Avustralya, Kanada ve Türkiye’de yaşayan KKTC vatandaşlarına oy verme hakkı tanınabileceği halde maalesef bu yönde bir adım atılmıyor.  Bu konuda büyük yasal zorluklar olduğu öne sürülerek bu soydaşlarımızın haklı talepleri geçiştiriliyor.
Halbuki bu konuda yasal bir engel yoktur. Yasalarımızda dış ülkelerde yaşayan bir kişinin oy verme hakkı ile aday olma hakkı farklı şekilde düzenlenmiştir. Oy verme hakkını düzenleyen yasayı değiştirmek çok kolaydır. Basit bir yasa değişikliği ile dış ülkelerde yaşayanların oy vermesine olanak sağlamak mümkündür. 
Aday olma konusu ise Anayasa’da düzenlenmiştir. Buna göre bir kimsenin aday olabilmesi için KKTC de en az üç yıl ikamet etmesi gerekir. İkamet etme bir kimsenin bir yerde yerleşme niyetiyle oturması anlamına gelir.  Anayasa bunu da yeterli görmemiş ve ikametin daimî olmasını şart koşmuştur. Anayasa açıkça 3 yıldan az KKTC de ikamet edenlerin aday olmasını engellemektedir. Bu nedenle 3 yıldan az KKTC de ikamet edenlerin aday olup seçilebilmesi için Anayasanın değiştirilmesi gerekir.  KKTC’de en zor olan şey ise, Anayasayı değiştirmektir. Arzu ederseniz bu konuyu başka bir söyleşimizde ele alalım. 
Dış ülkelerde olan Kıbrıs dernekleri “Daha fazla isteyelim ne kadar alırsak kârdır” düşüncesi içinde Hükümetten talepte bulunurken aday olmayı ön plana çıkarmakta, böylece konuya sıcak bakmayan siyasiler talebi ret etmek için bir mazeret bulmaktadırlar. Talep edenlere   Anayasayı değiştirmenin zorluğundan söz ederek yanıt vermektedirler. Halbuki dış ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin oy vermesini sağlayacak bir düzenleme yapmanın önünde hiçbir engel yoktur. Bu haklı talebin gerçekleşememesinin nedeni KKTC siyasi partilerinin dış ülkelerde oy verecek KKTC vatandaşlarının görüşlerinden kaygı duymalarıdır. Partilerin katılaşmasına neden olan  seçim sitemi bu sonucun ortaya çıkmasına neden olmuştur. 
Soru 21: Sorunlara çözüm bulmak bazı öneriler yapılıyor. Örneğin Başkanlık Hükümet şekline geçilmesi öneriliyor. Bu konuda ne diyeceksiniz?
Cevap 21: Başkanlık Hükmet şeklini daha önce incelemeye çalıştık. Bu riskli bir rejimdir. Çoğu kişi seçim sisteminden kaynaklanan sorunların Hükümet şeklinden kaynaklandığını zannetmektedir. Bu nedenle uyguladığımız Parlamenter rejimi değiştirerek Başkanlık rejimine geçmemiz önerilmektedir. Yeterli araştırma yaptığımız zaman bu görüşün doğru olmadığını sorunun Hükümet şeklinden değil seçim sisteminden kaynaklandığını görürüz. 
Özetlersek seçim sistemini değiştirmenin, KKTC yaşamındaki sosyal ve siyasi sorunları ortadan kaldırmak için bir kurtuluş yolu olduğunu söyleyebiliriz. KKTC de bugün karşılaştığımız sorunların hiçbirini ortaya çıkarmayan bir seçim sistemi arayıp bulmamız ve uygulamamız gerekir. İlk bakışta üzerinde durulması gereken dünyada sorunsuz uzun süre uygulanmış olan  dar bölge çoğunluk sistemi olabilir.  Bu sistemi yıllarca uygulamış devletlerin hiçbirinde bugün KKTC de yaşanan sorunlar yaşanmamıştır.
Seçim sistemi düzeldikten sonra sıra Hükümet şekli konusunda da bir araştırma yapmaya gelebilir. Ancak bunun için fazla aceleci olmamak ve dünyada meydana gelen gelişmeleri izlemeye devam etmek yararlı olacaktır.
Bitti 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER