banner564

‘Ya burada yaşayacaksın ya orada’ (3)

‘Ya burada yaşayacaksın ya orada’ (3)
banner598

Yusuf YILDIZEV
Ankara PTT macerasından sonra adaya dönen Zihni Kalmaz, Ledra Palas’ın Rumlar tarafından idare edildiğini ve Taksim Sahası’nda oynanan maçları birçok Rum polisin takip ettiğini söyledi. Oynadığı futbolla yine kendine hayran bıraktı ve Rum takımlarının radarına bir kez daha girdi. O dönemde futbolun durduğunu ve bölük takımlarının yer aldığının altını çizdi.

PAEK yılları 
1969 yılında PAEK kulübünden gelen teklifi kabul etti. PAEK 2. ligde yer alan Girne’nin köklü takımlarından biriydi. Başarılı maçlar çıkaran Kalmaz, “Yenicami ile PAEK’te eş zamanlı futbol oynadım. Türk liginde maçlar 14.30’da başlarken, Rum liginde saat sabah 10.00’daydı. Bazı haftalarda maç günleri çakışıyordu. Aynı günde iki maç oynadığımı bilirim. Ben PAEK’de, Galliga Paralimni’de, Derviş ise Agop’da forma giyiyorduk. Federasyon başkanı Ahmet Sami Topcan, bizim Rum liginde oynamamıza karşı tepkiliydi. Bizim forma giymemiz konusunda bazı engelleme girişimlerinde bulundu ancak biz oynamaya devam ettik. Galliga, Paralimni ile harika maçlar çıkardı. Kıbrıs Kupası’nda finale çıktı. Ben 2 sezon boyunca PAEK’de forma giydim. PAEK’de ana hedef ligde kalmaktı. Ancak ligden çıkmayı kaçırarak 3. olmuştuk.” 

Olimpiakos transfer teklifinde bulundu
Gösterdiğim performanstan sonra 1970-1971 yılı şampiyonu Olympiakos Nicosia beni takıma katmak için transfer teklifinde bulundu. Yaptıkları teklif benim açımdan hayatımda kaçırdığım en büyük 2. fırsattı. Maddi kısmı çok iyiydi. Ayda 200 Kıbrıs Lirası kazanacaktım. Bundan daha da önemlisi ise dışa açılma şansım olacaktı. Yunanistan Federasyon’un yaptığı proje ile Kıbrıs şampiyonu gelecek sezon Yunanistan Ligi’nde oynayacaktı. Yani 17 maç Kıbrıs’ta 17 maç Yunanistan’da. Tüm gelirlerden yararlanacaktı. Zaten Rum futbolunu geliştiren ve zenginleştiren hamle bu oldu. Hem takımlar tecrübe, kalite kazandı hem de maddi olarak güçlendiler. 

‘Ya burada yaşayacaksın ya orada’
Yapılan teklifi kabul ettikten sonra antrenmanlara başladım. Her şey yolundaydı. Benim transferimden sonra Omonia kulübüne transfer olan bazı Türk oyuncular oldu. Omonia zaten Türk oyunculara hiçbir zaman hayır demedi. Hemen ertesi gün bir gazetede başlık atıldı. Bunun Başlangıcını Zihni Yaptı. Bu durumun yarattığı rahatsızlık artmaya başlayınca, bize Türk tarafından iki seçenek sunuldu. Ya burada yaşayacaksın ya orada. Ailem benim Girne’de kalırdı. Ben eğer Olympiakos’u seçmiş olsam ailemi göremeyecektim. Yani aslında bize yapılan teklif bu iş aslında olmaz teklifiydi. Neticede seçimimi yaptım ve Yenicami’de futbol hayatıma devam ettim.”

Devamı yarın…
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner474