“Ehliyet diye ölüm  fermanı veriliyor”

Londra’da şoför eğitmenliği yapan Artun Gökşan, trafiğin Kuzey Kıbrıs'ta herkesi tedirgin eden, korkutucu ve büyük bir sorun haline geldiğini belirtti

“Ehliyet diye ölüm  fermanı veriliyor”

 Özgül Gürkut MUTLUYAKALI

Londra’da şoför eğitmenliği yapan Artun Gökşan, trafiğin, Kuzey Kıbrıs'ta herkesi tedirgin eden, korkutucu ve büyük bir sorun haline geldiği; insanlara “sürüş ehliyeti diye ölüm fermanı” verildiği görüşünde...
29 yıldan beri yaşamını Londra'da sürdüren ve bu sürenin son 12 yılında şoför eğitmenliği yapan Kıbrıslı Türk Artun Gökşan, TAK’ın sorularını yanıtlayarak KKTC'de trafik sorununa ilişkin görüşlerini paylaştı, özellikle ehliyet sistemi ve sürücü davranışlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Aslen Akıncılar köyünden olan Gökşan (59), Ankara Hacettepe Üniversitesi'nde matematik bölümünden mezun olduktan bir süre sonra, 1990'da Londra'ya göç etmiş. Bir süre gazetecilik de yapan, aynı zamanda amatör tiyatroyla uğraşan Gökşan, son 12 yıldır şoför eğitmeni...
Gökşan, KKTC'deki trafik sorununun nedeninin trafik eğitimiyle ilgili yetersizlikten kaynaklandığını belirterek "Trafik eğitimi, sürücü eğitimi o kadar yetersiz ve alt düzeydedir ki insanlar yola bilinçsizce çıktığı için süre süre öğrenmek zorunda kalıyor" dedi.
İyi bir şoför olmak için uzun yıllar gerektiğini kaydeden Artun Gökşan, ehliyet almadan önce iyi bir eğitimin gerekliliğini vurguladı.
İngiltere'de ciddi bir trafik eğitimi bulunduğunu, hem eğitmenlerin denetlendiğini hem de sürücülerin ciddi bir sınavdan geçirildiğini anlatan Artun Gökşan, kimseye ayrıcalık yapılmadan, farklı yol ve trafik koşullarında uygulanan 40 dakikalık sınavda başarı şartı arandığını ve alınan ehliyetin de çok değerli olduğunu kaydetti.
Gökşan, İngiltere’deki ehliyet sınavı sırasında, öğrenci onay verirse sürüş eğitmeninin de arka koltukta oturabildiğini, böylece öğrencisinin varsa eksik ve hatalarını objektif olarak tespit edebildiğini anlattı.
Gökşan, KKTC'deki sürücülerde aynaların kontrolünde önemli eksiklikler olduğunu belirterek Türkiye ve KKTC’den giderek Londra'da ehliyet almak için kendisine başvuran birçok kişide bu eksikliği gözlemlediğini söyledi.

“İngiltere’de cezalar caydırıcı”
Gökşan, 17 yaşında ehliyet alınabilen İngiltere'de trafik cezalarının caydırıcılığını bilen sürücülerin, hata yapmayı göze almadığını vurguladı.  Ehliyetsiz araba kullanma, cep telefonuyla konuşma, emniyet kemeri takmama, alkollü sürüş, kırmızı ışıkta geçme, hız sınırını aşma, sigortasız araba kullanma, yanlış park gibi suçlara, yüksek miktarda puan ve para cezası uygulandığını, bazı suçlarda ehliyete el konulduğunu anlattı.

“Sürücüler iyi eğitilmezse kazalar kaçınılmaz”
Gökşan, trafik kazalarını önlemek için tüm önlemlerin eşgüdümlü alınmasının önemli olduğunu ancak yol ve diğer trafik altyapı eksikliklerinin sürücülerin hata ve kaza yapmasında mazeret olmaması gerektiğini kaydetti.
"En iyi yollar da yapılsa, sürücüler iyi eğitilmezse kazalar yine olacak" diyen Artun Gökşan, bireye düşen sorumlulukların da unutulmamasını istedi.

"Devlete yardımcı olunmalı"
Gökşan, daha üst düzeyde bir ehliyet sınav sistemi getirilmesi için devlete yardımcı olunması, bunu yaparken hem devlet yetkililerinin hem de bireylerin kendilerini birer anne baba yerine koyup düşünmesinin şart olduğunu vurguladı.
Artun Gökşan, üst düzey ehliyet sınavından geçip güvenli sürücü olmanın herkes için önemli olması gerektiğini ifade ederek şöyle devam etti:

"Çocuklarımızın yollarda ölmesini gerçekten istemiyorsak, bütün insanları kendi çocuğumuz yerine koyup, yasa ve uygulamaları ona göre yapalım. Sınavları üst düzeye çıkaralım. Kimse torpille ehliyete almasın. Sorunları ancak böyle çözeriz. Sorumluluk bilinci bunu gerektirir. 'Devlet yolları yapmaz' demekle işin içinden sıyrılmak çözüm değildir. Sorumluluk bilinci herkeste olmalı."
Sürüş eğitmeni Artun Gökşan, riskleri önceden algılayarak gerekli önlemleri alıp kazalara karşı savunmayı öğrenmek  anlamına gelen "defansif sürüş"ün de öğretilmesi gerektiğini vurguladı.

Kazaların yüzde 90’ı insan hatasından
Gökşan, KKTC'de kazaların yüzde 90'ının eğitimsizlik ve bilinçsizlikten kaynaklandığı görüşünü ifade ederek özellikle viraja yaklaşırken süratin azaltılması gerektiğini ancak birçok sürücünün bunu bilmediğinden gaza bastığını ve yoldan çıkıp kaza yaptığını anlattı.
Yüz yüze çarpışmalı kazaların da defansif sürüş eğitimi alınmamasından kaynaklandığını belirten Artun Gökşan, medyada yer alan "ölüm kavşağı" gibi tanımları eleştirdi, "Bunlar yazıla yazıla insanlar oranın ölüm kavşağı olduğuna inanır ama hata yapan insanlardır, kavşak değil... Kazalar yüzde 90 insan hatasından kaynaklanır ve her iki tarafın da suçu vardır. Çok ender durumlarda tek tarafın suçu olur" diye konuştu.

Sürat, yol ve trafik koşullarına göre belirlenmeli
Süratin yol ve trafik koşullarına göre belirlenmesinin bir kural olduğunu vurgulayan Gökşan, tehlikeli olduğu bilinen yollarda yavaş seyredilmesi gerektiğini söyledi.

İngiltere’deki sınav süreci…
Gökşan, İngiltere'deki ehliyet sistemiyle ilgili de bilgi verdi. Buna göre, 17 yaşını dolduran bireyler önce öğrenci ehliyeti alıyor, ardından 50 sorulu yazılı sınava giriyor ve tehlike algılama klipleri izleyerek ana tehlikeleri yakalıyor, son olarak da sürüş sınavına giriyor.
Yazılı sınavın geçerlilik süresi iki yıl... Şoför okulundan ders almak zorunlu değil ancak sürücü adayları, en iyi şekilde yetişmek için okulu tercih ediyor ve ortalama 30-40 saat ders alıyor.
Artun Gökşan, ehliyet alacak kişiye motorlu araçla ilgili bazı teknik soruların da yöneltildiğini ve sınav sırasında bazı uygulamalar da yaptırıldığını kaydetti.
İngiltere’deki eğitim sisteminde temel trafik eğitiminin yer aldığını belirten Gökşan, polislerin de okullarda farkındalık yaratacak faaliyetlere katıldığını ifade etti.
Gökşan, sürüş eğitmeni olmak için sicilinin temiz olması, yazılı sınavı ve bir saatlik sürüş sınavını geçme koşulları bulunduğunu bildirdi. Bu aşamalarda başarılı olan kişinin, bir şoför okulunda 6 ay çalışması sonrasında eğitmen yeteneğini ölçme sınavına girdiğini kaydeden Gökşan, sürüş sınavında üç kez başarısız olanların ancak 3 yıl sonra şansını deneyebileceğini; ayrıca belli sürelerle eğitmenlerin denetlendiğini anlattı.

“Maalesef ölüm fermanı veriliyor”
Artun Gökşan, onca sıkı denetime rağmen İngiltere’de de her gün kaza olduğunu ve insanların öldüğünü ancak KKTC’de nüfusa oranla kaza sayısının korkunç boyutta olduğunu belirterek “Çünkü maalesef insanlara ehliyet verirken ölüm fermanı veriyorlar. Buradaki gözlemlerim, gençlere ehliyet verilirken adeta ‘al git de becerebilirsen ölme’ deniyor” diye konuştu.
İngiltere’de “hayat boyu güvenli sürüş” sloganının kullanıldığını vurgulayan Gökşan, yetkililerin herkesi kendi çocuğu gibi düşünmesi, toplumun da sorumluluk bilinciyle eğitimden geçmesi ve ehliyet sınavlarının üst düzeyde ve standart yapılmasının şart olduğunu vurguladı. Gökşan, trafik konusunda insan güvenliğini merkeze alan politikalar üretilmesi gerektiğini anlattı.
Artun Gökşan, güvenli bir trafik sistemi için düşünme şeklinin değiştirilmesi gerektiğini kaydetti. “İngiltere’de hükümetler değişir ama trafik politikaları değişmez” diyen Gökşan, cezaların caydırıcılığına da işaret etti.
İngiltere’de şoför okuluna gitme zorunluluğu yok ama bunu yapmadan ehliyet almanın pratikte mümkün olmadığını, o yüzden tüm sürücü adaylarının şoför okuluna gittiğini anlatan Gökşan, böylece güvenli araba kullanmayan kimsenin ehliyet alamadığını vurguladı.

Sürüş sırasına cep telefonuyla konuşmanın İngiltere’de de ciddi bir sorun olduğunu ve bugünlerde daha ciddi önlemlerin tartışıldığını belirten Gökşan, bunu önlemenin yolunun da eğitim ve caydırıcı cezalar olduğunu ifade etti.

Güncelleme Tarihi: 03 Haziran 2019, 12:12

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER