banner556

Raporda Kavala vurgusu

ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de temel özgürlüklerin kısıtlandığına dikkat çekti

Raporda Kavala vurgusu

ABD Dışişleri Bakanlığı, insan haklarını irdelediği raporun Türkiye kısmında tutuklu bulunan Osman Kavala’nın davası ve birçok noktayı ele alıyor. 
Raporda Türkiye’de temel özgürlüklerin kısıtlanmaya devam edildiği ve hukukun üstünlüğünden ödün verildiğine dikkat çekti. ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bu yılki raporda ihlal olarak ele alınan örnekler arasında Boğaziçi Üniversitesi protestolarına yapılan müdahaleler, polisin aşırı güç kullandığı ve işkence uyguladığı iddiaları, cezaevleri ve gözaltı koşulları, keyfi tutuklamalar, adil yargıya güvensizlik, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davaları var. Ayrıca bu davalarla ilgili AİHM kararlarının uygulanmadığı için Avrupa Konseyi tarafından başlatılan ihlal süreci de raporda yer alıyor.

Boğaziçi gösterileri
BBC Türkçe tarafından yayınlanan ve ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan 93 sayfalık raporda ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne Melih Bulu’yu atamasının ardından polisin şiddet kullanarak protestoları dağıttığı; polisin evlere baskın yaparak 45 öğrenciyi gözaltına aldığı hatırlatılıyor ve Uluslararası Af Örgütü’ne göre öğrencilerin işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları kaydediliyor.

Polisin güç kullanımı
Özellikle İstanbul’da yıl boyunca protestoların devam ettiği, İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne göre polisin Ocak ayından bu yana en az 38 şehirde 700’den fazla göstericinin gözaltına aldığını tahmin ettiği belirtiliyor.
İnsan hakları örgütlerinin, polisin gözaltılar sırasında sıklıkla aşırı güç kullandığı şikayetlerine yer veriliyor.

Keyfi tutuklama ya da gözaltı
Türkiye’de yasaların keyfi tutuklama ve gözaltıyı yasakladığı ve kişinin kanunsuz gözaltına mahkemede itiraz edebilme hakkının bulunduğu, ancak çok sayıda güvenilir habere göre hükümetin her zaman bunları uygulamadığının anlaşıldığı kaydediliyor.
Yargının çok yavaş olduğu, duruşmaların arasından aylar geçtiği, yer yer yargılamanın, iddianamelerin hazırlanmasından yıllar sonra başladığı ve sonuçlanmasının yıllar aldığı kaydediliyor.
Raporda Adalet Bakanlığı’nın Mayıs 2021’de açıkladığı verilerine göre, 38 bin 34 kişinin, yargılama öncesi tutuklu bulunduğu ve toplam cezaevi nüfusunun yüzde 13’ünü oluşturduğu hatırlatılıyor.

Kavala ve Demirtaş davaları
İş insanı Osman Kavala’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) serbest bırakılması ve 2020 yılındaki beraat kararına rağmen cezaevinde kalmaya devam ettiği ve Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin bu nedenle Türkiye’ye karşı ihlal sürecini başlattığı hatırlatılıyor.
Eski HDP eş genel başkanı ve 2018 seçimlerinde cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş’ın, AİHM kararlarına rağmen, cezaevinde kalmaya devam ettiği de hatırlatıldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nin 2020 yılında Demirtaş’ın uzun süreli yargılama öncesi gözaltında tutulmasının hak ihlali olduğuna hükmettiği ancak Kobani davası hakkındaki soruşturma sebebiyle serbest bırakılmadığı belirtiliyor.

‘AİHM kararları nadiren uygulanıyor’
Geçen Aralık ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’nin Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş davalarında AİHM kararlarını tanımadığını söylediği ve kararların hükmü olmadığını savunduğu da hatırlatılıyor.
Alt mahkemelerin zaman zaman Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararları görmezden geldiği ya da kararların uygulanmasını ciddi ölçüde geciktirdiği de kaydediliyor. Hükümetin Avrupa Konseyi üyesi olarak zorunlu olmasına rağmen AİHM kararlarını nadiren uyguladığı ifade ediliyor.
Avrupa Uygulama Ağı adlı sivil toplum örgütüne göre, Türkiye’nin önceki 10 yıl içinde AİHM kararlarının yüzde 64’ünü uygulamadığı belirtiliyor.
 

banner560
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner471

banner472