banner564
banner556

Ülkenin durumu ‘çok kötü’

Çevre örgütleri, yapılan uyarıların dikkate alınmamasından yakınıyor

Ülkenin durumu ‘çok kötü’

 Kuzey Kıbrıs’ta çevre kirliliğinin giderek artması karşısında yapılan uyarıların devlet yönetimi tarafından ciddiye alınmadığı belirtildi. Durum böyle olunca yargıya başvurmaktan başka çare kalmadığını belirten çevre örgütleri, sorunların gittikçe arttığına dikkat çekerek vatandaşların da duyarlı davranmasını istedi.
   Diyalog’a konuşan Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, çevre konusunda 30’u aşkın dava açtıklarını söyledi. 
ÇEKOVA Başkanı Rifat Siber hazırlanan raporların incelenmediğini, herhangi bir dönüş alamadıklarını belirtirken; Biyologlar Derneği Başkanı Gizem Mulla “gerekirse sokağa inmeliyiz” dedi.

Ne dediler?...
Doğan Sahir (Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri)
 “Umudumuzu yitirmenin sınırındayız. Söz konusu eğer çevre ise ülkemizde umutsuz olma ihtimali olmamalı. Yaşamın sürebilmesi için çevre ile her bir bireyin uğraşması gerek. Biz hem bireysel hem de örgütsel bunu yapmaya çalışıyoruz. Sağlam kalelerimizden biri de bu konuda hukuktur. Çevre sorunları ile ilgili en son durağımız yargı kapısı oluyor. Orada da o kadar çok uğraşılması gereken başka konular var ki zaman zaman hukukta da tıkanıklar yaşanabiliyor. Biz amatör örgütler maddi veya manevi gücümüzü, zamanımızı başka güzel şeylere aktarmak varken, maalesef olmaması gereken yerlere harcamak zorunda kalıyoruz. Ekmeğimizden kesip çevreye ayırıyoruz. Hem madden hem manen kayıplar yaşıyoruz. Yargıda da çevreye ait bir dal olmadığı için sorunlar çıkabiliyor. Çevre kaybedilince yenisi yerine yerleştirilemez. Çevre konularıyla ilgili süreç hızlı olmalı ki zaman kaybetmeden sorunların önüne geçilebilsin. Sayısız sorunumuz var. Çevre konusunda 30’u aşkın dava açtık sadece biri özeldi, diğerleri hep devlete karşıydı.  Yanlış ihlalleri maalesef devlet yapıyor veya yaptırıyor. Tüm güçlüklere rağmen uğraşıyoruz, uğraşmaya da devam etmeye çalışıyoruz.” 
Her şeyin temeli denetim
 “Esasında aslında her şeyin temelini denetim oluşturuyor. Bütün makamların gerçek ve dürüst çalışan ve gerçek bilgiye sahip olan insanlarla donatılması gerekiyor. Koltukta oturmak ve ceplerini doldurmak veya çevrelerine çıkar sağlamak amaçlı hareket eden karar mekanizmaları olayları sorunlar yumağına çevirir. Sürdürülebilir mekanizmalara ihtiyaç var çevre konusunda. Yasalarımızda çok boşluk var, yasak koyucunun da bu işine geliyor aslında ve bilerek bu boşluklara dokunulmuyor. Hem bireysel hem de yasal düzenlemelerin eksiksiz şekilde birbiri ile bağlantılı hayata geçmesi gerekiyor.”  
Gizem Mulla (Biyologlar Derneği Başkanı)
“Zaman zaman umutsuzluğa kapıldığımız oluyor. Ama umutsuzluğa kapılarak, her şeyi bırakmak doğru değil. Mücadele etmeliyiz. Çevre örgütleri olarak sesimiz daha yüksek çıkmalı ve gerekirse sokağa inmeliyiz ve bir şeyler yapmalıyız. Artan inşaat ve yapılaşmalar ve bunların oluşturduğu sorunlar zaman zaman bizi üzüyor. Hiçbirimiz bu işten bir fayda veya kazanç sağlamıyoruz ve çevre için dünyamız için mücadele ediyoruz. Denetim çok önemli. Birçok hukuksal mücadeleye biz de taraf olduk, bizim de açtığımız davalar oldu. Devlete karşı da açtığımız davalar var. Çevre konusunda iyi şeyler yapılmaya çalışılıyor ama göstermelik. Dünyada tek kullanımlık plastik kaldırılmaya çalışılıyor. Bizim ülkemizde de belirli plastiklerin kullanımı ile ilgili yasa tasarısı hazırlandı ve ilgili tarafların görüşleri de alındı. Ancak yasa tasarısının içeriği incelendiği zaman pratik hayatla uyumluluğunun çok da olmadığını görüyoruz, bu da ‘yaptık oldu’ anlamı taşıyor. Altı doldurulmadan atılan bu gibi adımların ileriye giderek sürdürülebilir olması beklenemez. Naylon poşet olayında olduğu gibi… Ne kadar etkili oldu? Çok az etkiledi tüketimin azalmasını. Kullanıcılar bez çantalara vs. teşvik edilmeli. Görüşlerimizi Çevre Dairesine bildirdik. Tüm toplum bizim kadar duyarlı olursa her şey daha farklı olabiliri. Her birey aynı sorumluluğu gösterirse belki küçük gibi gözüken yapılan şeyler, çerçevenin bütününde güzel şeyleri oluşturabilir çevre konusunda. Küçük şeylerden başlayarak, büyük şeyleri başarabiliriz. Çevreye saygı duymadığımız için bunları yaşıyoruz.” 
Fiyat düşürülmeli, halk teşvik edilmeli
“Mesela dünyada çevre konusunda birçok şey yapılıyor ancak bizim ülkemizde bu tarz adımları görmek zor. Dünyada çevre dostu olan ürünler teşvik ediliyor, çevreye zararlıların vergileri daha ağırdır. Plastik şişler cam şişelere göre daha pahalıdır. Bizim ülkemizde tam tersi.  Camın geri dönüşümü vardır. Basit çevre dostu ürünlerin fiyatları düşürülerek, onların kullanımı teşvik edilebilir.  Atık depoları ve çöp ayrıştırılması konularını ciddiye almalıyız. Geri dönüşüme başlamalıyız. Hiçbir adım atmadık. Çöplerimizi kaynağında ayrıştırmıyoruz. İdarecilerin bu sorunların farkına varıp değişimi kendilerinden başlatması toplumu da teşvik edecektir. Bu nokta çok önemli.” 

Rifat Siber (Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı)
 “Bir tespit var. Çevrenin sahibi yok. Bir ay önce orman mühendisleri toplandık. Konu orman yangınlarıydı. Çok olumsuz şeyler ortaya çıktı. Yangınların öncesinde alınması gereken önlemler alınmamıştı. Yangınların sonrasında da bir şey yapılmıyor. Alınması gereken önlem temizlik, yangın şeritleri vs. gibi birçok şey yok. Orman mühendisleri bırakın yangın şeritlerini temizlemeyi oralarda ağaçlar çıktığını ve bu şeritlerin etkinliğini kaybettiğini söyledi. Bu raporları hazırladık belki bize birileri döner dedik ama kimse arayıp sormadı. Bu mesajlar yerine gitmiyor, ilgisizlik var. Kimse de daha iyiye gitmek için çabalamıyor. Mühendisler, Orman Dairesi’nde 11 tane ağır vasıta yangını önleme amaçlı temizlik aracı olduğunu söyledi ancak bunları kullanabilecek sadece 4 şoför var. Bir yangın çıksa bile Orman Dairesi müdahale edemez demektir bu. Telsizler çalışmıyor, cep telefonları da çalışmıyor. Bu kadar olumsuzluk rapor haline geldi, böyle bir çalışma yapılmış bu konuda kıpırdama yok. Çevrede de aynı sorun var. Çevre Bakanlığı ve Çevre Dairesi görevini yerine getirmiyor. Çevreye sahip çıkması gereken Çevre Dairesi değil de sivil toplum örgütleriymiş gibi bir tablo var. Çevre; bu daire ve bakanlığın ne kadar umurunda kafalarda soru işareti var. Herhangi bir duyarlılıkları yok. Çevrenin sahibi olması gereken makamlar çevrenin sahibi gibi davranmıyor. Bakanlık sadece turizmde arsa dağıtmak peşinde.” 

Diyalog yok
“Çevre örgütlerinin davet edilip konuşulması gerekir. Hiçbir diyalog yok. Çevre konusunda iş yapması gerekenler susuyor ve seyrediyorlar. Çevre Dairesi çevre konusunda çevre örgütleri ile çalıştay yapmalı ve kaydını tutarak, toplumla paylaşmalı. Yapılacaklar ortaya konmalı ve neleri yapacağı veya yapamayacağını açıklamalı. Ama biz çevre ile ilgili bu kurumlardan hiçbir açıklama ve faaliyet göremiyoruz. Çevre örgütleri ve sivil toplum örgütleri aslında karar alıcılarla, sorunları çözmesi gerekenlerle mücadele ediyor çevre konusunda ne kadar üzücü de olsa.” 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner465