banner556

“Türkiye’nin oyuncağı olmak istemiyoruz”

Selanik’te konuşan Anastasiadis, Kıbrıs sorunuyla ilgili gelişmeleri değerlendirdi

“Türkiye’nin oyuncağı olmak istemiyoruz”

   Fileleftheros gazetesine göre; Selanik’teki “Aristotelio Üniversitesi” ile “Kıbrıs Üniversitesi”nin düzenlediği etkinlikte konuşan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs sorununun “barışçıl, itibarlı, işlevsel ve sürdürülebilir” çözümüne ilişkin siyasi iradesini yineledi. “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye’nin oyuncağı haline getirileceği” ve “Doruk Anlaşmalarıyla BM ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı” bir çözümün kabul edilmeyeceğini belirtti.
   Anastasiadis, Türkiye’nin uzun vadeli hedeflerinin doruk noktasının “çözüm temelinin terk edilmesi ve iki bağımsız devlet meydana getirilmesi”, “kapalı bölge Maraş’ın statüsünün değiştirilmesiyle toprak üzerinde yeni oldubittiler yaratılması”, “145 kilometrekarelik Kıbrıs Rum toprağının daha fazla askerleşmesi için Türk ordusuna verilmesi”, “Kıbrıs Cumhuriyeti MEB’indeki yasadışı müdahalelerle uluslararası deniz hukukunun sürekli ihlal edilmesi” olduğunu iddia etti

İki devlet olmaz
   Bu arada Alithia gazetesinde yer alan habere göre, Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis “GR Diplomatic Review”e verdiği demeçte, Kıbrıs’ta iki devlet çözümünün kabul edilemeyeceğini iddia etti.
   Rum Yönetimi’nin “devam eden Türk provokasyonlarının ele alınması için, Yunanistan’la tam koordinasyon içerisinde çalışmayı sürdüreceğini” söyleyen Hristodulidis, Kıbrıs sorununda çözüme varılmasının yolunun BM’nin ilgili kararları temelinde, BM himayesindeki müzakereler süreci olduğunu kaydetti. Hristodulidis, üzerinde hem fikir olunan tek çözüm temelinin de, BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarında belirlendiği üzere siyasi eşitliğe sahip iki kesimli iki toplumlu federasyondan başka bir şey olmadığını savundu.
   Bu gidişata yönelik sarsılmaz bağlılıklarını da dile getiren Hristodulidis, bu hedefe varılması için, müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin uygun koşulların meydana getirilmesi konusunda çalıştıklarını dile getirdi.
   Bunun dışındaki her şeyin bu çerçevenin dışında olduğunu ve herhangi bir tartışmanın konusu olamayacağını da savunan Hristodulidis, uluslararası toplumun ve AB’nin de aynı net teze sahip olduğunu öne sürdü.

Türkiye’ye faydası çok
   Hristodulidis “mantıklı düşünen bir Türkiye’nin, Kıbrıs sorununun çözümü aracılığıyla, bizzat kendisi için ortaya çıkabilecek faydaları kolayca algılayabileceğini düşündüğünü” de öne sürdü.
Türkiye ve Kıbrıs Türk toplumu liderliğinin iki devlet çözümü ve egemen eşitlik konusundaki açıklamalarını takip ettiklerini de dile getiren Hristodulidis, bunların, net bir şekilde üzerinde hem fikir olunan çözüm çerçevesinin dışında olduğunu kaydetti. Hristodulidis, bu duruşun BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları, AB kararları ve uluslararası toplumun tamamının uzun vadeli tezlerine aykırı olduğunu iddia etti.
Hristodulidis, başka olguların yanı sıra, Türkiye’nin Kıbrıslı Türkler karşısındaki politikası ve Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili yaklaşımı konusunda, KKTC’de sürekli artan tepki seslerinin görmezden gelinmemesi gerektiğini de iddialarına ekledi. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner474