‘Halkın alım gücü korunmalı’

banner514

CTP İskele milletvekili adayı Fide Kürşat “Yıllardır verdiğim mücadeleyi bir üst boyuta taşımak amacıyla aday oldum” dedi

‘Halkın alım gücü korunmalı’
banner551
banner432

Cemre Akar

  CTP İskele milletvekili adayı Fide Kürşat, Genç Vizyon’un “neden aday oldunuz?” sorusunu yanıtlarken “Yıllardır verdiğim mücadeleyi bir üst boyuta taşımak amacıyla aday oldum” dedi.

Ülkede ciddi sorunların yaşandığına dikkat çeken Fide Kürşat halkın alım gücünün korunması gerektiğine dikkat çekti.
   Geçmişte Süt Endüstrisi Kurumu’nda müdürlük yapan Kürşat, deneyimlerini ve hedeflerini Diyalog okurları için paylaştı.
   İşte sorular ve yanıtları:

Soru: Önce kendinizden bahseder misiniz?. Aile ve iş durumunuz? Eğitim ve iş alanında neler yaptınız?

Yanıt: 1981 yılında Gazi Mağusa’da dünyaya geldim. İlköğretimimi Gazi Mağusa’da Alasya İlkokulu’nda, ortaokul ve lise öğrenimimi Gazi Mağusa Türk Maarif Koleji’nde tamamladım. DAÜ İletişim Fakültesi Radyo TV Sinema Bölümü’mü mezunuyum. Yüksek Lisansımı yine DAÜ İletişim Fakültesi’nde “İnternet ve Kamusal Alan” üzerine yazdığım tezimle tamamladım. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarım ön lisans ve Adalet ön lisans programlarından mezun oldum. Bir süre DAÜ’de Araştırma Görevlisi olarak görev yaptım. 2006 yılında Tarım Bakanlığı Basın Danışmanlığı görevinde bulundum. 2007 yılından bu yana Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu’nda Pazarlama Bölüm Sorumluluğu, Mali ve İdari Şube Amirliği ve Genel Müdürlük görevlerini yürüttüm. Yaklaşık 22 yıldır CTP’nin birçok kadrosunda aktif olarak görev yaptım.

Süt bedellerinin zamanında ödenmesi önemli
Soru: Süt Endüstrisi Kurumu’nun müdürlüğünü yaptınız. Buradaki deneyimlerinizi kısaca anlatır mısınız?.

Yanıt: 2015-2016 yılları ile 2018-2019 yılları arasında Kıbrıs Türk Süt Endüstrisi Kurumu’nda Genel Müdürlük görevini yürüttüm. Her iki müdürlük dönemimde de sektörde ciddi sorunlar yaşanmaktaydı. 
İlkinde Süt ve Süt Mamullerinde en önemli ihraç kapılarından biri olan Türkiye’de süt ürünlerinin ihracatında sıkıntılar yaşanmaktaydı. Bu dönemde ülkede üretilen sütün yarısı mamül olarak işlenip Türkiye ve 3. Dünya ülkelerine gönderilmekteydi. İhracatta yaşanan sıkıntılardan dolayı ülkede süt fazlalığı yaşanmakta ve SÜTEK olarak sütü toplayıp pazarlamada sorunlar yaşamaktaydık. İlgili dönemde sektörün paydaşları olan Hayvan Üreticileri ve Yetiştiricileri Birliği ile Süt Ürünleri İmalatçılar Birliği ile istişarelerde bulunarak bu zor dönemi atlatmak üzere birlikte hareket ederek gerekli adımları attık.
Sektörde yaşanan sorunların kapsamlı olarak tartışılması ve ilerleyen dönemlere ışık tutacak stratejilerin ve politikaların belirlenmesi amacı ile “Süt Çalıştayı” düzenledik.
Hayvan yetiştiricilerine yönelik üniversitelerden destek alarak özellikle hayvan besleme ve hayvan refahı konularında üreticilere yönelik eğitim çalışmaları düzenledik.
İkinci Müdürlük dönemimde ise yine ülkede döviz krizi yaşanmakta süt üreticilerinin ithalata bağlı girdi maliyetleri yükselmekteydi. Bu dönemde üreticilerin artan maliyetlerine destek olarak litre başına ek bir TL Maliyet Destek Primi ve ülkede kullanılan içme sütü ise 25 kuruş sübvansiye edilmiştir. Döviz krizi karşısında üreticilerin maliyetleri desteklenmiş, tüketicilerin ise alım gücü korunmuştur.
Yıllarca gece gündüz demeden alın teri ile her gün üretim yapan üreticilerimizin süt bedellerinin ödenmesinde ciddi sıkıntılar yaşanmaktaydı. Üretici ödemelerinin yapılacağı gün belli olmadığından çoğu zaman üreticiler çeklerini karşılamakta çiftliklerini ve hayatlarını idame ettirmekte zorlanmaktaydı. Göreve geldiğimde ilk hedefim üreticinin gününde ödenmesi oldu. Kurumun mali yapısını gözden geçirip kısa ve uzun vadeli hedefler belirleyip gerekli adımları atıp üreticilerin süt bedellerinin düzenli olarak ödenmesini sağladık. SÜTEK tarihinde 41 yılda yapılamayan düzenlemeyi yaparak üreticilerimizin 15 devreler halinde her ayın 5’inde ve 20’sinde tatile denk gelmesi durumunda önceki iş gününde süt bedellerini ödenmelerini sağladık. 
Hayvan Yetiştiricilerine yönelik süt kalitesini artırma, hayvan besleme ve hayvan refahı konularında Hayvancılık Dairesi ile birlikte köylerde eğitim çalışmaları düzenledik.
Süt sektörünün paydaşları ile birlikte sektörün sürdürülebilirliğini sağlamak adına regülasyon çalışmaları hazırlayıp gerekli tüzük çalışmalarını yaptık. Hükümet değişikliğinden dolayı uygulamaya girmedi.
Görev sürelerimde sektörün paydaşları ve kurum çalışanları ile birlikte SÜTEK’in hem kurumsal ve teknolojik altyapısını hem de mali yapısını revize ederek güçlendirdik aynı zamanda verilen hizmetlerin kalitesini yükselttik. 

Halkımız fakirleşti
Soru: KKTC’nin bugünkü ekonomik durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?.

Yanıt: KKTC’nin mevcut ekonomik durumu maalesef içler acısı. TL’nin döviz karşısındaki ciddi değer kaybı ile hayat büyük oranda pahalılaşmış, halkın alım gücü düşmüşmüş ve halk her geçen gün fakirleşmiştir. 
Maalesef hükümet edenler yaşanan ekonomik krize seyirci kalmış ve hiçbir önlem almamışlardır. Halk kaderi ile baş başa bırakılmış ve yalnızlaştırılmıştır. Hükümet edenler sosyal devlet anlayışından çok uzak hareket etmektedir. 
Mevcut durum sürdürülebilir değildir. Halkın alım gücünü koruyacak ve yükseltecek adımlar ivedilikle atılmalıdır. Vergi adaleti sağlanmalı, asgari ücret vergilerden arındırılmalı, kayıp ve kaçak ekonomi kayıt altına alınıp vergilendirilmeli, vergi oranları düşürülüp tabana yayılmalı, cezalar artırılmalı, stabil para birimine geçilmeli, sağlıkta ve eğitimde gerekli planlamalar yapılmalı altyapı eksiklikleri süratle tamamlanıp sisteme oturtulmalıdır. 
Ülkemizi kendi ayakları üzerinde duran sürdürülebilir bir ekonomik yapıya kavuşmak için birçok adım atılması gerekmektedir. 

Soru: Siyasete neden girdiniz?.. Hedefleriniz nedir?

Yanıt: Siyaset toplumun demokratik anlamda dönüştürülebilmesinin en önemli araçlarından ve mücadele alanlarındandır. Aslında uzun yıllardır aktif siyasetin içindeyim. Gelinen noktada ülkemizin içinde bulunduğu bu zor dönemde daha çok sorumluluk alarak çocuklarımızın ve gençlerimizin bu adadan göç etmemeleri, köklenmeleri geleceklerini göç yollarında değil ülkelerinde görmeleri için verdiğim mücadeleyi bir üst boyuta taşımak amacıyla aday oldum. 
Yıllardır içinde bulunduğum üretim sektörünün tarım ve hayvancılık alanındaki bilgi birikim ve deneyimlerimi Meclise taşımak tarım ve hayvancılık alanında gece gündüz alın teriyle ekmek parasını kazanmaya çalışan emekçilerimizin sözü olmak adına yola çıktım. 
Aynı zamanda toplumun içinde bulunduğu bu kaos ortamında toplumsal anlamda daha çok sorumluluk almak halkla birlikte halk adına çalışmak için taşın altına elimi koymak için aday oldum. Meclis toplumun iradesini yansıtır ve toplumun temsil edildiği yerdir. Bu noktada her kesimin temsiliyetine ihtiyaç vardır. 
Tüm alanlarda olduğu gibi tarım alanında da yapısal dönüşüme ve yasa çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç vardır. Tarım Master Planı ve buna bağlı strateji belgesinin bir devlet politikası haline dönüştürülmesi ve sektörün kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlanmasına ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerekir.
 Maalesef yıllardır yaşanan siyasi istikrarsızlık ve ortalamada hükümetlerin bir yıllık bir ömrü olmasından tarım ve hayvancılık sektörü de payına düşeni almıştır. Yıllardır sektör gerçek anlamda plansız ve programsız günün koşullarına göre şekillendirilmeye çalışılmıştır. Bu noktada sektör adına yapılması gereken birçok düzenleme plan ve program yapılamamıştır. 
İnsan hak ve özgürlükleri, adalet, eşitlik ve demokrasi adına yapılması gereken ve atılması gereken adımlar vardır. Hayatımın her alanında olduğu gibi siyasette de tüm bunların hayata geçmesi adına mücadelemi sürdüreceğim. 

banner550

En önemli sorun ekonomi

Soru: Sizce KKTC’nin en önemli ilk 5 sorunu nedir?

Yanıt: KKTC’nin en önemli sorunu ekonomidir. Ekonominin dinamiğini belirleyen de istikrardır. Siyasi istikrarsızlık ekonomideki istikrarsızlığı da tetiklemektedir. 
Ülkedeki siyasi ve ekonomik istikrarsızlığa sağlık ve eğitim alanlarındaki sorunlar eşlik etmektedir. Ülkede ciddi anlamda bir yönetim zafiyeti vardır. 
Ekonomide, sağlıkta, eğitimde yaşanan sorunlar maalesef çocuklarımızın ve gençlerimizin bu adada geleceklerini görememelerine ve göç yollarında umut bulmaya çalışmalarına sebep olmaktadır. 
Kıbrıs Sorunu diğer bir önemli bir sorundur. Kıbrıs Türk halkı yıllardır çözümsüzlük, belirsizlik durumunda ve dünyadan izole bir şekilde yaşam sürmektedir. 
Kıbrıs Türk halkının yeniden dünyayla bağlanması ve hak ettiği gibi onurlu bir yaşam sürmesi gerekmektedir.   

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner468