banner493

Türk tarafının görüşleri iletildi

Tatar ve beraberindeki heyet, New York’ta BM Genel Sekreteri Guterres ile bir araya geldi

Türk tarafının görüşleri iletildi
banner432

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar dün New York’ta, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ile bir araya geldi.
New York saati ile 13.15’te (KKTC saatiyle 20.15) başlayan görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Ersin Tatar sosyal medya hesabından “BM Genel Sekreteri Guterres ile BM Merkezi’nde yaptığımız görüşmede Kıbrıs konusuna ilişkin görüşlerimizi yeniden ifade ettik” açıklamasında bulundu.
Görüşmede Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a, Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Özel Temsilci Ergün Olgun, Müzakere Heyeti Üyesi Osman Ertuğ ile KKTC New York Temsilcisi Mehmet Dana eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Tatar, yarın ise Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile birlikte, BM Genel Sekreteri Guterres’in onurlarına vereceği öğle yemeğine katılacak. Yemek saat 20.15’te (New York saatiyle 13.15) başlayacak.

Tatar’dan Anastasiadis’e eleştiri
Öte yandan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Rum lider Nikos Anastasiadis'in, Birleşmiş Milletler (BM) 76. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı eleştirerek, "Rum lider Anastasidis, son derece saldırgan bir üslupla Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'ye karşı bilinen iddia ve suçlamalarını tekrarlamıştır." ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Tatar, yaptığı yazılı açıklamada, Rum lider Anastasiadis'in BM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmayı eleştirdi ve değerlendirmelerde bulundu.

banner520
"Rum lider Anastasiadis, son derece saldırgan bir üslupla Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'ye karşı bilinen iddia ve suçlamalarını tekrarlamıştır. Tamamen çarpıtmaya dayalı bu iddiaları yapan Anastasiadis, gasbettiği sözde Kıbrıs Cumhuriyeti sıfatını siyasi bir silah olarak kullanmakta olduğu gerçeğini unutturmaya çalışmıştır." ifadelerini kullanan Tatar, Kıbrıs Türk halkının temsil ve konuşma hakkından mahrum bırakıldığı böyle bir ortamı tek yanlı olarak istismar eden Rum liderin, bu sahte unvan arkasına saklanarak 1963'ten bu yana Rum tarafının oynadığı bu oyunu dünya sahnesinde bir kez daha sergilemekten çekinmediğini kaydetti.
Tatar, Anastasiadis'in Kıbrıs sorununun ana nedeninin Kıbrıs Rum tarafının Yunanistan'la iş birliği içerisinde Ada'yı Yunanistan'a ilhak etme (Enosis) olduğunu unutturmaya çalıştığını ve Türkiye'nin 1974'te Ada'ya gelişiyle ilgili iddialarda bulunduğunu ifade etti.
Anastasiadis'in, 1963-1974 arasında Rumların Kıbrıs Türk halkına karşı uyguladıkları etnik temizlik kampanyasını, mezalim ile insan hakları ihlallerini ve Kıbrıs Türk halkını kurucu ortağı olduğu ortaklık Cumhuriyeti'nden silah zoruyla nasıl dışladıklarını tarihin sayfalarına gömmek istediğini vurgulayan Tatar, bu gerçeklerin, bugün tek yanlı olarak işgal ettiği makamı kullanarak konuşma yaptığı BM örgütünün kayıtlarında bütün çıplaklığıyla ortada durduğunu belirtti.

"BM parametrelerini yine kendileri tüketmiştir"
Tatar, Ada'da 1964'ten bu yana bir BM Barış Gücü'nün varlığı bulunmasının dahi sorunun 1974'te başlamadığı ve köklerinin 1963'teki Rum-Yunan saldırılarında olduğunu gösterdiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Anastasiadis'in şunu anlaması lazım; 1974 Türk Barış Harekatı, bizim için bir kurtuluş, Kıbrıs Adası için de sürdürülebilir bir barış anlamına gelmektedir. Rum lider, 1963'te kendi elleriyle yıktıkları Kıbrıs ortaklık Cumhuriyeti'ne geri dönüşü savunarak tarihin akışını geri çeviremez. Bunu söyleyerek, bütün kapsamlı BM girişimlerini reddetmekle uzlaşmazlığını kanıtlayan ve statükoyu kökleştirmeye çalışan tarafın Kıbrıs Rum tarafı olduğu gerçeğini gizleyemez. Sözde bağlılık ilan ettikleri BM parametrelerini yine kendileri tüketmiştir."
Tatar, Rumların 2004'te Annan Planı referandumunu reddettiğini ve 2017'de Crans Montana'daki görüşmelerde (federal temelde), sergiledikleri tutum nedeniyle, başarısızlığa vesile olduğunu hatırlattı.

banner512
YORUM EKLE
YORUMLAR
Öz
Öz - 2 ay Önce

Görüş derken, Kıbrısın tümünün Türkiyeye ait olduğu, Kuzey güney demeden tümünün Türkiyeye bağlanması şeklinde Türk görüşleri de anlatılabilirdi.
Madem ki olmayacak duaya amin diyeceğiz, tam diyelim. Dilin kemiği yok ya, isteyenin bir yüzü kara. Artık vermeyen düşündün.

banner502
SIRADAKİ HABER

banner471

banner472