‘Başıma musallat oldu’ 

Cinayet sanığı Meryem Doğu, abi dediği, baba olarak gördüğü Memduh Ulugün’ün cinsel saldırısına maruz kaldığını öne sürdü

‘Başıma musallat oldu’ 

 Suna ERDEN

Girne’ye bağlı Alsancak’ta 13 Mart 2018 tarihinde meydana gelen Memduh Ulugün cinayetinin sanığı Meryem Doğu dün tanık kürsüsüne çıkarak başından geçenleri anlattı. Doğu, bıçaklayarak öldürdüğü Ulugün ile gönül ilişkisi olmadığını, cinsel saldırıya uğradığını öne sürdü. Sanık Doğu, “Onu abi olarak gördüm. Bana yan gözle bakacağı aklıma bile gelmezdi. Bana zorla sahip oldu” dedi. Dört çocuk annesi olduğunu ifade eden Doğu, belki bir daha çocuklarımı göremeyeceğim. Belki yıllarca hapiste kalacağım. Ama bilsinler ki anneleri kötü bir kadın değil. Onu baba gibi abi gibi gördüm. Gönül ilişkim asla olmadı. Başıma musallat olmuştu. Sadece ilkokulu bile okumamış biri olarak düştüğüm durumdan nasıl çıkacağımı bilemedim. Keşke polise gitseydim” ifadelerini kullandı.

Bana yan gözle bakacağı aklıma gelmezdi
Yıllardır KKTC’de olduklarını, her şeyin Ulugün’ün evine kiracı olarak taşınmaları ile başladığını söyleyen Doğu, cinayet gününe kadar olanları mahkemede anlattı. Doğu şu iddialarda bulundu: 
 “Ev arıyorduk ve Alsancak’ta Memduh Ulugün’ün evine bulup yerleştik. Kısa sürede ailece görüşmeye başladık. Ben ona Memduh abi diyordum. Gerek kendisi gerek eşi bize karşı çok iyiydiler.  Bize çok yardımcı oldular. Ailecek bir birimize gidip gelmeye başladık. Onları ailemiz bildik.  Eve taşındıktan ilk 10 ay içerisinde Memduh abinin hiçbir ters hareketini görmemiştim. Bana kötü gözle bakacağı aklıma bile gelmezdi. Onlar ailecek bize bizde onlara gidiyorduk. Ben Memduh beyin eşine de ev işlerinde yardım ediyordum. 10 ay boyunca çok iyi aile ilişkilerimiz oldu. Eşim Mehmet Doğu da Memduh abiyi ve ailesini çok seviyordu. 
Ne zaman evlerine temizliğe gitsem yanımda 2 buçuk yaşımdaki kızımı da götürüyordum. Bir gün yine Memduh beyin eşi benden evi temizlememi istedi. Ben de sabah saatlerinde gittim. Memduh Bey ve oğlu evdeydi. Kapıları camları açtım temizliğe başladım. Oğlu bir süre sonra gitti.

İçince bayıldım
Ben evi temizlerken Memduh Bey bana, “Bizim akrabalar çok güzel üzüm suyu yaparlar. İstersen size de getireyim. Çocuklara da içirirsin” dedi. Ben de alkol nedir bilmem hayatımda hiç içmedim. Ben de dedim ki “Benim çocuklarım her şeyi yemez. O da “Önce sen iç beğenirsen çocuklara getireyim”. Zaten bir garipti, morali bozuk gibiydi. Ben de içtim, ne olduğunu bilmiyorum. Başım döndü, düştüm. 
Uyandığımda Memduh Bey çırılçıplaktı. Benim de alt kıyafetim yoktu. Çığlık attım. Ne yaptın sen dedim. “Şeytana uydum. Yapmamam lazımdı. Çok özür dilerim” dedi. 
Temizlik yaparken açtığım tüm kapı ve pençeleri kapatmıştı. Ben de sen ne yaptın, seni kocama söyleyeceğim” dedim.

Söylersen sen kaybedersin
O da, “Söylersen senin başın belaya girer. Kendi isteğinle yaptın derim. Zaten temizlikçiler evlere gittiğinde bu tür şeyler yapıyorlar. Kimse sana inanmaz. 30 yıllık karım bana inanır. Hem Türkiye’de erkekler ya karılarını öldürüyor ya da boşuyor. Senin başına da bunlar gelir” dedi.  Kendimi evden dışarı attım. Eve inip ağladım. 
Bu olaydan sonra mesafe koydum. O eve geldiğinde yanlarına oturmuyordum. Sustum yuvalar yıkılmasın, bir olay çıkmasın diye konuşmadım. Bu ilk saldırıdan bir ay sonra içip içip evimin etrafından dolanmaya başladı. Eşimin işe gidiş saatlerini bildiği için evin etrafında dolaşıyordu. Çok korkuyordum.

