Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun, üniversite diplomasının iptal edilmesine karşı açtığı davanın duruşması İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nde yapıldı. Duruşma, Silivri’de Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda gerçekleştirildi. Duruşmaya, “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasında tutuklu bulunan davacı Ekrem İmamoğlu ile avukatları, davalı İstanbul Üniversitesi’nin avukatları katıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, İmamoğlu’nun eşi Dilek ve oğlu Selim İmamoğlu, CHP genel başkan yardımcıları, bazı milletvekilleri, belediye başkanları ve partililer de izleyici olarak duruşmada yer aldı. Salon çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken, girişlerde kimlik kontrolleri yapıldı. Duruşma öncesinde salon şartlarının yetersizliği nedeniyle jandarma personeli ile katılımcılar arasında zaman zaman gerginlik yaşandı.
Mahkemeye diploma savunması için gelmediğini ifade eden İmamoğlu, “Bir gencin devletine inanarak kurduğu emeğinin nasıl geriye doğru söküldüğünü göstermek için geldim” dedi. İstanbul Üniversitesi’nin 2024 yılı Ekim ayında hazırladığı “Yatay Geçiş Bilgi Notu”na atıfta bulunan İmamoğlu, üniversitenin kendi raporunda, “35 yıl önce aradığınız şartlar bugün yoktu. Bu kuralları alıp 18 yaşındaki gencin başına balyoz gibi indiremezsiniz” ifadelerinin yer aldığını belirtti. İmamoğlu, üniversitenin bilgi notuna rağmen diplomasının iptal edilmesini eleştirerek, “Kendi hazırladığı not geçerli değilse hangi belge geçerli olacak?” diye sordu. Kendisinin sürecin en masum taraflarından biri olduğunu savunan İmamoğlu, başvurunun tamamen üniversitenin kendi iradesi ve yürürlükteki mevzuata dayalı olarak yapıldığını vurguladı. “Orada öngörülebilir, planlı, kişiye özel bir durum yoktur. İlan herkese açıktır. Kim başvurur, kim kazanır, kim değerlendirilir, bunların hiçbiri önceden tahmin edilemez” dedi.
Hukuki bir değerlendirme değil
Üniversiteye sunulan dilekçe ve ek belgelerin içeriğine de değinen İmamoğlu, “Dilekçede gizli hiçbir ifade yoktur, yanıltıcı tek bir beyan yoktur. Bu bir lütuf talebi değildir, devletin tanıdığı bir hakkın kullanılmasına ilişkin başvurudur” ifadelerini kullandı. Ayrıca kimlik belgeleri, transkript ve üniversite tanıtım broşürlerinin de başvuru dosyasına eklendiğini belirtti. İmamoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün geriye dönüp ‘Bilgi eksikti, üniversite yanıltıldı’ demek, hem dosyanın içeriğiyle hem de üniversitenin en üst düzey idari işlemleriyle bağdaşmamaktadır. Bu, hukuki bir değerlendirme değil, kötü niyetle yapılmış bir tutumdur. Cumhurbaşkanı adayı olduğumu ilan ettikten sonra 35 yıldır geçerli olan diplomam iptal edilmiştir. 35 yıl boyunca susan idare neden tam da bu açıklamadan sonra harekete geçmiştir?” İmamoğlu’nun ardından avukatları da mahkemede beyanda bulundu. Mahkeme, söz konusu davaya ilişkin kararını 15 gün içinde açıklayacağını duyurdu.



