Böyle de olmaz 

Çalışmak için Kıbrıs’a geldikten kısa süre sonra aileyi de peşinden sürükleyen işçiler, tehlikeli binalarda, sağlıksız yaşam sürüyorlar

Böyle de olmaz 

Çiğdem AYDIN – Seda TUNALI

Çalışmak için Kıbrıs’a gelen işçiler, geçici de olsa bir iş bulduktan sonra ailelerini de buraya getiriyorlar. Düşük maaşla ancak karınlarını doyurabilen bu aileler, Lefkoşa’nın sınır bölgelerinde çökmeye yüz tutmuş evlerde çok zor koşullar altında yaşam sürüyor.
   Diyalog muhabirinin Arabahmet Mahallesi’nde görüştüğü işçi aileleri, havaların soğuması nedeniyle odun sobasıyla ısınmaya çalıştıklarını, buna karşın çatıdan, pencere kenarlarından, çatlamış duvarlardan giren rüzgar ve yağmur sularıyla baş edemediklerini söylüyor.
   Kıbrıs’ın Avrupa ülkesi olduğunu duyarak daha iyi yaşam için buraya geldiğini söyleyen işçiler “bazı günler iş de bulamıyoruz. İşte o gün eve ekmek götürmek dahi zorlaşıyor” diyor.
   İşçilerin eşleri, yaşanan sıkıntıyı şöyle anlatıyor:

Nazlı Girgen: Evimiz yıkılmak üzere 
“26 yaşındayım 3 çocuk annesiyim. Eşim iş bulduğu zaman çalışıyor. Çocuklarımın biri 4 diğeri 7 ve en büyüğü de 9 yaşında bir kız iki erkek. Okuyorlar. Eşim inşaatlarda çalışıyor yapıcılık yapıyor iş bulabildiği zaman gidiyor. Evimiz yıkılmak üzere özellikle kış aylarında üşüyoruz ama asıl önemli olan çocuklar üşümesin onlar için odun sobası kurduk. Tavan çökük akıtıyor özellikle yağmur yağdığı zaman zor oluyor. Kirada kalıyoruz 500 TL kira ödüyoruz. Elektrik su derken 750 TL’yi buluyor, yemek bulursak yiyoruz. Çatıya naylon gerdik çocukların üzerine yağmur yağınca su akmasın diye. Çocuklara arada bir süt alıyorum beslenebilsinler diye üçü de okuyor okulda yardımcı oluyorlar. Çocuklar çok uzun zamandır meyve yemediler. Buzdolabımız yok görünürde evin içinde var ama çalışmıyor. Çamaşır makinemiz var o da arada çalışıyor ama yine de iyi çok şükür. Aldığımız yiyecekleri arkadaşlara veriyorum onlar kendi buzdolaplarına koyuyor zaten  çok da yer tutmaz aldıklarımız. En son ne zaman et, tavuk gibi şeyler aldığımızı hatırlamıyorum. Eşim pek çalışmadığı için size bir tarih veremem hatırlamıyorum.  Banyoda şofben yok küçük piknik tüpü aldık orada su ısıtıp banyo yapıyoruz. Yapacak bir şey yok evlerin kiraları bin 500 TL. Bizim öyle bir paramız yok mecbur burada yaşamaya çalışıyoruz ama yine de çok şükür. Kimseden bir şey istediğim yok aslında, sadece daha iyi bir yerde bir evde kalabilsek en azından üşümeyiz.” 
Catavan  (Katiya) Şaşviaşvili: Bir odada 4 kişi yaşıyoruz 
“Biz 4 kişilik bir aile olarak yaşıyoruz tek odamız var, bir yatak odası yok bir mutfağımız var o da yarım. Banyo ve tuvalet kullanılır gibi değil. Tuvalete pek gitmiyoruz çünkü yıkılacağından korkuyoruz. Ev sahibi de yapmaz istersen kendin yap ben yapmam diyor. Bizim de böyle bir imkanımız yok. Eşim fazla çalışamıyor ben de maşımla anca eve yetişebiliyorum. Bir şeylerin pek de düzeleceğine inanmıyorum. Elektrik sayacını ortak kullanıyoruz. Ayda 450 lira civarında elektrik su parası geliyor. Çocuklar için daha sağlıklı bir ortamda yaşamayı arzu ederim. Ama kiraların durumu ortada.”  

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER