Ürküten rakamlar

Mahkemelerin gündeminde 20 binden fazla alacak-verecek davası var

Ürküten rakamlar
   Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, mahkemelerin gündeminde 20 binden fazla alacak-verecek davasının bulunduğunu belirtirken, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu suçlarda ve boşanmalardaki artışlara dikkat çekerek “neden böyle” diye sordu.
   2014–2015 Adli Yılı’nın başlaması nedeniyle dün Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) tören düzenlendi. Törende, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, KKTC Barosunu Temsilen Baro Konseyi Başkanı Ünver Bedevi, Başsavcı Aşkan İlgen, Türkiye Cumhurbaşkanı Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı Serdar Özgüldür, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Dr. Alparslan Altan birer konuşma yaptı. Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri yaptığı konuşmada, halkın adalet ihtiyacının, su ve hava gibi zaruri bir ihtiyaç olduğunu belirterek, yargı organının asgari koşullarda görev yapabilmesi için nesnel ve kurumsal bağımsızlığını sağlaması gerektiğin söyledi.
Cumhurbaşkanı Eroğlu, törende yaptığı konuşmaya, Atatürk’ün “İstiklal, istikbal, hürriyet, her şey adaletle kaimdir” vecizesine atıfta bulunarak başladı ve Atatürk’ün bu sözünün büyük bir ileri görüşlülük ve doğru bir saptama olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “Adalet en sihirli, en etkili sözcüklerden biridir. Adalet, huzur, mutluluk ve güven demektir. Adaletsizlik ise bireyleri, toplumları ve dünyayı tam tersi duygular, düşünceler içine sürükler” dedi.  Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözüne de değinen Eroğlu, milletin, devlet çatısı altında birlikte yaşarken egemenliğini yasama, yürütme ve yargı vasıtasıyla kullandığını belirtti. Eroğlu, milletin ve milletin bireylerinin esas olduğunu vurguladı.

“Dava sayısı ve mahkemelerin yükü arttı”
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, emekli yargıçların yazılarını ve programlarda söylediklerini takip ettiğinde, gerçekten de dava sayısında büyük artış yaşandığını ve mahkemelerin yükünün arttığını belirtti.
Eroğlu, şunları dile getirdi: “Peki ama çözüm nedir? Yargıç sayısını artırmak, mahkeme binalarını geliştirmek, çoğaltmak mı? Yoksa, dava sayılarının artmasına neden etkenleri ortadan kaldırmak mı? Neden insanlarımız geçmişte aralarında hallettikleri bazı konuları şimdi mahkemeye başvurarak çözmek istiyor? Yasama ve yürütme, ekonomik, sosyal sıkıntılara yeterince çözüm bulamıyor diye mi sorunlar artıyor, dava sayısı çoğalıyor?”

Faaliyet raporu... Dava sayıları
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, mahkemelerin 2013 faaliyet raporuna göz attığını ve dava sayılarında artış gördüğünü söyledi. Eroğlu, “Örneğin alacak, icar satış, karşılıksız çek davalarının sayısı neden 21 bine yaklaştı? Neden ağır cezadaki dava sayısı 600 oldu. Neden boşanan çift sayısı 350’yi buldu?” diye sordu.
 
Öneri: Halkın adalet ihtiyacı su ve hava gibi
Yüksek Mahkeme Başkanı Şafak Öneri, halkın adalet ihtiyacının, su ve hava gibi zaruri bir ihtiyaç olduğunu belirterek, yargı organının asgari koşullarda görev yapabilmesi için nesnel ve kurumsal bağımsızlığını sağlaması gerektiğin söyledi.
Geciken adaletin, adalet olmadığına işaret eden Öneri, “Bir kişinin uzun süre zan altında kalması tutuklu olsun veya olmasın insan haklarına aykırıdır. Bazı ağır veya komplike suçların soruşturmasının adil süreleri aşması, delil toplanmasında polisin imkanlarının yetersiz kalması, bazı tespitler için emarelerin yurtdışına tetkike gönderilmesi, yurtdışındaki tetkikin uzun zaman alması ve prosedürel sorunlar adaletin gecikmesine yol açmaktadır” dedi.
Şafak Öneri, güçlü yargının, güçlü ve yeterli sayıda yargıçtan ve yeterli sayıda yetişmiş personel sayesinde var olabileceğini ve varlığını sürdürebileceğini söyledi.

Dava dosya sayısı
2013-2014 adli yılında Yüksek Mahkeme’ye toplam 611 dava dosyalandığını ve bir önceki adli yıldan kalanlarla birlikte 521 dosyanın sonuçlandırıldığını kaydeden Öneri, mahkemenin gündeminde halen 1025 dosya bulunduğunu kaydetti.
Öneri, “Sonuçlandırılan dava ve yargısal işlemlerin içtihat nitelikli olduğu ve çok büyük bir kısmının duruşmalı ve uzun gerekçeli kararlar yazılmak suretiyle sonuçlandırıldığı dikkate alınırsa, yargıçların ne denli özverili çalıştığı anlaşılacaktır” dedi.

“Yargıç sayısı artırılabilir”
Bir ülkede adaleti sağlamanın devletin en başta gelen temel görevlerinden biri olduğuna işaret eden Öneri, “İyi adaletin koşullarının başında, adaleti sağlamakla görevli olanların uygun alt yapı ve iyi çalışma ortamında çalışması, maddi ve manevi tatmin içinde görev yapması gelir” dedi.
Şafak Öneri, ülkede davaların sonuçlanmasının uzaması ve adaletin gecikmesinde yargının payının çok düşük olduğunu, esas sıkıntı davanın duruşmaya hazır duruma gelmesinden itibaren başladığını ve yargıç sayısının artırılması halinde sorunun çözülebilecek duruma gelebileceğini söyledi. Öneri, “Güçlü yargı, güçlü ve yeterli sayıda yargıçtan ve yeterli sayıda yetişmiş personel sayesinde var olur ve varlığını sürdürebilir. Geciken adaletin, adalet olmadığının bilincindeyiz” dedi.

 “Yüksek Mahkeme Yargıçları yetersiz”
Şafak Öneri, Yüksek Mahkeme’nin, başkan dahil 8 yargıçla kapasitesinin üzerinde davayı
sonuçlandırmaya çalıştığına işaret ederek, yargıç sayısının yetersizliğinin açık olduğunu söyledi. Öneri, “Anayasa’da yer alan yargı ile ilgili değişmesi gereken kuralların Cumhuriyet Meclisince bir an önce ele alınarak, yapılacak ilk seçimde Halkoylamasına sunulacağına olan inanç ve talebimizi duyurmak isterim. Yargının, bu konuda destek ve işbirliğine hazır olduğunu da ayrıca belirtirim” dedi.

“Adli Tıp Kurumu kurulmalı”
Yüksek Mahkeme Başkanı Öneri, suç ve suçlunun ortaya çıkarılmasında ve özel hukuk alanındaki bazı sorunların çözümünde önemli katkı sağlama işlevi olan bir adli tıp kurumunun kurulması zamanının geldiğini söyledi.
Öneri, “Adli tıp kurumunun hukuki alt yapısını oluşturma ve organizasyonunu sağlama uzun zaman alabileceği cihetle, bu gerçekleşene kadar polisin imkanlarının artırılması, adli tıp uzmanlığı gerektiren incelemelerin Kıbrıs’ta yapılabilmesi için çare üretilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.


Yargı bağımsızlığı ve yargıç güvencesi
Şafak Öneri, yargının bağımsız ve yansız olmadığı düzenlerde demokrasinin varlığından söz edilmesinin mümkün olmadığına işaret ederek, yargının, yasama ve yürütme erkleri karşısında, görevini tam olarak yerine getirebilmesi için yargıçların bağımsız olması gerektiğini söyledi.
Öneri, “Adalet devletin temeliyse, yargı bağımsızlığı da adaletin güvencesidir. Yargı bağımsızlığı hukuk devletinin temel koşuludur. Yargı bağımsız ve yansız değilse, hukukun üstünlüğü gerçekleştirilemez” dedi. 

Güncelleme Tarihi: 17 Eylül 2014, 10:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER