Güzelyurt dert küpü

Vatandaş, üretime gerekli desteğin sağlanmaması durumunda sadece üreticinin değil tüm ülkenin batacağına dikkat çekti

Güzelyurt dert küpü
banner432

Ömer KADİROĞLU
Kuzey Kıbrıs’ta ülke gündemini belirleyen ve tv2020 televizyonunda yayınlanan Halk Meclisi programı geçtiğimiz haftalarda Güzelyurt’ta toplandı. Güzelyurt bölgesinde geçimini hayvancılık ve narenciye ile gerçekleştiren çok sayıda vatandaş programa katılarak sorunlarını seslendirdi. Özellikle hükümetlerin ve tarım bakanlarının Güzelyurt’a olan ilgisizliğinden yakınan vatandaşlar, narenciye üretimindeki yüksek girdi maliyetinden dert yandı. Kıbrıs Türk Muhtarlar Derneği Başkanı Akay Darbaz, bölge insanının sorununu anlatacak yetkili bulamadıklarını bazı bakan ve bürokratlardan randevu dahi alamadıklarını savundu. Konuşmacılar, üretime gerekli desteğin sağlanmaması durumunda sadece üreticinin değil tüm ülkenin batacağına dikkat çekti.
Güzelyurt BEL-SEN Lokalinde iki saati aşkın bir süre canlı yayınlanan programa yoğun bir katılım oldu. Özelde bölge genelde ise ülke sorunlarını aktarmak üzere salonda toplanan vatandaşların yanı sıra bölge muhtarları ve milletvekilleri katıldı. Canlı yayınlanan programda söz alan vatandaşlar yaşanan sıkıntıları dile getirdi. 

****

Akay Darbaz (Kıbrıs Türk Muhtarlar Derneği Başkanı)
“Bölgemizde üretim yapılıyor ancak yapılan üretimlerle ilgili birçok sıkıntılarımız vardır. Yaşanan sıkıntılara rağmen halkımız ısrarla üretime devam ediyor. Toplumumuz sıkıntılı süreçler geçiriyor. Ancak bölge insanının sorununu anlatacak yetkili bulamıyoruz, bazı bakan ve bürokratlardan randevu dahi alamıyoruz. Ne köylülüğümüz kaldı ne gücümüz.”

Uğur Dereliköylü (Akçay Muhtarı)
“Bizim sesimizi gerek buradaki milletvekillerine gerek başkanlara gerekse dünyaya duyurduğunuz için teşekkür ederiz. Gerçekten çok dertli bir millet olduk. Esnaf, ulaşımcı, üretici dertlidir. Her yerde her konuda bir derdimiz var. Bu sorunları defalarca konuşuyoruz ancak bir yere gelemiyoruz. Biz muhtarlar tüm sorunları halkın içinde halkla birlikte olduğumuz için görüyoruz. Ancak umudumuzu tüketmedik.”

Ahmet Cet (Gemikonağı Muhtarı)
“Bir yolun çizgilerini çizemeyen bir devlet nasıl devlet olabilir? Yollarda canımız avucumuzda seyahat ediyoruz. Güzelyurt’tan Lefke’ye kadar yollarda çizgi yoktur. Yazılar yazdık, televizyonlara çıktık söyledik hiçbir sonuç alamadık ve özellikle çok daha tehlikeli yollarda insanlarımız seyahat etmek zorunda kalıyor. Doğancı Gemikonağı arasında bir çevre yolu yapıldı ve yıllardır bırakıldığı gibi kaldı. Bu devlet bu kadar aciz mi? Bizim sesimiz olduğunuz için teşekkür ederiz.”

İsmail Ayyıldız (Mevlevi köy muhtarı)
“2017 yılı içerisinde arsa dağıtımı yapıldı. Dağıtılan 23 arsanın sadece bir tanesi bitti ve diğerleri duruyor, çünkü insanlar buradan ümidini yitirdi.”
İhtiyaç sahibi kişilere ve gençlere bu arsaların dağıtılması lazımdır ancak gençlerin önünde engel çıkmayacak şekilde verilmesi daha uygun olacaktır.”  

Cavit Sekmen (Serhatköy Muhtarı)
“Köyümüzde güzergâha uyulmuyor ve köy halkı mağdur oluyor. Belli bir güzergâh olmadığı için belediyeden durak yapımı için talepte bulunamıyorum. Bir bakanlık eğer ki bir otobüs şirketine sözünü geçiremiyorsa bence o makamda oturmasına gerek yoktur. Bir diğer konu üretimde yaşanan sıkıntılar. Üretimin en temel ihtiyacı su dur. Serhatköy Gayretköy arasında bir gölet var ve bu 1973 yılında inşa edilen göletin bakımının yapılmasını istedik. Bu gölet bakımsız olduğu için su kaynaklarını besleyemiyor.” 

Şinasi Özdeş (Sivil Toplum Platformu Başkanı)
“Güzelyurt’a bir hastane yapılması konusundaki feryadımız bitmedi, tükenmedi. Nihayet sesimizi duydular ve hastanenin yapımına başladılar. Bir diğer husus ise Güzelyurtlu gençlerinin göç etmesidir. Burada gençlere arsa dağıtarak uzun vadeli krediler vererek gençlerin göç yolunu kapatmalarını talep ettik ancak bir sonuca varamadık. Güzelyurt’ta esnafın, hayvancının, narenciye üreticilerinin sıkıntıları vardır.”

Sertan Kaşıkçı
“Ben kardeşimle ilgili konuşmak istiyorum. Kardeşim engellidir aynı zamanda alkol bağımlısıdır. Gereken tüm yerlere gittim ancak bir çare bulamadım. Kardeşimi Barış Ruh ve Sinir Hastanesi’ne yatırmak için oraya da görüşmeye gittim ancak hastaneden aldığım cevap kendisinin isteği olursa oraya yatırılabileceği yönünde oldu. Ben kardeşimin tedavi olması için manevi destek istiyorum.” 

Ulus Ese (Esnaflar Birliği Başkanı)
“Son günlerde Avrupa Birliği yardımları adı altında önce yemek sektörüne ardından da berber ve kuaförlere yardım konuşulmaktadır. Bu yapılan yardımların eşitlik ve adil bir çerçevede yapılmamaktadır. Özellikle Güzelyurt ve Gemikonağı bölgesindeki bu sektörde bulunan esnaflar mağdur edilmiştir. AB’nin yemek sektörüne yapılacak yardımlar Esnaf ve Zanaatkârlar Odası ile Ticaret Odası üzerinden yapılmıştır ve bunlara üye olmayanlara yapılmamıştır.”

Seydali Gürkan (Narenciye Üreticisi)
“Narenciyenin bu yıl yüzde 80’i üzerinde kalmıştır. Geçtiğimiz yıl Uluslararası narenciye piyasası 350 Dolar iken bu yıl 350 Dolar’ın karşılığı 3 bin TL civarındadır. Kaldı ki tüccarlarımız 2 bin 500’lere kadar çıktı ve piyasada şu an olmadığı için 2 bin TL’den ürün almaya çalışırlar. 
Asil Nadir’in Kıbrıs’a geldiği ilk iki yıl evet narenciye güzel yıllarını yaşadı ancak sonrasında işler hiç iyi gitmedi. Bugün narenciyeden kimse para kazanmıyor.”

Mehmet Çetereisi (Hayvancı)
“Pandemi sürecinde üretimin ne kadar önemli olduğunu gördük. Bu süreç bir ülkenin ayakta durabilmesi için üretimin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Hayvancının girdi maliyetleri yüzde 60 arttı ve muhatap bulamıyoruz. Hayvancılık duvara tosladı. Buradan çağrı yaparak bir an önce sorunlarımıza çözüm üretmelerini istiyorum.”

Cemal Darbaz
“Bir ürün üretiyoruz devlete veriyoruz ve bizi istedikleri gibi ödüyorlar.  Ne yazıktır ki hayvancılar da bu süreçte en sessiz günlerini geçiriyor. Birlik başkanı bu konuda zayıf kalıyor. Üç defa eylem için Lefkoşa’da toplandık ve eylemler iptal edildi. Biz sütü bedava veriyoruz ve bu hayvancı sokağa çıkamıyor. Hayvancı yok olacak ve hayvancılığı yapacak 3-5 tane zengin olacak diğer yandan küçük ölçekli tüm işletmeler kapatacaktır. O zaman halk olarak kaybetmiş olacağız.”

Ali Baltay
“O koltuklara seçtiğimiz ve yüksek maaşlar alan kişiler oturdukları koltukların hakkını vermelidir. Eğer makamların hakkı verilirse o zaman tüm esnaflar işlerini yapmaya başlayabilecek. Eğer bu düzen böyle devam ederse bu memleket hiçbir zaman düzelmeyecektir.”  

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner456

banner459

banner455

banner460