banner564

Linda Fraim, korku ve panik hallerini değerlendirmeye devam ediyor (2)

Evler ‘mini market’ oldu

Linda Fraim, korku ve panik hallerini değerlendirmeye devam ediyor (2)
banner598

Cemre AKAR

Klinik Sağlık Psikoloğu, Aile Terapisti ve Travma Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Linda Fraim, Covid-19 nedeniyle insanlarda korku ve panik hallerini değerlendirmeye devam ediyor (2)

Genç Vizyon’un sorularını yanıtlayan Klinik Sağlık Psikoloğu, Aile Terapisti ve Travma Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Linda Fraim, bugün de insanların marketlere ve bankalara akın etmesini ve diğer önemli gelişmeleri değerlendirdi.

  Soru: Birçoğumuz tedirginlik ve kaygı içinde marketlere ve bankalara saldırdı. Bunun psikolojik tarafını ve etkilerini nasıl açıklarsınız?

  Yanıt: Bizler korku, panik ve belirsizliğin hakim olduğu durumlarda düşünmeden, ani kararlar verip hayatta kalma içgüdümüz devreye giriyor. Paniğimizin artma sebeplerinden bir tanesi de medyadan konu ile ilgili haberlerin çarpıtılarak, abartarak ve ajitasyonla süsleyerek sosyal medyaya akmasıdır ve burada saniyeler içerisinde büyük bir kitleyi harekete geçirebilecek bir kapasiteye sahip olmasıdır. Şimdi hal durum böyle olunca ve bizler bu abartılan ya da ajitasyonu bol olan haberleri okuduğumuzda ilk işimiz stok yapmak. Gerekli gereksiz ne geçerse elimize onun stokunu yaptık. Örneğin bu ilk hafta evde kalma durumları ortaya çıktığında herkes marketlere giderek bol miktarda tuvalet kağıdı aldı ve gıda raflarını boşalttı. Dışarıdan bakıldığında bu kadar çok tuvalet kağıdını ne yapacak bu insanlar diye düşünenler çok oldu. Hatta gerekli gereksiz ne varsa raflardan toplandı ve ihtiyaç sahipleri markete geldiklerinde boş raflarla karşılaştı. Yani panik anında bizler oldukça bencilleşebildiğimizi de gördük. İşin özünde hayatta kalma olgusu söz konusu olduğunda bizler kendimizi ve ailemiz dışında hiç kimseyi düşünmüyoruz. Atasözümüz bile var bu bencil tarafımızı anlatan “önce can sonra canan.” Bankalara koştuk çünkü parasız kalmaktan korktuk. Halbuki ev hapsinde kaldığımız dönemde paradan ziyade kart kullanımının çok daha sağlıklı olduğunu yetkililer söyledi. Marketteki temizlik malzemesi, un, ekmek, yumurta, süt ve temizlik maddelerini de stokladık. Niye? Yine panik anında, almış olduğumuz abartılan haberler nedeniyle mantıklı düşünme yetimizi kaybettik. Daha sonra tabii biraz daha sakinleştik ama bu sefer uzatılınca sokağa çıkma yasağı biraz daha panik yaptık ama bu sefer ihtiyaç duyduğumuz şeyleri satın aldık ve makul ölçülerde. Neden? Çünkü alışveriş imkanlarımız kısıtlanmadı. Daha hiç bir şey belli değilken bizler bütün olup bitenleri medyada çıkan Çin ve İtalya örneklerinden ve görüntülerinden yola çıkarak hareket ettiğimiz için bildiğiniz dünyanın sonu geliyor edasında hareket ettik.


İşten uzak kalmanın etkileri ne olacak?

Soru: Güncel gidişat en az bir aylık sürenin evde, iş yaşamından ve sosyal yaşamdan uzak geçeceğini göstermekte. Bu sürecin psikolojik etkileri ne olacak?

  Yanıt: Devlet büyüklerimiz bu pandeminin genel ilerleyişini aylık projeksiyonlar bazında hareket ediyor ancak düşündüğünüz zaman Çin’de ortaya çıkıp tavan yapması 4-5 ay sürdüğünü düşünürseniz biz Mart itibariyle evlerimize kapandık ve önlemlerimizi aldık. Bana göre bu süreç bir aydan daha fazla sürecek çünkü öyle 1-2 aylık bir süreç değildir ve uzayacak. Elbette temennim uzamaması yönünde çünkü çoğumuz kısıtlı alanlarda hareket etmeye alışık değiliz. Şimdi bizler sosyal varlıklar olduğumuzu düşünürsek bizler sosyalleşmeden duramıyoruz. Eşimizle, dostumuzla, komşumuzla sürekli irtibat halindeydik, meyhanelere giderdik, yeme içme eğlence ve sinema derken bunların hepsi geniş alanlardan evimizin sınırlarıyla kısıtlandı. Sosyalleşmemizi görüntülü görüşmeler, canlı bağlantılar üzerinden dünya ile irtibat halinde kalmayı, “her şey gayet iyi, biz iyiyiz” mesajını bizden uzakta olan sevdiklerimizle paylaşarak veya yeteneklerimizi kaydedip videolar şeklinde sosyal medyada yayınlayarak yine sosyalleşiyoruz aslında. Bu salgından önce de bunları yapıyorduk. Bizim genel olarak sosyalleşme anlayışımız sarılma, öpüşme, tokalaşma, bir arada kahve içme, yeme, dans etme olarak algılıyoruz. Temas ederek gezinmeye toplu halde yeme içmeye dayalı olan sosyalleşmemiz kısıtlandı sadece. Yoksa geriye kalanları elbette evimizde ailelerimizde de yapabiliyoruz aslında. Bunları yapmıyorsak, kendimizi içimize kapattıysak, dışarıya çıkmaktan korkar hale geldiysek, dünyadan bağlantımızı koparttıysak ve/veya benzeri sağlıklı olmayan benzeri davranışlarda bulunuyorsak bunlar tabii çok ciddi sonuçlar doğurabilir. Hatta uzun bir süre psikolojik ve psikiyatrik tedavi gerektirebilecek boyutlara gelebilir.
  Unutmayın ki sırf bu yaşadığımız pandemiden dolayı bu yaşadıklarımız ortaya çıkmadı. Daha öncesinde bir psikolojik problemimiz, dünyaya bakış açımız, problem çözme becerilerimiz, farkındalık düzeyimiz, hastalık ve genel algımız ve birçok etmen pandemi sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek ve çıkacak olan psikolojik problemlerimizin olgunlaşmasında önemli bir rol oynayacaktır. Tek yönlü olaya bakıp “aaa her şeyimiz kısıtlandı, hareket alanımız daraldı, çıkamıyoruz, konuşamıyoruz, hiçbir şey yapamıyoruz, bunun sonu felaket” demekle psikolojimizi elbet bozarız ama bir tek bu olumsuz düşünce değildir bizi etkileyen.

Rahatlama açısından ne yapılmalı?

  Soru: Bu süreci daha rahat atlatabilmemiz için neler yapılmasını önerirsiniz?
Yanıt: Bu süreci daha rahat atlatabilmemiz için öncelikle doğru bilgiye sahip olmamız gerekiyor. Temelde bilgi edinme kanallarımız şu anda üç taneden oluşuyor - sosyal medya, internet ve televizyon. Evet Türkiye kanalları ve KKTC kanallarını sürekli izliyoruz. Ortalama olarak %10 civarında olumlu içeriği olan haber verildiğini düşünürsek geriye %90 Covid-19 vaka, ölüm, insanların laf dinlemeyip evde oturmaması, ekonomik paket, vesaire gibi haberlerden oluşuyor. Bunun dışında elimizde cep telefonuyla neredeyse obsessif bir şekilde 7/24 sosyal medya üzerinden doğru ve yanlış bilgileri ayırt edemediğimizden dolayı kendimizi olumsuz bir döngünün içerisine sokuyoruz. Zaten evlerde oturmaktan hepimizin bunaldığı bu dönemde, özellikle apartman dairesinde çocuklarıyla birlikte oturan aileler, hayatımızı televizyon ve sosyal medya üzerine kurmamalıyız. Bahçeli evi olanlar bir nebze olsun biraz daha bir avantaja sahip, en azından dışarıya çıkıp dolaşma şansı var ama yine bilgi edinme konusunda farkı yok.
  Bu süreçte doğru bilgi kaynaklarından bilgilerimizi edineceğiz. Normal işe gider gibi rutinlerimizi devam ettireceğiz. Kalkma saatlerinizde değişim olmasın. Kahvaltınızı edin ve akabinde kendinizi meşgul edebileceğiniz şeyler planlayın. Evde spor yapılabilir, kitap okunabilir, kitap yazılabilir, el becerileri geliştirilebilir, müzik dinlenilebilir, varsa evde çocuklar onlarla yaş grubuna uygun oyunlar oynanabilir, telefonlar nedeniyle ailenizle kaybetmiş olduğunuz kaliteli iletişim ve kaliteli vakit kavramlarını yeniden kazanabiliriz, cep telefonu/tablet/internet erişimlerinizi sınırlandırın ve daha üretken şeyler yapın. Kendimizi meşgul tutarsak elbette mevcut durum üzerinde çok fazla da düşünme şansımız da olmaz. Bu mevcut durumdan kaçmak için polyanacılık oynayalım elbette demiyorum. Elbette korkularınızı, endişelerinizi, kaygılarınızı, anlam veremediklerinizi dile getirin. Konuşun. İçinize atmayın. Mevcut durumu unutmak için riskli davranışlarda bulunmayın – malum bu davranışlar problemi çözmediği gibi geçici bir süre için yamalayarak sizi daha da olumsuz etkileyecektir.

Yarın: Sağlık ve mali kayıpların yarattığı endişeler
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Selçuk Uzkan
Selçuk Uzkan - 4 yıl Önce

Silah ile oldurmeler bitti.biyolojik savaş lar ile öldürülecek.insanlar.abd.icat etti.gizli.tek suçlu amerika

SIRADAKİ HABER

banner608

banner473