Kafa karışıklığı  ortadan kalkmalı

New York’a hareketinden önce konuşan Akıncı, “Başarıya gidecek bir süreç için netlik, açıklık esastır, biz Kıbrıs Türk tarafı olarak ne istediğimizi biliyoruz” dedi

Kafa karışıklığı  ortadan kalkmalı
banner432

 Rahme ÇİFTÇİOĞLU

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, dün New York’a gitmek üzere KKTC’den ayrıldı.
Cumhurbaşkanı Akıncı ve eşi Meral Akıncı’yı Ercan’dan Cumhuriyet Meclisi Başkanı Teberrüken Uluçay, Sağlık Bakanı Ali Pilli, GKK Yardımcısı Tuğgeneral İbrahim Dağman ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Gürdal Hüdaoğlu ile diğer bazı yetkililer uğurladı.
Akıncı, New York’a hareketinden önce Ercan’da basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, New York temaslarının en önemlisinin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri ile yapacağı görüşme olduğunu kaydetti.
New York’ta Genel Sekreter ile ayrı ayrı görüşme yapılacağını dile getiren Akıncı, bundan sonrası için Genel Sekreterin önerisinin ne olacağını göreceklerini söyledi.
Akıncı, “Üçlü bir görüşme de gündemde olabilir ama hemen olması beklenmiyor. Daha sonra, çok da uzak olmayan bir tarihte olması mümkündür” dedi.
Akıncı, başarıya gidecek bir süreç için netliğin, açıklığın esas olduğunu vurgulayarak,  “Biz Kıbrıs Türk tarafı olarak ne istediğimizi biliyoruz. İstediklerimiz BM parametreleriyle uyumludur. Niyet, siyasi irade  ve kararlılık bizde vardır. Eğer başta Rum tarafı olmak üzere tüm taraflar da aynı niyet, siyasi irade ve kararlılığı sergilerse evet, Kıbrıs’ta çözüm mümkündür. Eğer bunu başaramazsak olası gelişme Kıbrıs’ta bölünmenin kalıcı hale gelmesidir” dedi.
Akıncı, sonuç odaklı, iyi planlanmış ve kısa sürede bir stratejik anlaşmayı hedefleyen ve eğer buna ulaşılırsa altının doldurulması için teknik toplantılara geçilebileceği bir süreç öngördüklerini belirterek, “Bunun için de uzayıp giden müzakerelere gerek yoktur” şeklinde konuştu.
Akıncı,  BM Genel Sekreteri’nin bu süreçte daha aktif bir rol almasını da beklediklerini söyleyerek, Rum lidere, “Bir an önce çoğunluk azınlık mantığından çıkıp ortaklık mantığına yönelin. Referans kavramları ancak bu şekilde tamamlanabilir” diyerek seslendi. 


 “Türkiye 5’li konferansın toplanmasını istiyor…”
Türkiye Cumhuriyeti hükümet yetkililerinin gayri resmi de olsa 5’li bir konferansın toplanmasını istediğini kaydeden Akıncı, “Biz buna da kapalı değiliz. İyi planlanması, hazırlıklı olunması durumunda bunun da yararlı olabileceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.
Akıncı şunları ekledi:
“Bunun neden bir ihtiyaç olduğu da şundan ortaya çıkmaktadır. Sayın Anastasiadis 9 Ağustos toplantısına gelinceye kadar kimi yerde iki devletten bahsetti, kimi durumda konfederasyondan bahsettiği bilgilerini aldık. Daha sonra bizimle yaptığı temaslarda ‘gevşek federasyon’ dedi, sonra ‘gevşek federasyon kastetmedim aslında desentralizasyon demek istedim’ dedi. Sonra bir gün çıktı ‘dönüşümlü başkanlığı bırakalım, başkanlık rejimini bırakalım, dönüşümlü başbakanlığa geçelim’ dedi. Dolayısıyla bir kafa karışıklığı yarattı. Herkeste bir bulanıklık yarattı.”
Başarıya gidecek bir süreç için netliğin, açıklığın esas olduğunu vurgulayan Akıncı,  “Biz Kıbrıs Türk tarafı olarak ne istediğimizi biliyoruz. İstediklerimiz BM parametreleriyle uyumludur. Sonuçta referandumlarda da ne olacağına aslında halk karar verecek” dedi.

“Londra’daki konuşma bizi rencide etti”
Rum liderin Londra’da yaptığı bir konuşmaya işaret eden Akıncı,  “Söyledikleri bizi epeyi rencide etmiştir. Çünkü gerçeği maalesef söylememektedir. Ortada olan gerçek benim aktaramaya çalıştıklarımdır” dedi.
İlk günden beri üç temel unsurun referans kavramlarını oluşturabileceği kanaatini taşıdıklarını belirten Akıncı, “Bu tavrımızı New York’ta da sürdüreceğiz” dedi… 

“Ortaklık anlayışı böyle olamaz”
Eğer bir ortaklık kurulacaksa bu ortaklığın yetkili olacağı alanlarda birlikte karar üretmenin esas olduğunu kaydeden Akıncı, “Kıbrıs Türk tarafına enerji ve mali politikalarda, federal bütçedeki söz hakkı tanımak istemezseniz bu bir federasyon olmaz, bu ortak karar verme mekanizması olmaz. Bu sadece bir üniter devlette olabilecek çoğunluğun kararıyla her şeyin olması demektir. Ortaklık anlayışı böyle olamaz, bu mümkün değildir. Bir an önce çoğunluk azınlık mantığından çıkıp ortaklık mantığına yönelmek gerekir. Referans kavramları ancak bu şekilde tamamlanabilir” dedi. 

 “İki tanınmış devlet söylemi…”
Akıncı, “İki tanınmış devlet söylemi kulağa hoş gelse de, görünür gelecekte olabilecek bir gelişme değil. Halkımızın siyasi eşitlik, özgürlük ve güvenlik içinde iki kurucu devlete dayalı bir çözüm ve uluslararası bir hukuk temelinde kendi özgün kimlik ve kişiliğini koruyarak Avrupai, çağdaş bir yaşam sürmesini sağlamak için mücadele ediyorum. Bu yol düz bir yol değil, çok zorluklarımız vardır” dedi. 

banner512
YORUM EKLE
banner502
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner472

banner460