Ankara’da gazetecilerle bir araya gelen, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli,
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin savunma alanındaki adımları, SAFE mekanizması ve Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik konularına da değindi. İncirli, Kıbrıslı Türklerin hiçbir söz hakkı olmadan yapılan savunma anlaşmalarının Ada’nın tümünü hedef haline getirdiğini belirterek bu yaklaşımın Ada’yı riske attığını söyledi.
İncirli’ye, CTP Dış İlişkiler Sekreteri ve Girne Milletvekili Fikri Toros ile CTP Eğitim Sekreteri ve Merkez Yönetim Kurulu üyesi Feriha Tel eşlik etti.
CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, partisinin yeni döneme ilişkin siyasi vizyonunu ortaya koydu. İncirli, Ankara programı kapsamında özellikle CHP ve AK Parti ile gerçekleştirilen temasların oldukça verimli ve memnuniyet verici geçtiğini ifade etti.
Erken seçim 2026’nın ilk yarısında yapılabilir
Toplantıda erken genel seçim gündemine de değinen İncirli, KKTC’de toplumun güçlü bir değişim talebi içerisinde olduğunu savunarak, erken seçimin “2026 yılının ilk yarısında, haziran gelmeden” yapılmasının en makul ihtimal olduğunu dile getirdi. İncirli, seçim sürecine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“CTP yaklaşan seçim sürecinde iktidara yürüyen bir partidir. Yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen erken genel seçimlere tüm kadrolarımızla hazırız. CTP güçlü bir şekilde, tek başına iktidara gelmeye hazırlanmaktadır.”
Bu kale bizi korudu, kaybedemeyiz
Toplantının en önemli gündem başlıklarından biri Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) oldu. İncirli, TMK’nın hem Kıbrıslı Türkleri hem de Türkiye’yi uluslararası hukuk süreçlerinde koruyan kritik bir mekanizma olduğuna dikkat çekerek, komisyonun Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi’nde “iç hukuk yolu” olmaktan çıkarılma riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
İncirli, TMK’nın kurulmasının arka planına işaret ederek, 2004 referandumu sonrası Türkiye aleyhine açılan davalar ve artan baskılar karşısında komisyonun önemli bir “hukuk kalkanı” işlevi gördüğünü belirtti. “Bu kale bizi koruyan bir kaleydi. Biz bu kaleyi kaybedemeyiz” ifadelerini kullanan İncirli, Türkiye’deki muhataplarını da bu konuda uyardıklarını söyledi.
Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan hiçbir karar kabul edilemez
Sıla Usar İncirli, CTP’nin adada siyasi eşitliğe dayalı, iki toplumlu, iki kesimli çözüm iradesini kararlılıkla savunduğunu belirtti. Müzakere süreçlerinde “siyasi eşitliğin tartışma konusu olmayacağını” vurgulayan İncirli, ucu açık görüşmeler yerine takvime bağlı bir sürecin gerekliliğine dikkat çekti. Çözüm iradesinin Kıbrıslı Türklerde net olduğunu söyleyen İncirli, 2004 referandumunda “evet” diyen tarafın Kıbrıslı Türkler olduğunu hatırlattı.
Önemli olan isim değil içerik
İncirli, “federasyon” kelimesinin toplumda olumsuz çağrışımlar yarattığını, ancak asıl önemli olanın isim değil içerik olduğunu ifade etti. İki kesimlilik, iki toplumluluk, siyasi eşitlik, etkin katılım ve dönüşümlü başkanlık ilkelerini sıralayan İncirli, Kıbrıslı Türklerin onayı olmadan karar alınamayacağı bir çerçeveyi savunduklarını belirtti.
Toplantıda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin savunma alanındaki adımları, SAFE mekanizması ve Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik de gündeme geldi. İncirli, Kıbrıslı Türklerin hiçbir söz hakkı olmadan yapılan savunma anlaşmalarının Ada’nın tümünü hedef haline getirdiğini belirterek bu yaklaşımın Ada’yı riske attığını söyledi.
Kıbrıslı Türkler olarak daha görünür olmak istiyoruz
Schengen süreci ve Yeşil Hat geçişlerine ilişkin soruları da yanıtlayan İncirli, geçiş noktalarının artırılması ve geçiş koşullarının iyileştirilmesinden yana olduklarını, Schengen üyeliği halinde sınırın daha katı hale gelip gelmeyeceği konusunda endişe duyduklarını ifade etti. “Kıbrıslı Türkler olarak daha görünür olmak istiyoruz” diyen İncirli, uluslararası ziyaretlerde Kıbrıslı Türklerin yok sayılmasına tepki gösterdi.
Toros’tan net mesaj
CTP Dış İlişkiler Sekreteri Fikri Toros ise Türkiye’nin garantörlüğünün tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayarak, “Türkiye’nin garantör olmayacağı, Türkiye’nin güvenlik sağlamayacağı bir Kıbrıs’ı ne dün ne bugün ne de yarın kabul ederiz” değerlendirmesinde bulundu.
Buluşma, gündeme ilişkin değerlendirmelerin ardından çekilen toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi.



