‘Kalbin Cennet ve Cehennemi’ adlı kitabıyla ilgi toplayan Mehmet Gündoğan, Genç Vizyon’a konuk oldu

Kız kardeşim etkileyici oldu

‘Kalbin Cennet ve Cehennemi’ adlı kitabıyla ilgi toplayan Mehmet Gündoğan, Genç Vizyon’a konuk oldu

Genç Vizyon
Cemre AKAR
 
 Mehmet Gündoğan, zaman zaman yazan, okuyan ve dans etmeyi seven bir insan. Son günlerde ‘Kalbin Cennet ve Cehennemi’ adlı kitabıyla ilgi toplayan Gündoğan, kitap konusunda karar verirken, kız kardeşinden etkilendiğini söylüyor.
  Genç Vizyon’a konuk olan Mehmet Gündoğan, çocukluk yıllarında aşk şiirleri ile başlayan yazma merakının ilerleyen yıllarda farklı konularla devam ettiğini belirtiyor.

  Soru: Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz? 

Yanıt: 8 Ocak 1983 Lefkoşa doğumluyum. Doğu Akdeniz Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi’nden 2007 tarihinde mezun oldum. Yazı yaşantım; 1998 yılında platonik aşklar yaşadığım çocukluk dönemime rastlar. İlk yazdığım şiirin ismini dün gibi hatırlarım. Adı ‘Seni Sevdim Seveli’, çok acemice yazılan bir şiirdi. O vakitler kitap da okumuyordum çünkü kitap okuyarak yazı yeteneğimi gelişebileceğini aklıma getirmiyordum. Kitap okuyan bir aile içinde büyümedim. Zamanla farkına vardım kitap okumanın değerini. İlk okuduğum kitap lise 3’te edebiyat öğretmenimiz Ulus Gerçek’in bize bir ödev vermesiyle oldu, romanın yazarı ve adı, Esat Mahmut Karakurt’un “Çölde Bir İstanbul Kızıydı.” Bu ödevden sonra 20 yaşıma kadar elime kitap sürmedim. Nedenini ben de bilmiyorum şu an bile kafamda bir düşünce sarih değil. Takriben 2003 yılıydı bir arkadaşımın bana Amerikalı yazar O’Henry’nin (William Sydney Porter) kısa hikâyelerinden oluşan “Son Yaprak” kitabını okumam için vermişti. Bu kitabı okuduktan sonra, bir daha hiç kitapları bırakmamacasına kalbimden hiç düşürmedim.
     2003 yılında başta araştırmacı-yazar ve aynı zamanda şair olan merhum çok kıymetli hocam Harid Fedai ile tanıştım. Yaklaşık iki sene boyunca aralıklı olarak görüşüp 2 saatlik özel ders gibi beni edebiyat konusunda eğitti. Benim için yazı alanında bir dönüm noktasıydı. İkincisi ise üniversite sıralarında büyük Alman yazarı Johann Wolfgang von Goethe’nin MEB Yayınlarından çıkan bin sayfadan fazla olan “Şiir ve Hakikat” kitabını okumamla oldu. Kitabı okumam üniversitedeki aldığım derslerden de dolayı üç ayı bulmuştu. Çok etkilendiğim bir kitaptı. Üçüncü inkişafım ise merhum çok kıymetli Profesör Şerif Aktaş bana Friedrich Nietzsche’nin kitaplarını okumamı söylediği yirmili yaşlarımın ortasında oldu. Bunun dışında, Hasan Âli Yücel’in Klasiklerinin bir kısmını okumam, Nurullah Ataç’ın, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın, Yahya Kemal Beyatlı’nın, Peyami Safa’nın, Nihat Sami, Banarlı’nın, Mehmet Kaplan’ın, Cemil Meriç’in, Nurettin Topçu’nun, Dücane Cündioğlu ve daha bunun gibi çok kıymetli Türk ve yabancı yazarların deneme kitaplarını okuyarak kendimi geliştirmeye çalıştım. Yaklaşık elliye yakın roman, birçok özlü-söz ve birçok şiir kitabı toplamda şimdiye kadar iki bine yakın kitap okumuşumdur. Şu an ise Mevlana’nın Mesnevisi, Said Nursi’nin Sözlerini, Muhammet İkbal’in Cavidnamesini ve Profesör Ali Özek’in bulunduğu heyetin ve Kuran’ı Kerim Mealini okumaktayım.
En çok Dini, Tasavvufî ve Deneme eserleri okumaktayım şu sıralar. Ayrıca, yabancı ve nitelikli roman yazarlarını okumayı artırdım çünkü daha kaliteli romanlar yazmak istiyorum. Şu an “Aşk, Tango ve Felsefe” adlı romanım üzerinde altı aydan beridir çalışıyorum. İnşallah Allah yar ve yardımcım olur romanımı muvaffakiyetle bitirebilirim. 
Soru: Kitapta anlatılmak istenen temelde nedir? Kitabın mesajı nedir?

Yanıt: Yeni yayımlanan ilk romanıma gelecek olursak, esinlenme ve ilk yazmayı düşünme serüvenim(kafamdaki taslak) kız kardeşimin ayrı yumurta ikizi iki kız çocuğu olmasından dolayı gelişti. Yıllardır kalbimdeki ve kafamdaki düşüncelerdi yazdıklarım. Ve yıllarca okuduğum kitapların notları, ikisi bir araya gelerek bir roman, çetrefil bir hikâye oluşturdular.
Diyalog gazetesinde bir kısmını tefrika olarak yayımladığım 75 bölümden oluşan bir yolculuk hikâyesi. Ana karakterlerin üç kişiden oluştuğu; nefse hâkimiyetin ve nefsin hâkimiyeti üzerine tasavvufi ögelerin de olduğu mistik bir atmosfere sahip hakikatin arayışına çıkan saf kalplerin havsalasına gizlenen düşünceleri anlatıldı. Şuur üstü hayâllerin olduğu metafizik bir felsefeyle İslam Literatürünü yansıtan kelimelerle; düşünme telakilerinin yapıldığı dayı-yeğen diyalogları hâkim romanın bütününe. Ve birçok kitaptan ve yazardan alıntılarla yazılanları destekler nitelikte özlü-sözlerle bezenmiştir. 
  Soru: Şu ana kadar beklediğiniz ilgiyi gördü mü? Kitabınızı almak isteyenler nasıl temin edebilir? Bir imza günü düşünüyor musunuz?

Yanıt: Şu ana kadar kitabıma ilgi, meşhur bir yazar olmadığımı düşünürsek iyi gidiyor, okuyan okuyuculardan gelen tepkiler güzel. Kitabı almak isteyenler internette “Kalbin Cennet ve Cehennemi” ‘Mehmet Gündoğan’ diye araştırırlarsa 25’ten fazla sitede satışta, o sitelerden herhangi birini tercih ederek satın alabilirler. Kıbrıs’ta yaşayan romanlara meraklı okuyucular ise Lefkoşa’daki Deniz Plaza’dan kitabımı temin edebilirler. Şu an herhangi bir imza günü düşünmüyorum. İlerde ancak yoğun bir talep olursa, yapmaktan mutluluk ve gurur duyarım.   

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER