Kostas’ın itirafı

Kıbrıs gerçeklerini yazmasından dolayı ölüm tehditleri alan Rum gazeteci “Kuzeye geçtiğimde kendimi güvende hissediyorum” dedi

Kostas’ın itirafı

    Politis gazetesinde Kıbrıs gerçeklerini dile getirdiği için fanatiklerin tepkisini çeken ve ölüm tehditleri alan Rum gazeteci Kostas Konstantinou “Kendimi kuzeyde daha güvende hissediyorum”dedi.

   Yenidüzen gazetesinden Ödül Aşık Ülker’e konuşan Kostas “1955-1959’un gerçek hikayesi, 1963, 1964, Grivas ve EOKA’nın neler yaptığı, Makarios’un hataları gibi konuları konuşmuyorlar” diyerek, güneydeki Türk mallarını kullanarak çok para kazananların olduğunu, bu tür insanların çözümün karşısında durduğunu belirtti.
    “Kuzeye geçtiğimde kendimi yüzde 100 güvende hissediyorum. Kıbrıslı Türkler güneye geçtiklerinde güvende hissediyor mu?” diye soran Kostas, gerçek tarihin konuşulması gerektiğini söyledi.
   Kostas, kendisine yönelik tehditler konusunda şunları söyledi:
   “Daha önce de tehditler aldım, sadece bir defa yıllar önce polise gitmiştim. ELAM geldiğinde henüz insanlar ne olduklarını bilmiyordu, ben onlarla ilgili olumsuz şeyler yazmıştım. Beni asacaklarına dair bir mail göndermişlerdi, polise gitmiştim ama o dönemde bütün bunlar kamuoyu önünde olmamıştı. Bu yıllar boyunca hep tehditler aldım ama isimsiz maillerde küfürler, öldürülmem gerektiğine dair mesajlar almakla, birilerinin kamuya açık alanda, kimliğini gizlemeden başka birilerini sizi öldürmeye çağırması, hedef göstermesi çok başka birşey. Okuduğumda en çok buna şaşırdım. Bunu yapan bir kadındı, anneydi çünkü profilinde çocukları
ve eşiyle fotoğrafı var, spor salonunda çalışan ve çocuklara yüzme öğreten birisi, bu beni daha da şaşırttı. Bütün küfürler, iğrenç yorumları yapanlar benim yazdıklarımı paylaşan kadının arkadaşlarıydı ve çoğu kadındı. Bunu genelde kadınlardan beklemezsiniz, hele anneyseler. Tabi ki genelleme yapmıyorum ama kadınlardan bu yaklaşımları görmek şaşırtıcıydı. Yaradılışları gereği kadınların erkeklerden daha mantıklı olduklarını düşünüyorum.
Bu tehdit içerikli yorum üzerine avukatım aracılığıyla polis şefine resmi bir mektup gönderdim, pazartesi polis gelip ifademi aldı, tüm delilleri kendilerine verdik.

Cezalandırılmamış suçlar

   Kostas, Politis gazetesinde günlerdir yayınlanan 1963-74 olaylarına ilişkin olarak da şunları kaydetti:
   “Son birkaç haftadır gazetede “Kıbrıs: Cezalandırılmamış Suçlar” adlı bir yazı dizisiyayınlıyoruz, hem Kıbrıslı Türk, hem de Kıbrıslı Rumların yaşadığı trajedileri anlatıyoruz. Pazartesi Kıbrıslı Rum emekli bir polis memurunun Karpaz civarında iki Kıbrıslı Türk’ün öldürülmesi olayında yer aldığına dair bir haber yayınladık. Bu emekli polis 5 sene önce polise gidip 1964’te30 yaşında olan Abdullah Emirzade ve 34 yaşında olan Ali Musa isimli iki Kıbrıslı Türk’ü başka
insanlarla birlikte öldürdüğünü itiraf etti. Polisin ilgili birimi bunu rapor etti ancak rapor 5 senedir orada duruyor, hiçbir şey yapılmadı. Yılda birkaç defa katliamlarla ilgili hikayeler yapıyoruz ve bu insanlar hemen tepki veriyor. Katliamları kimin yaptığına dair polisin ellerinde isimler var ama bir şey yapmıyorlar. İnsanlarla konuştuğun zaman “biz birşey yapsak ne olur, Kuzey’de kimse bir şey yapmıyor, onlara dokunamazlar” diyor, bu benim için geçerli bir gerekçe değil. Öncelikle bu bir devlet, kendi polisi, kendi mahkemeleri var. Yapmamız gereken neyse onu yapmalıyız?

Kuzey bu konularda birşey yapamıyorsa veya yapmıyorsa, o farklı bir konu. Bizim taraf yapması gerekeni, yapabileceğini yapmalı. Biz başlayabiliriz, bu insanlara dava okunabilir, çoğu hayatta. 5-6 dava olsa, bu konular yepyeni bir şekilde ele alınabilir. Bunu yapmalıyız. Bu insanlar katil, çocukları öldürdüler, çocukları, kadınları, yaşlıları öldüren birinin serbest dolaşmasına nasıl izin verebiliriz? Utanıyorum, ben birey olarak bu insanların dışarıda dolaşıyor olmasından, cezalandırılmamış olmasından utanıyorum. Hapiste olmaları gerekir. Avrupa ülkeleri bu günlerde Nazileri hapse gönderiyor, aralarında 95 yaşında olanlar var ama “evet yaşlıdırlar, saygı duyuyoruz ama eğer suç işlemişlerse, sonuçlarına da katlanmaları gerekir” diyorlar. Biz de bunu yapmalıyız.
   Pazartesi, emekli Kıbrıslı Rum bir polis memurunun iki Kıbrıslı Türk’ün öldürülmesi olayında yer alması hakkında bir haber yayınladıktan sonra gazetenin facebook hesabının mesaj kutusunda bir tehdit mesajı bulduk, bunu da polise bildirdik. Bu mesajı gönderen orduda sözleşmeli olarak çalışan biri. Bize Tasos Papadopulos’un zamanında “evet”i destekleyenler için kullandığı kelimeyi kullanarak vatan haini dedi ve yazdıklarımıza dikkat etmemizi, bizim de zamanımızın geliyor olduğunu, bizi canlı canlı yakacaklarına dair mesaj yazdı. Bu konuda da polise bilgi verdik, polis ifadelerimizi aldı.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER