banner564
banner556

İzahat istedi

AP raportörü Veld, yasa dışı dinleme skandalı konusunda Güney Kıbrıs’ın peşini bırakmıyor

İzahat istedi

   Yunanistan’da siyasi depreme de sebep olan yasadışı dinleme skandalının, eski MOSSAD ajanı Tal Dilian’a ait “casus van” meselesini yeniden gündeme getirerek krizi Güney Kıbrıs’a yayabileceği bildirildi.

   Avrupa Parlamentosu’nun, Pegasus isimli casus yazılım veya benzer yazılımlar kullanılan dinlemeleri araştıran raportörü Hollandalı Avrupa Milletvekili Sophia In ‘t Veld haftalık Kathimerini’ye yaptığı açıklamada, AP komiserleri de dahil Avrupa’da yapılan yasadışı dinlemelerle ilgili işitilenlerin “Watergate” skandalı olma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çekti. 
   AP komiseri araştırma komitesinin bugüne kadar yaptığı çalışmalarda “birçok defa Güney Kıbrıs’ın,  bu tür yazılımlar üreten şirketlere “gizlenme alanı ve AB piyasasına satış için olası başlama noktası olarak ortaya çıktığını” söyledi.
   “Ulusal güvenliğin ardına saklanamazlar. Keza bu mesele Kıbrıs’ın posta kutusu, aktarma istasyonu olarak kullanılması meselesidir. Ulusal güvenlik değil ticaret söz konusudur” vurgusunu yapan Sophia In ‘t Velt Güney Kıbrıs’tan, şüpheli yazılım piyasasındaki rolü konusunda şeffaf olmasını beklediklerini kaydetti.
   Aynı gazete yasadışı dinlemenin Yunanistan’da siyasi deprem yaratmasına karşın Güney Kıbrıs’ta “casus van” meselesinin sadece şirkete para cezası kesilmesi ve sahibi Tall Dilian hakkında kovuşturma bile yapılmamasının, meselenin üzerinin örtüldüğü hissi yarattığına dikkat çekerek Rum siyasi sahnesinde yasadışı dinleme söylentileri çıktığında bunların hiç resmen yalanlanmadığını vurguladı.
AKEL’in, “Predator-Pegasus” meselelerinin bağlantısıyla ilgili sorular sorduğunda Sözcü Marios Pelekanos’un popülizm suçlaması yaparak “9 yıllık iktidarı döneminde Anastasiadis’in herhangi bir siyasi kişi veya gazeteci veya medya kuruluşlarının doğrudan veya dolaylı dinlenmesine müsamaha göstermediği” açıklamasına dikkat çekti.

Anastasiadis hükümeti itham altında

   Gazete Anastasiadis hükümetinin bu konudaki, kimi zaman dalga geçilen, kimi zaman küçümsenen ya da görmezden gelinen dolaylı dinleme-izleme meseleleriyle ilgili ağır geçmişe sahip olduğunu” belirterek bu iddiasını şu örneklerle destekledi:
“Ağustos 2017’de,  Ulusal Konsey toplantısında ses tonları çok yükselmişti, Andros Kiprianu Başkan’ın Crans Montana’daki icraatlarını eleştirirken Başkan, Kiprianu’nun lafını keserek, kimlerle görüştüğünü bildiğini söyledi: ‘Sayın Eide ile gerek parti ofisinde gerek başka yerde görüşmüş olabileceğini biliyorum. Görüştüğün kişi izleniyor olabilir’ diyerek imalı bir şekilde muhalefet liderini  KYP’in takibine takılmakla suçladı.
İki yıl sonra Başkanlık ofisi müdürü Viktoras Papadopulos Kıbrıs sorununun tartışıldığı sırada ‘Dostun Eide’nin sana Whatsapp’ta veya ünlü stüdyo dairede söylediğine eminim’ mesajını tweetlemişti devlet yetkilisinin siyasi parti başkanı ile alenen alay edişi, kişilerin dinlendiğini/izlendiğini doğruladı.”
Gazete devamla EDEK’li milletvekili Kostas Efstathiu’nun, çalışma ofisinde böcek bulunduğundan, EDEK Avrupa Milletvekili Dimitris Papadakis’in de basın toplantısı sırasında “siyasi partilerin dinleme/izleme sistemleri satın aldığı söylentileri ayyuka çıktı” dediğini hatırlattı. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner472