“Hakkımızı yedirtmeyiz”

Erenköy şehitlerini anma töreninde konuşan Akıncı, “Bu adanın ortak eşit sahipliği gerçeğini artık içinize sindiriniz” diyerek Rumlara seslendi

“Hakkımızı yedirtmeyiz”

 Özlem Güran AKKORLU

Şanlı Erenköy Direnişi’nin 54’üncü yıldönümü ve direnişte şehit düşenler, dün Erenköy’de düzenlenen törenle anıldı.
Erenköy Şehitliği önünde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi BaşkanıTeberrüken Uluçay, Başbakan Tufan Erhürman, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan, 28. Tümen Komutanı Tuğgeneral Mahmut Altun, 39. Tümen Komutanı Tuğgeneral Erdal Şener, bazı bakanlar, milletvekilleri, kurum, kuruluş ve sivil toplum örgüyü temsilcileriyle halk katıldı. 
64 otobüsle Erenköy’e giden yaklaşık 1400 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen tören öncesinde mezarlara çiçekler bırakıldı, gül suyu döküldü, buhurlar yakıldı.
Protokol sırasına göre çelenklerin şehitliğe sunulması ve saygı duruşu ile başlayan tören, saygı atışı ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile devam etti.
Törende, daha sonra Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, KTBK Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım ve GKK Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan, Anıt Özel Defteri’ni imzaladı. Defterin imzalanmasından sonra konuşmalara geçildi. Törende, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Yenierenköy Belediye Başkanı Emrah Yeşilırmak ve Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı Mustafa Arıkan birer konuşma yaptı. Konuşmaların ardından şehitliğin gezilmesi ve şehit kabirlerine çiçek konulmasıyla tören sona erdi.


Akıncı, şehitlerin huzurunda çağrıda bulundu
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı konuşmasında Kıbrıslı Rumlar’a şehitlerin huzurunda çağrıda bulundu ve “geleceğin nesillerini artık huzur ve kalıcı barış içinde yaşatmak istiyorsak, bu topraklarda birbirimize tahakküm etme tavırlarını bir yana bırakalım” dedi.
Akıncı Rumlar’a “Bu adanın ortak eşit sahipliği gerçeğini artık içinize sindiriniz. Geleceğe bu bakış açısıyla hep birlikte yürümenin yollarını bulalım” şeklinde seslendi.
“54 yıl önce yaşananları gözden geçirmek, bunun muhasebesini yapmak, o günleri anmak, o gün hayatını seve seve, bu topraklarda özgür insanlar olarak yaşayabilmemiz için feda edenleri saygıyla anmak, gazilerimizi minnetle anmak için buradayız” diye konuşan Cumhurbaşkanı Akıncı, bölge halkıyla birlikte, yüksek öğrenimlerini yarıda keserek bu topraklara koşan Erenköy mücahidi yüksek öğrenim gençliğini saygıyla, hayatını kaybedenleri rahmetle andığını belirtti. Akıncı, hayatta olan gazileri minnetle yad ettiğini de ifade etti.
Yüksek öğrenim gençliğinin, 1964’ün koşullarında belli bir hedef için bu topraklara geldiğine işaret eden Akıncı, o hedefleri şöyle anlattı: “Bu topraklarda tahakküm altında olmayalım, bu topraklarda en az Rumlar kadar bizim de hakkımız teslim edilsin. Bu topraklarda iki eşit toplumdan biri olarak, bu Adanın iki eşit söz sahibinden biri olarak varlığımızı sürdürelim. Ve insanca bir hayat idame ettirebilelim.” 

“Bu ada herkese yeterlidir”
Cumhurbaşkanı Akıncı,Kıbrıs Türk halkının ne o gün ne bugün, kimseyi tahakküm altına almak gibi bir iddialarının olmadığını da dile getirerek şunları kaydetti:
“Hakkımızı kimseye yedirmek niyetinde değiliz. Bu adanın tek sahibi biziz, diğer topluma hak vermiyoruz iddiamız da olmadı. Bir geriye dönüp baktığınızda en belirgin farklılık bu noktada kendini göstermektedir. Rum tarafının Yunanistan’la birlikte hepimizin bildiği megali idea ülküsü, Kıbrıs açısından Enosis ülküsü ‘bu adanın tek sahibi biziz, burası Elen ulusuna aittir ve burayı biz Yunanistan’a bağlamak isteriz’ yaklaşımı olmuştur”.
Buna karşılık Kıbrıs Türk tarafının yaklaşımlarının zaman zaman farklılık gösterse de, temelinde değişmeyen prensiplerinin adanın tek sahibi olmadığı, iki sahibi olduğu yönünde olduğunu belirten Akıncı, şöyle konuştu:
“Bu adanın iki sahibinden biri de Kıbrıs Türküdür. Biz burada hakkımızı istiyoruz. Bu hakkımızı da kimseye yedirmek niyetinde değiliz. Bu adada özgür insanlar olarak tahakküm altına girmeden, huzur ve barış içinde yaşamak istiyoruz. Bu ada herkese yeterlidir. Bu adada barış ve huzur hakim olsun, mutlu insanlar olarak yaşayalım, geleceğimi hepimiz kurtaralım. Kıbrıs Türk halkının gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine bakış açısı, tavrı, davranışı hep bu oldu. Bugün duruma baktığımızda yine farklılık yoktur, bu adada, Kıbrıs Türk halkı olarak istediğimiz, özlediğimiz 1964’de verilen mücadelenin bir devamıdır. Bu topraklarda özgür bir toplum olarak yaşamak istiyoruz.”

Rum tarafına mesaj…
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafına mesaj göndermek istediğini de belirterek, şöyle konuştu: 
“1964’te burada yaşananlar her iki toplum açısından da tarihe mal olmuştur. Şehitler verdik, gazilerimiz oldu, elbette Rum tarafında da bir takım acılar yaşandı. 1974’te de bunlar oldu. Geleceğin nesillerini artık huzur içinde, kalıcı barış içinde yaşatmak istiyorsak, geliniz artık bu topraklarda birbirimize tahakküm etme tavırlarını bir yana bırakarak, bu adada bir tek ulusa, bu adanın topraklarının bir tek tarafa ait olmadığı gerçeğini ve bu adanın ortak sahipliliği gerçeğini artık içinize sindirin ve geleceğe bu bakış açısıyla hep birlikte yürümenin yollarını bulalım”. 


Yeşilırmak: Direniş sayesinde bugünlere gelindi
Yenierenköy Belediye Başkanı Emrah Yeşilırmak da konuşmasında, Erenköy’den başlayan ve ülkenin geneline yayılan kahramanlık direnişi sayesinde bugünlere gelindiğini kaydetti.
Yeşilırmak, “8 Ağustos birlikte mücadelenin, kendilerini siper eden mücahitlerin, bereketçilerin, askerimizin, talebelerin ve halkın direniş günüdür” dedi. Rumlar’ın Erenköy ve bölge köylerini ortadan kaldırmak için 1 Nisan, 3 Nisan, 4 Nisan ve 7 Nisan’da Nikos Sampson komutasında 8-10 bin kişilik bir ordu ile saldırdıklarını anlattı.
Kıbrıs Türk halkının köylerinden göçmen edildiğini, yıllarca mağaralarda, çadırlarda çoluk çocuğu ile açlık ve sefalet içerisinde yaşamaya maruz bırakıldığını vurgulayan Yeşilırmak, “Eşleri, oğulları, babaları, dedeleri tepelerde savaşırken, kadınlarımız çocuklarıyla birlikte yıllarca acımasız bir yaşam içinde hayatta kalma mücadelesi verdiler. Bu zorlu ama bir o kadar da sıkıntılı direniş 1958 yılından 1964 yıllarına kadar çekilen acıların, yaşanan yoklukların ve sıkıntıların mücadelesidir ” şeklinde konuştu.

Arıkan: Milli davada bir hedef tespit edelim 
Erenköy Mücahitler Cemiyeti Başkanı Mustafa Arıkan da konuşmasında, Aralık 1963’te Rumların Akritas Planı’nı Türklere karşı uygulamaya koyduğu ve bunun neticesinde şehitler verildiğine işaret etti.
Bu süreçte yurt dışında okuyan gençlerin Erenköy’e çıkışı ve verdikleri mücadeleyle ilgili bilgiler veren Arıkan, Erenköy’de bazı yaşananları anlattı.
Konuşmasında Cumhurbaşkanı Akıncı’ya sivil toplum örgütleri, siyasi partiler ve Türkiye’yle birlikte istişare ederek milli davada bir hedef tespit etme çağrısında bulunan Arıkan, bu hedefe ulaşmak için çalışırken, KKTC’nin dünya ile ilişkilerinin ve sorunun çözümü için daha çok zaman ayrılmasını da istedi.


Mesajlar yayınlandı
Öte yandan, Erenköy Direnişi’nin 54. Yıldönümü nedeniyle Demokrat Parti (DP) Genel Sekreteri Özcafer, Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa Milletvekili Ersin Tatar, UBP Milletvekili Aytaç Çaluda,  Milliyetçi Demokrasi Partisi (MDP) Genel Sekreteri Aktaç Atai birer mesaj yayınlayarak şehitleri
minnetle, gazileri de şükranla andıklarını bildirdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER