Ömer KADİROĞLU
Kıbrıs'ta 15 Temmuz 1974'te Yunan Cuntası’nın gerçekleştirdiği darbenin üzerinden 52 yıl geçti. Yıl dönümünde görüşlerine başvurulan vatandaşlardan bazıları 15 Temmuz'un neyi ifade ettiğini ve tarihin önemini hatırlayamadığını belirtirken, bazıları ise darbenin ayrıntılarını ve yaşadıkları acıları dün gibi hatırladıklarını anlattı. 1974 olaylarını yaşayanlar hafızalarında iz bırakan anıları paylaşırken, Kıbrıs sorununun geleceğine ilişkin de farklı değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca Kıbrıs sorununun geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan vatandaşlar, çözüm sürecine yönelik farklı görüşler ortaya koydu.
Ne dediler…?
Hüseyin Şila
“15 Temmuz 1974 yılında ne olduğunu ilk etapta hatırlayamadım. Makarios’a karşı bir darbe girişimi olduğunu biliyordum ancak 15 Temmuz tarihinde olduğunu hatırlayamadım. 20 Temmuz 1974 yılında ise adada Kıbrıs Barış Harekatı düzenlendi ve çok şükür Türkiye gelerek ada halkını kurtardı. Kıbrıs’ta bundan sonra bir çözüm olacaksa da herkesin şu anda olduğu gibi kendi tarafında kalacağı bir çözüm olmasını istiyorum.”
Ali Tilki
“15 Temmuz 1974 yılında ne olduğunu hatırlayamadım. 20 Temmuz’da barış harekatı olduğunu biliyorum. Yunan Cuntası’nın Makarios’a karşı bir darbe girişimi yaptığını biliyordum ama tarihini bir an hatırlayamadım. O günlerde sığınaklarda kaldığımızı, esirlerin gözleri siyah mendillerle bağlı götürüldüğünü, paraşütlerle adaya havadan askerlerin gelişini izlediğimizi hatırlıyorum. Kıbrıs’ta bir çözüm olacağına inanmıyorum. Olsaydı 50 senede olurdu. Bir anlaşmanın olması için Rum’un anlaşmasına uymamız gerekiyor o da imkansız.”
Yılmaz Öztürk
“15 Temmuz 1974 yılında Yunan Cuntası’nın darbesi oldu. Bu darbe ile Makarios devrildi ve yerine EOKA'cı Nikos Sampson getirildi. 15 Temmuz darbesinden sonra 20 Temmuz Barış Harekatı yaşandı. Biz Baf’tan kuzeye göçmen geldik. İki bölgelilik oluştu ve doğduğumuz toprakları yıllar sonra gidip görebildik. Bu benim için üzücü bir durumdur. Kıbrıs ikiye bölünemeyecek kadar küçük bir yerdir. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a güveniyoruz. Aklın ve mantığın galip geleceği bir çözümü Türkiye’nin garantörlüğünde sağlayacaklarına inanıyorum.”
Senal Elçin
“15 Temmuz 1974 yılında Rumlar ayaklandı ve papazı devirdiler. İlk olarak kendi aralarında başladıkları çatışmaları daha sonra bize çevirmekti. 20 Temmuz 1974 yılında 15 yaşındaydım ve yaşadığımız o kötü günleri bir daha kimsenin yaşamasını istemiyorum. Çevremden ve ailemden çok kişi kaybettik ve o günlere geri dönmek istemiyorum. 1974 öncesinde Lefkoşa’da kalıyordum. Göçmen olmadım çok şükür ama göçmenlerin ne zorluklar yaşadığını gördüm. O insanlar çok zulüm çekti. Gidişat şu anda ekonomik olarak çok kötü gidiyor ve umarım bundan sonrası daha iyi olur.”
Emine Üzümcüler
“15 Temmuz’da Rumların saldırıları başlamıştı ve Makarios’a karşı bir darbe yaptıklarını biliyordum ancak tarihin 15 Temmuz’da olduğunu hatırlayamadım. 20 Temmuz 1974 yılında ise Türkiye adaya çıkarma yaparak Türkleri kurtardılar. Bu adada bir çözüm olacağına inancımız kalmadı. Rumlar anlaşmaya yanaşmıyor. Zaten olsa bunca sene olurdu.”
Fezile Savaşır
“15 Temmuz 1974 yılında Makarios’a karşı Yunan Cuntası darbe girişiminde bulundu. Bu günler korkunç günlerdi. 4 gün boyunca birilerinin evinde kalıyorduk yollar açılana kadar. Arkasından da sanıyorum Cumartesi günüydü 20 Temmuz Barış Harekatı oldu. Savaş iyi bir şey değil ancak Türkiye Barış Harekatını düzenlememiş olsaydı Kıbrıslı Türk diye bir toplum kalmayacaktı. Bunca yıldır Kıbrıs’ta bir çözüm olmadı bundan sonra da artık olmaz diye düşünüyorum. Bir çözüm istiyorum ancak Rumlarla birlikte değil. Halklar çok iyi ve anlaşıyorlar ancak işin içine siyaset girince olmuyor.”
Mustafa Alsancak
“15 Temmuz 1974 yılında EOKA’cılar Makarios’a karşı darbe yaptı. Bu olay Pazartesi günü sabah saatlerinde gerçekleşti. İngiliz askerleri Makarios’u Baf’a kaçırmamış olsaydı onu öldüreceklerdi. Bütün amaç da Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamaktı. Türkiye çıkarma yapmamış olsaydı bizi de burada öldürüp ENOSİS’i gerçekleştireceklerdi. Türkiye’nin sayesinde bu günlere geldik ve bunun değerini herkesin bilmesi lazım.”

