banner564
banner556

“Başarı için çok çalıştım”

“Gözlerin Ardında Müzikali” ile adından söz ettiren Eda Kandulu öyküsünü anlattı

“Başarı için çok çalıştım”

 Doğuş Özokutan ÇİFTÇİOĞLU

Pırıl pırıl gözleriyle, bitmeyen enerjisiyle, hayallerinin arkasından koşacak kadar cesur, ülkesine âşık genç bir oyuncu, Eda Kandulu… Oyunculuk hayalini gerçekleştirmek için yürüdüğü zorlu yolun ardından şimdilerde “Gözlerin Ardında Müzikali”nin başrolünde önemli başarılara imza atıyor; dizi kariyerinde emin adımlarla ilerliyor.
Eda, 1988’de Güzelyurt’ta, besicilik ve tarımla uğraşan bir aileye doğmuş ve bununla gurur duyuyor. “Toprak insanıyım ben” diyor ve ekliyor “Ellerimi kirletmekten korkmam”… Çok yönlü bir genç kız. Piyano çalıyor, dalış yapıyor. 
Türk Ajansı Kıbrıs muhabirinin sorularını yanıtlayan Eda kendini şu sözlerle anlattı:
“Güzelyurt’ta doğdum. 2 kız kardeşiz, ben küçük olanıyım. Doğu Akdeniz Üniversitesi Rekreasyon Yönetmenliği mezunuyum, turizm yüksek lisansım da var. Annem banka memuru. Kız kardeşim çocuk ve ergen psikiyatristi. 
Mezuniyetten sonra babamın 30 seneyi aşkındır işlettiği Avrupa standartlarında besicilik ve süt üretimi yapılan Kandulu Çiftliği’nde 2,5 sene çalıştım. Bağımsız modellik yaptım. İlk oyunculuk deneyimlerimi üniversite tiyatro topluluğunda oynadığım 2 oyunda yaşadım, bir daha oyunculuktan kopamadım, hep profesyonel oyuncu olabilme yollarını aradım.”

Fotomodellikle değişen öykü…
Üniversitenin son yılında, Şubat tatilinde Müjdat Gezen Sanat Akademisi’ne başvurmuş Eda, kabul de edilmiş ama okulu bitirmesine bir dönem kaldığı için önce üniversiteyi bitirmeye karar vermiş.
Ancak bu plan sonrasında çeşitli nedenlerle hayata geçememiş. 
Senem Kara Bağdatlı’nın butiğinde sattığı ürünlerin fotoğrafları için kendisine ulaşmasıyla, foto modellik kariyeri başlamış. Olaylar birbirini kovalamış ve Eda modellik ajansları için aranan bir isim olmuş.
Defilelerde boy göstermeye başlayan Eda’nın, kendisini geliştirmek için diksiyon kursuna yazılması, böylece Özüm Arkan’la bir araya gelmesi, hayat yolunu da değiştirmiş.
Diksiyon dersleri için İstanbul’a taşınan ve 6 ay burada yaşayan Eda, hocası Arkan’ın önerisiyle tiyatro eğitmeni Kemal Başar’la tanışmış.
“Çok heyecanlanmıştım” diye anlatıyor o günleri Eda, 28 yaşına yaklaştığı için acaba artık çok mu geç diye düşünse de dönmemiş yolundan.
Tiyatro Keyfi’nde Kemal Başar’dan bir yıl kadar ders aldıktan sonra uzun süre de asistanlığını yapan Eda, bu yolda yıllarca tek kuruş kazanmadan kendisine söylenen her şeyi, sahneyi silmek de dahil her şeyi yapmış.

Gözlerin Ardında…
“Gözlerin Ardında”, down sendromlu oğlunun doğumundan sonra tamamen yalnız bırakılan bir annenin öyküsünü anlatıyor.
“Bu bir tiyatro eseri, sanatsal yanı çok ilgi görüyor, konu da elbette izleyicinin ilgisini çekiyor” dedi Eda ve ekledi:
“Bildiğim kadarıyla down sendromunu böylesine ayrıntılı anlatan bir başka tiyatro metni yok. Ama tiyatro da bir eğitim aracı değil, sanat dalı. Biz herkesin başına gelebilecek bir toplumsal gerçeği sahneliyoruz. Ben de oynamıyor, yaşıyorum.” 
Bütün bunlar olurken televizyon sektörünün kapıları da açılmış Eda için. Yeni Gelin isimli dizide birkaç bölüm yer alan Eda, tiyatro sahnesi ve set arasında mekik dokumuş bir dönem. Artık Yeni Gelin’de oynamıyor ancak sinema ve televizyon gelecek planlarında önemli yer tutuyor. 
“Kıbrıs’tan ayrılan Eda ile şu anki Eda arasında çok büyük fark var” diyor Eda, hayata bakışının, karakterinin, insanlarla ilişkilerinin, dünya görüşünün olumlu yönde geliştiğini söylüyor.  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner464

banner468