banner556

Mali rapor onaylandı

Otelciler Birliğinin genel kurulu yapıldı, Dimağ Çağıner başkanlık listesi, yönetim kurulu asil üyeleri belirlendi

Mali rapor onaylandı

Kıbrıs Türk Otelciler Birliği (KITOB), 30. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.
The Colony Hotel’de dün yapılan genel kurulda KITOB 30. dönem faaliyet ve mali raporu oy birliği ile onaylandı.
Birlikten yapılan açıklamaya göre, 30. dönem Dimağ Çağıner başkanlık listesi, yönetim kurulu asil üyeleri KITOB Yasası Madde 15.3. A (a)ya göre şöyle:
“Ercan Turhan, Mehmet Mülayim, Umut Gürtunç, Tunç Şirintuna, Süleyman Kansu. Yedek üyeler; İsmail Tiralı, Mehmet Eminsoy.”
Yönetim Kurulu asil üyeleri KITOB Yasası Madde 15.3.A(b)’ye göre şu şekilde:
“Ercan Otçuoğlu, Mehmet Dolmacı, Fethi Özboğaç, Niyazi Beydağlı, Erhan Özerden. 
Yedek üyeler; Ali Erdura ve Gülten Aşık Aytaç.” 
Denetim Kurulu; Ali Çaluda, Afet Berhas, Turgay Çağer ve yedek üyeler, Hüseyin Mirillo ile Mustafa Şükrettin’den oluştu.
Disiplin Kurulunda olan isimler ise Çiğdem Aydın, Sinem Asımoğlu, İnanç Özbirim. 
Yedek üye; Ahmet Genç, Hüseyin Aygın.

Tatar: Ekonominin ana direği turizm
Öte yandan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs Türk Otelciler Birliği’nin (KTOB) 30. Olağan Genel Kurulu’nun açılış toplantısına katıldı. 
Genel Kurul’un açılışında yaptığı konuşmada, pandemi dönemini yönetirken çok yıprandıklarını ama mevcut imkanlar ve Türkiye’nin de çok önemli katkıları ve bunun sektörlere yansıtılması ile süreci iyi yönettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Tatar, pandemi sürecindeki katkıları nedeniyle Otelciler Birliği üyelerine teşekkür etti. 
Maraş konusuna değinerek, “Neden KKTC sınırları içerisinde olan böyle bir zenginlik bizim ekonomimizin gelişmesi için kullanılmasın?” diyen Cumhurbaşkanı Tatar, Maraş açılımı ile “KKTC ekonomisinin ana direğinin turizm olduğu” mesajının verildiğini ifade etti. Tatar, şöyle konuştu: 
“Maraş 1974’ten önce Kıbrıs Cumhuriyeti’nin gayri safi milli hasılasının yarısını kazanan çok önemli bir destinasyondu. Şimdi bu destinasyon KKTC sınırları içerisindedir. Bunun çeşitli polemikleri olabilir. İşte bütünlüklü bir çözümün parçası olarak iade noktasında elimizde tutulan bir zenginlik ama 46 yıl sonra mademki masada bir çözüm umudu yoktur, neden KKTC sınırları içerisinde olan böyle bir zenginlik bizim ekonomimizin gelişmesi için kullanılmasın? Haliyle ne diyoruz, Taşınmaz Mal Komisyonu marifetiyle zaten eski sakinlerine iade edilecektir. Eski sakinleri ister gelirler orada çalışmalarını sürdürürler veya devrederler, satarlar ve başka yatırımcılar gelir. Önemli olan, Gazimağusa’nın hemen hemen içinde olan bu zenginliğin, bu dünya destinasyonunun KKTC’nin ekonomisine kazandırılmasıdır. Turizmin daha da geliştirilmesidir.”  

“Bu ülkeye, bu ülkenin geleceğine inandık” 
Cumhurbaşkanı Tatar, direkt uçuş olmamasına, tüm haksız rekabet ve diğer sıkıntılara rağmen bir marka olarak turizmin KKTC ekonomisi içerisinde yaratıldığını ve başarılı bir şekilde de sürdürüldüğünü kaydetti. 
Cumhurbaşkanı Tatar, “Hepinizin büyük yatırımları vardır. Neden vardır? Bu ülkeye inandık, bu ülkenin geleceğine inandık. KKTC’de turizm bir marka olarak başarılı bir şekilde yoluna devam etmektedir. KKTC tarihiyle, kültürüyle, geçmişiyle, insan sermayesi ile bu sektöre yaptığı yatırımları ile ve çeşitli dinamikleriyle her türlü organizasyon yeteneği ve kabiliyetiyle turizmde bir marka olarak yoluna devam edecektir. Dolayısıyla sizleri bu Genel Kurul’da bir kez daha kucaklıyorum, hepinize bir kez daha hürmet ve saygılarımı ifade etmek istiyorum. Önemli olan birlik ve beraberliktir” diye konuştu.  

“Anastasiadis’e dedim ki;…” 
Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis ile görüşmesine de değinen Cumhurbaşkanı Tatar, görüşmesinde geçen konuşmanın bazılarını şöyle aktardı: 
“Geçen akşam Anastasiadis’e ifade ettiğim gibi; Kıbrıslı Türklere yaptığınız en büyük haksızlıklardan bir tanesi 1974’ten bu yana 46 yıl sonra hala daha direkt uçuşların buraya müsaade edilmemesidir. ‘Onun da başlıca sorumlusu sizsiniz’ dedim kendisine. ‘Çünkü haksız yere 1964 yılında 186 no’lu kararla Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bütün adanın hükümetiymiş gibi tanınması ve dolayısı ile sizlerin bizlere uyguladığı veto dolayısı ile buraya direkt uçuş yok, çünkü siz bunu bize reva görüyorsunuz, bize haksızlık yapıyorsunuz ve günün sonunda ekonomimizin gelişmesinin engellenmesi ve siz bize dayatma bir çözümle Kıbrıs meselesini çözeceğimizi zannedersiniz’ dedim. Dedim ki; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti zaten vardır, ister tanısınlar, ister tanımasınlar, devletimiz bizimdir. Sonuna kadar kurum ve kuruluşlarımızla hep birlikte bu devlete sahip çıkma adına yaptığımız çalışmalar da her zaman ortadadır…” 

banner560
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner464

banner465