Tek çare gitmekti
Bir gün sabah erken eşim çocukları aldı okula bıraktı kendisi de işe gitti. 2 buçuk yaşımdaki kızımla uyuyordum.  Birden biri bana dokunmaya başladı. Önce eşim sandım, eve döndü sandım. Bir baktım bu bana saldırmaya başladı. Küçük kızım ağlamaya başladı. Zaten ikinci olaydan sonra kızım ne zaman onu görse ağlıyordu. Kızımın psikolojisi bozuldu. Eve girmek istemiyordu. Onu görünce çığlık atıyordu.
Eşime sürekli bu evden gidelim, başka yere taşınalım diyordum. Hatta Türkiye’deki annemi arayıp beni gelip almalarını istedim. Çünkü bu adam saldırılarına devam edecekti. Kimseye söyleyemiyordum. İçip içip evimin etrafından dolaşıyordu. Bir arkadaşım vardı, gündüzleri gidip onun evinde vakit geçirmeye başladım. Eşim gelene kadar orada bekliyordum. 

Çırpındıkça battım
Bana dört kez zorla sahip oldu. Başıma musallat olmuştu. Olaydan birkaç gün önce eşim onu evimizin penceresinden dışarı atlarken gördü. Eve girmiş haberim yok. Ev ona ait olduğu için nereden gireceğini çok iyi biliyordu. Eşim onu görünce “Çamaşırlarınız yere düşmüş onları topladım” demiş.
Eşim şüphelendi. 12 Mart 2018 tarihinde olaydan bir gün önce eşim telefon faturamı öderken kayıtlarda onu aradığımı gördü ve bana hesap sordu. Ben de onu alıp sakin bir yere gidip yaşadığım her şeyi anlattım. ‘Ben sana ihanet etmedim, düştüm çırpındıkça battım’ dedim. Bana inanmadı. Akşam Memduh beyin evine gidip hesap soracaktı. Bildiğin gibi bir insan değil, çocuklarımız var sana bir şey yapabilir dedim. Sabahı bekledi. Sabah Memduh abiyi aradı ve elektriklerin bozuk olduğunu, gelip bakmasını söyledi.
Memduh Bey ile beni ilişkimiz olmakla suçluyordu. ‘Bu kadınla evleneceksin’ dedi. Ben de ‘bu adamın karısı olacağıma ölürüm’ dedim.

Kendimi kaybettim
Eşim evden gitti. Memduh Bey de gitti. Bana inanmıyordu ben de Memduh beyi arayıp gelip doğruları anlatmasını istedim. Benim rızam dışında olduğunu, suçum olmadığımı söylemesini istedim. Olay günü saat 12.00 sıralarında beni telefonda aradı ve dışarı çıkmamı söyledi. Eşim o esnada çocuklarla salondaydı. Çıktım elliyle işaret edip gel dedi.  Bıçağı alıp yanına gittim. Ya beni bu pislikten kurtar ya da beni öldür dedim.
O da ‘git yuvana’ dedi. Ben de ‘yuvamı bıraktım. Evimi, çocuklarımı, eşimi her şeyimi kaybettim. Gel kocama gerçeği anlat ‘dedim. Bana ‘senin kızınla da yatsaydım böyle konuşmazsın’ dedi. Kendimi kaybettim. Bıçakla saldırdım.  Tam ne olduğunu hatırlamıyorum. Kendimi kaybetmişim. 
Az ceza almak için bunları anlatmadım. Belki bir daha çocuklarımı göremeyeceğim. Belki yıllarca hapiste kalacağım. Ama bilsinler ki anneleri kötü bir kadın değil. Onu baba gibi abi gibi gördüm. Gönül ilişkim asla olmadı. 
Sadece ilkokulu bile okumamış biri olarak düştüğüm durumdan nasıl çıkacağımı bilemedim. Keşke polise gitseydim.”
Sanık Meryem Doğu’nun şahadetinin ardından dava devam edilmek üzere 17 Mayıs’a ertelendi.  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER