Rum baskısı altında

banner453

AB temsilcisi Borrell, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine ilişkin kısıtlayıcı tedbirlerin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi

Rum baskısı altında
banner432

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, geçen yıl 15 Temmuz'da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine ilişkin kısıtlayıcı tedbirler için kabul edilen çerçeve belgesini hatırlatarak, bu bağlamda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin talebi üzerine yeni adımlar atılabileceğini söyledi. Borrell, "Türkiye'nin AB çıkarlarına ve üye ülkelerin egemenliğine zarar veren tek taraflı faaliyetlerine son vermesi gerekiyor" şeklinde konuştu. 
Borrell, yeni tip Coronavirüs (Covid-19) salgını tedbirleri sonrası AB üyesi ülkelerin Dışişleri Bakanlarını ilk kez yüz yüze Brüksel'de bir araya getiren Dış İlişkiler Konseyi sonrasında basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ile ilişkilerin ise bir diğer gündem maddesi olduğunu kaydeden Borrell, "uzun ve ilginç" bir tartışma gerçekleştiğini söyledi.
Borrell, "Dışişleri Bakanları, benim onlara Yüksek Temsilci olarak sunduğum sonuçları kabul etti ve bunlar gelecekteki ilişkileri belirleyecek." diye konuştu.
Bu çerçevede Türkiye'nin önemli bir ortak olduğunu tekrar vurguladıklarını belirten Borrell, "Türkiye ile ilişkilerimizi AB değerleri ve çıkarlarıyla uyumlu olarak geliştirmek ve güçlendirmek istiyoruz" dedi.
Borrell, Dışişleri Bakanlarının Türkiye'yle ilişkilerin zorlu bir süreçten geçtiği konusunda da hemfikir olduğuna işaret ederek, Doğu Akdeniz ve Libya'daki gelişmelerin AB'nin çıkarlarıyla çatıştığını dile getirdi.

Türkiye’ye ‘faaliyetlerine son ver’ çağrısı
Yüksek Temsilci Borrell, "Herkesin istediği ve desteklediği güven ortamının inşa edilmesi için Türkiye'nin AB çıkarlarına ve üye ülkelerin egemenliğine zarar veren tek taraflı faaliyetlerine son vermesi gerekiyor" dedi.
"Diyalog ve müzakere yoluyla gerginliğin azaltılması ve uzlaşı sağlanması için yollar aramamız gerektiği konusunda mutabık kaldık" diyen Borrell, "Diğer taraftan Türkiye'nin faaliyetlerinin ortaya çıkardığı sınamalara karşı atabileceğimiz olası adımlar üzerinde de çalışacağız" ifadesini kullandı.
Borell, AB Konseyinin geçen yıl 15 Temmuz'da Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerine ilişkin kısıtlayıcı tedbirler için kabul ettiği çerçeve belgesini hatırlatarak, bu bağlamda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin talebi üzerine yeni adımlar atılabileceğini ve konunun tekrar ağustos sonunda ele alınacağını kaydetti.
Dışişleri Bakanlarının, Ayasofya'nın yeniden cami olarak ibadete açılmasını kınadığını da aktaran Borrell, Türk yetkililere kararlarını gözden geçirmeleri için çağrıda bulundu.

AB’nin kısıtlayıcı tedbirler kararı
Brüksel'de toplanan AB Dış İlişkiler Konseyi, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki sondaj faaliyetlerini ele aldığı toplantıda, kısıtlayıcı tedbirler için bir çerçeve belgesinde anlaşmıştı. Toplantı sırasında AB Konseyinden yapılan yazılı açıklamada, "Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de yaşa dışı sondaj faaliyetlerine cevap olarak uygulanması planlanan kısıtlayıcı tedbirler için bir çerçeve belgesi kabul edildi." ifadesine yer verilmişti. 
Çerçeve belgesinin Doğu Akdeniz'deki "yasa dışı sondaj faaliyetlerinden" sorumlu kişi ve kurumlara karşı kısıtlayıcı tedbirler uygulanmasını mümkün kılacağı belirtilen açıklamada, söz konusu tedbirlerin seyahat yasağı ve kurum ve kişilerin mal varlıklarının dondurulmasından oluşacağı kaydedilmişti.
Açıklamada, kısıtlayıcı tedbirler listesinde yer alacaklara AB'den kişi ve kurumların fon aktaramayacağının altı çizilmişti.
"Kısıtlayıcı tedbirlerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin karasuları, münhasır ekonomik bölgesi ya da kıta sahanlığında" sondaj faaliyetlerinde bulunan kişi ve kurumları hedef alacağı aktarılan açıklamada, kararın ekim ayı AB Liderler Zirvesi'ndeki sonuç bildirgesiyle uyumlu olduğu belirtilmişti.
 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner455

banner460