banner564

Lezzetin huzurla buluştuğu mekan: Cafe Verde

Reha Arar - yorum

Lezzetin huzurla buluştuğu mekan: Cafe Verde
banner598

Pastane olarak dünyaca ünlü markalar nelerdir diye düşünsek, aklıma öncelikle Paris Ladurée gelir. Bu tarihi patiseri çeşit çeşit makaronları ile dünyaya ün salmış, bunun yanında özellikle yeme-içme sektörünün hafif bölümünde yer alan tatlarıyla da insanların midesini ve gözünü fethetmiştir. Merit Royal Premium Otel’in denize nazır terasındaki Cafe Verde’ye girdiğim anda bu düşünceler bir şimşek gibi kafamda çaktı. Oradaki yiyecekleri denetlemeye gelen Cluster Executive Chef Hüseyin Hummadi ile tesadüfen karşılaşıyoruz. Ve bana bir kazandibi tattırıyor. Öncelikle sunum tabağı, tatlının kendisinden daha güzel görünüyordu dersem yalan söylemiş olmam. 
Otelin bu yeni ünitesini deneyimlemek için Diyalog Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar ve kadim dostum Adnan Pekkan ile Kıbrıs güneşinin içimizi ısıttığı, güzel bir bahar gününde Cafe Verde’yi ziyaret ettik. Patisserie büfesinde bir şölen misali sergilenen Fransız tatlılarını, Amerikan cookies’leri sadece izlemek bile insana ayrı bir mutluluk veriyordu. Meyveli tartaletler, mousse çeşitleri, ekler, magnolia, profiterol ve tiramisu birbirinden leziz görünüyordu, karar verip seçebilmek hakikaten zor. Cafe Verde’den sorumlu olan deneyimli Şef Yakup Tonbul ile ayaküstü sohbet ediyoruz ve bize kısaca hem kendinden hem de otelin yeni pastanesindeki çalışmalarından bahsediyor. Yakup Şef, Bolu Mengenli ve şeflik de kendisine aile yadigarı aslında. 25 yılı aşkın meslek hayatına Kuzey Kıbrıs ve Türkiye dışında, Dubai, Abu Dabi ve Karadağ gibi ülkelerde de tecrübeler sığdırmış, son 10 yıldır da executive pastry chef olarak görev yapıyor. Belli ki mesleğine aşık ve her daim işini daha fazla nasıl geliştirebileceğinin derdinde…
Biraz da tatlıların detayına bakacak olursak; meyveli tartaletler günlük taze meyvelerle süsleniyor, pastalarda Fransız kreması ve Belçika çikolatası kullanılıyor, bunların yanında sıcak servis yapılan waffle, pancake ve krep çeşitleri de menüde özel bir yere sahip. Burada her detayın çok ince işlendiğini hemen fark edebiliyorsunuz, her bir tabak misafirle bir sanat eseri edasında buluşturuluyor.
Mekâna gelince beni en çok cezbeden belki de sıcağı sevdiğimden şöminelerdi. Kış aylarında masmavi Akdeniz sularına karşı ayrı bir keyif ortamı sunacağı şimdiden garanti diyebilirim. Bunun yanında tercih edilen bitki örtüsünün zenginliği, sizde adeta bir çiçekçinin serasındaymışsınız izlenimi bırakıyor. Dekorasyon için aynı şeyleri söyleyemem, özellikle oturma gruplarının rahat oturum yönünden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum, her ne kadar modern koltuklar bunlar ise de.
Burada bir de dondurmayı anlatmadan geçemeyeceğim. Bir “çarkıfelek” içerisinde sunulan dondurma çeşitleri, mekana girer girmez gelenleri cezbediyor. Hiçbir katkı maddesi kullanılmadan yapılması, ev yapımı olması ve her gün farklı tatların bulunması menüye ayrı bir pozitiflik katıyor. Tüm çikolata çeşitlerinin de otelin kendi üretimi olması bence muazzam bir başarı; daha önceki yazılarımda da sizlerle paylaşmıştım, buradaki çikolatalar tasarımından tadına kadar tam anlamıyla bir başarı hikayesidir. Özetlemek gerekirse; Merit Royal Premium’un gözde yeni mekanı Cafe Verde, her yönüyle çok konuşulacağa benziyor. 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner608

banner474