Çetin pazarlık olacak

Maraş ve Gazimağusa Limanına karşılık, Ercan’ın uluslararası uçuşlara açılması 5’li konferansta masaya gelecek

Çetin pazarlık olacak
banner432

    Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, Şubat başında Cenevre’de düzenlenecek gayrı resmî beşli konferansa, Maraş ve Ercan Havaalanı’nı kapsayan Güven Yaratıcı Önlemler paketiyle gideceği bildirildi.

   Politis gazetesi “Kısacası Maraş’ın, yani kapalı kentin ve limanının BM idaresine verilmesini, karşılığında da Timbu (Ercan) Havaalanı’na özel statü -mesela BM gözetimi altında- vererek tam tanınmış ve uluslararası uçuşlara açmayı önerecek” iddiasıyla manşetinde önemli bir haber yayınladı.
   Haberi manşetten “Beşli Konferansa Gidiyoruz GYÖ’ler (Güven Yaratıcı Önlemler) de Masada… Jane Holl Lute Tarihler İçin Dönüyor” başlığıyla veren gazete, BM Genel Sekreteri’nin geçici Kıbrıs Özel Danışmanı Jane Holl Lute’un, bütün tarafların olurunu aldığı beşli konferansın hazırlıkları, “tamamlandığında yayınlanacak ortak açıklamayı görüşmek ve mümkünse kapatmak” amacıyla ocak ayı başında yeniden Ada’ya geleceği bilgisini verdi.
   Edindiği bilgilere dayanarak Anastasiadis’in bu niyetinin halen Jane Holl Lute’a ve Genel Sekreter’in Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi Elisabeth Spehar’a iletildiğini yazan gazete Rum Başkanlık Sarayı’nda özel bir grubun da, beşli konferans sırasında veya hemen öncesinde Genel Sekreter Guterres’e sunulacak öneriye son şeklini vermeye çalıştığını yazdı.
   Gazete nihai çözüm bulunmasına yönelik koordineli bir süreç paralelinde bu iki hareketin Kıbrıs’ın geneline ekonomik çıkış yolu sağlayacağı, bir yandan Maraş’ın yeniden imarına başlanmasıyla Rum inşaat sektörüne, diğer yandan da KKTC’nin resmî ve tanınmış turizm destinasyonu haline gelerek KKTC ekonomisine büyük bir ivme katacağına inanıldığını yazdı.

Hellim ve doğal gaz

   Rum tarafının, Kıbrıslı Türklerin, içinde bulundukları (gazete “iddia ettikleri” ifadesiyle verdi) ekonomik izolasyondan çıkmaları için, hellim gibi diğer Kıbrıs Türk ürünlerinin ihracatına yönelik başka hareketlerde de bulunmaya hazır olduğu beyan ettiği de savunulan haberde “12’nci parselin doğal gazın iç tüketim için Kıbrıs’a nakli için değerlendirilmesi ihtimali ile doğal gazın da GYÖ sahnesine geri dönmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor” ifadesine yer verildi. 
    “Energean” isimli Yunan şirketi gibi şirketlerin başka önerileri de bulunduğu hatırlatıldı.
   Rum tarafının Ercan Havaalanı’nın BM gözetiminde “açmayı” kabul ettiğine, Kıbrıs Türk tarafının KKTC yönetiminde olmasını istediğine dikkat çekilen haberde bir Rum diplomatik kaynağın, “özellikle Ersin Tatar ve Mevlüt Çavuşoğlu’nun iki devlet çözümü istediklerine dair açıklamalarından sonra Kıbrıs Rum tarafının bu tezi kabul edilemez” ifadesine de yer verildi.

Taktik savaşı

   Haberin “Taktik Savaşı”  başlığıyla ayırdığı bölümünde ise Brüksel’deki siyasi gözlemcilerin “Anastasiadis’in GYÖ’ler ile ilgili bu görünen hareketi, Maraş’ın açılmasını durdurmak istediğinden dolayı anlaşılır olmakla birlikte,  olguların akışını kesmek ve Ankara’yı iki devlet çözümünden döndürmek için yeterli olmayabilir” dediğine işaret edilerek özetle şunlar aktarıldı:
   “Aynı gözlemcilere göre şu anda gerekli olan, Anastasiadis’in beşli konferansa giderek önce Genel Sekreter’i, ardından da uluslararası toplumu Kıbrıs Rum tarafının belirli bir takvim içerisinde bir çözüm prosedürüne girmeye muteber ve hazır olduğuna ikna etmesidir. Böyle bir şeyi başarabilirse Türkiye’ye müzakere masasına Crans Montana’da kalınan yerden dönmesi yönündeki baskılar gerçekten çok güçlü olacak çünkü Türkiye’nin iki devlet tezi şu anda çıkmaz görünüyor. BM Genel Sekreteri, Sayın Tatar’ı ve Sayın Çavuşoğlu’nun şubat ayındaki gayrı resmî beşli konferansta iki devletten söz etmesini yasaklayamaz. Aynı zamanda elbette Kıbrıs sorununun çözüm rotasını değiştirme yetkisi olmadığını vurgulayacaktır. BM kaynağına göre Kıbrıs Rum tarafı ikna edici olursa, Türkiye’yi ikna etme süreci başlayacak. Olmazsa, o zaman Kıbrıs sorununun batağa saplanması, Türkiye’nin Maraş’ı açması ve Kıbrıs MEB’inde Kıbrıslı Türkler adına sondajlara devam etmesi sürecine gireceğiz ancak aynı zamanda AB’ye yakınlaşması yönünde her türlü olanak sonlanacak.”

Brüksel’in mesajı

    Brüksel’den Rum tarafına, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, artık Avrupa sorunu haline gelen Kıbrıs sorununu görüşmeye hazır olduğu yönünde mesaj gittiğini yazan gazete, Avrupalı bir kaynağın gazeteye söylediklerini, özetle şunları aktardı:
   “Türk Cumhurbaşkanı 15 Aralık’ta yaptıkları telefon görüşmesinde Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’e: ülkesinin Kıbrıs sorununu çözmek istediğini bunun için de konferans düzenlenmesine olumlu yaklaştığını, federasyon çözümüyle ilgili diyaloğa bir şans daha vereceğini, Maraş’la ilgili projelerini hayata geçirmeye başlamadan önce bu yeni çabanın varacağı sonucu bekleyeceğini ancak müzakereler bu sefer de başarısız olursa Kıbrıslı Türklere ne olacağına dair siyasi taahhüt istediğini söyledi.”

Doğu Akdeniz için çoklu konferans

   Gazete aleni diyalogda çok da önem verilmemesine rağmen, Rum yönetiminin de dahil olduğu Avrupa Konseyi’nin, Josep Borrell’den Doğu Akdeniz ile ilgili çoklu konferans hazırlıklarına devam etmesini isteme kararı aldığına dikkat çekti.
   Gazete, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Jane Holl Lute ile görüşmesinin hemen ardından,  Erdoğan’ın AB’ye Doğu Akdeniz konferansı önerdiğini ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Borrell ile bu prosedürü ileri götürdüklerini, şu anda önümüzdeki dönemde AB ile birlikte atacakları adımları planladıklarını söylediğine işaret etti.
   Çavuşoğlu’nun, “Konferansa herkes katılacak. Akdeniz’deki herkes katılsın. Kıbrıslı Rumlar da olacaksa o zaman KKTC de olacak. Ya her ikisi de ya da hiçbiri” sözlerinin de altını çizen gazete Rum Başkanlık Sarayı’nın Çavuşoğlu’nun ilgili açıklamasını şu şekilde okuduğunu yazdı:
    “Ankara’dan yapılan beyanları, Türkiye’nin iki devlet çözümü istemediği, bir konfederasyona veya bir çeşit konfederasyon anlaşması istediği şeklinde okuyoruz. Müzakere masasına gelecek ancak peşinen, çaba başarısız olursa Kıbrıslı Türklerin ve sahte devletin akıbetinin ne olacağına dair siyasi taahhüt istiyor. Anlaşılacağı gibi bu yazılı olamaz. Başkan’ın bir adamı gazetemize, Ankara ile iletişim kanalı bulunan bütün çevreler bize, Tayyip Erdoğan’ın Kıbrıs sorununun çözülmesini veya en azından durumun netleşmesini istediğini aktarıyor dedi ve manalı bir şekilde Anastasiadis’in desantralizasyon önerisini hatırlattı. Adının saklı tutulmasını isteyen kaynak ‘vardığımız bu noktada seçeneğimiz yok, bugünkü durum devam edemez.  Fiili durumda, bizimle veya bizsiz, çözümle veya çözüm olmadan değişiklik olacak” dedi. 

Diyalog Gazetesi

banner478
YORUM EKLE
YORUMLAR
Turkish power
Turkish power - 4 hafta Önce

Ha ha ha birtarafimizla güldük yemezler yAllah

SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner473

banner460