‘Kabul edilemez

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar, Çalışma Bakanı Çeler’in KKTC medyasını ‘devlet parası ile’ sendikalaşmaya zorladığını açıkladı

‘Kabul edilemez

 Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Reşat Akar 11 Temmuz Basın Gününü fırsat bilen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Zeki Çeler’in, Kıbrıs Türk Gazeteciler Cemiyeti’nin görüşlerini almadan ‘Yerel İş Gücü İstihdamının Desteklenmesi Tüzüğü’ adı altında uygulamaya koyduğu sözde teşviklerin, medya sektöründe  ‘para zoruyla sendikalaşma’ anlamına geldiğini, ayrıca batmış devletin kaynaklarını peşkeş çekmeye yönelik bir hareket olduğunu bildirdi.

   Akar, daha önce yerel TV’lere yardım adı altında her televizyon için devlet tarafından ayda 9 bin dolar ödenmesi kararının alındığını, bunu yaparken yayın kalitesinin aşağılara çekildiğini ve hafif bir rüzgar esintisi veya yağmur durumunda yayınların kesildiğini anımsatarak şöyle dedi:
   “Özel TV’lere yardım kararı alınırken, Maliye Bakanı yine Gazeteciler Cemiyetini dışlayan bir tavır izlemiş, ‘Ben bilirim, istediklerimle dayanışmaya girer, istediğimi yaparım’ mantığıyla hareket etmiştir. Bunun ardından sırf kendi parti organlarına da para akıtabilmek için gazetelere yardım adı altında bir karar almışlar ve temelsiz kurallar getirmişlerdir. Bu kurallar çerçevesinde en fazla yatırım ve istihdam yapan 2 gazete devlet yardımlarından dışlanmıştır. Diğerlerine ayda 3 ile 20 bin TL arasında para yardımı yapılmaktadır.
   Şimdi 3’üncü adımın Çalışma Bakanı Zeki Çeler tarafından atıldığını görüyoruz. İki gün önce bu konuda bir karar alınacağını ve görüşümüze başvuracağını söylemekle birlikte, bugün açıklanan tüzüğü bizlere ulaştırmamış, görüş ve düşüncelerimizi alma yönüne gitmemiştir. Sadece 2 örgütü yanına alarak, devlet kaynaklarını yine temelsiz kurallar çerçevesinde dağıtmaya yönelik bir adım atılmıştır. Buradaki en büyük tehlike, devlet kaynakları ile özelde sendikalaşmayı teşvikten ziyade zorlama mantığının bulunmasıdır. 
   İlgili Tüzüğün Bakanlar Kurulundan geçirildiğini açıklaması ise, hükümet ortaklarının tümünün bu konudaki ciddiyetsizliğini ve sorumsuzluğunu da ortaya koyuyor.
   Seçim öncesinde ‘Kimin parasını kime veriyorsunuz. İktidara geldiğimizde bunları durduracağız’ diyenlerin, şimdi Çalışma Bakanlığındaki birikimleri kullanarak, medyadan başlamak üzere özel sektörde ‘para ile sendikalaşma’ adımlarının atılması, demokrasimize vurulmuş en ağır darbedir.
   Bu konuda sadece Gazeteciler Cemiyeti’nin tepkisi yeterli değildir. Tüm ekonomik kurum ve kuruluşların da harekete geçmesi ve devletin değerlerine ve diğer sektörlerde çalışanlara vurulmak istenen bu ağır darbe karşısında harekete geçmeleri gerekmektedir.

Alınan karar nedir?
   Çalışma Bakanı Zeki Çeler’in dün bir sendika ve bir gazeteci örgütünün başkanı ile birlikte basın toplantısı düzenleyerek açıkladığı ‘sözde basına teşvik’ uygulamasına göre, sendika ile toplu iş sözleşmesi imzalayan medya kuruluşlarının KKTC vatandaşı çalışanlarının sosyal sigorta ve İhtiyat Sandığı Primleri devlet tarafından ödenecek.
   Bunun anlamı, sendikalaşmayanlar dışlanacak. Yine bunun anlamı, çalışma izinli personel çalıştıranlar da dışlanacak. Şimdi dünyadan habersiz Çalışma Bakanı’na ve onu destekleyen hükümet mensuplarını göreve davet ediyorum. Özellikle matbaa ve grafik servislerinde her gece çalışabilecek, KKTC vatandaşı deneyimli eleman bulup bize göndersinler. Eğer bulamıyorlarsa, o zaman bu ayrımcılığı nasıl yapabiliyorlar. KKTC ırkçılığa karşı bir devlet değil midir?.
   Bir başka önemli konu… Tam da elektrik ücretlerine yüzde 30 zam yapıldığı ve insanların perişan edildiği bir dönemde medyaya para dağıtımı anlamına gelen bu hareket, medyanın bağımsızlığını daha da yok etme, para ile susturma anlamı taşımıyor mu?..
   İki gün önce “Size de taslağı göndereyim da görüş belirtin. Toplu İş Sözleşmesi yapılırsa da bu yardım alınabilir” diyen ve sonrasında bu taslağı bizlere göndermeyen, hatta bizlerle konuşmazdan önce bunu Bakanlar Kurulundan geçiren ciddiyetten uzak bir Çalışma Bakanı ile karşı karşıya kalmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Fakat bu yaşananların sorumlusu sadece Çalışma Bakanı değil, hükümet üyelerinin tümüdür. Şiddetle kınıyoruz… 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER