‘Aksi halde biteriz’

Rumların yaşadığı ‘Limya’ ile sınır komşusu olan Akıncılar köyünün sakinleri, güneye geçiş için kapı istiyor

‘Aksi halde biteriz’

 Sonuç CEVİZCİ

Güney Kıbrıs’ın ‘Limya’ köyü ile neredeyse bitişik olan Akıncılar (Luricina) köyünün sakinleri üretimden koparıldıklarını, işsizliğin ve göçün arttığını belirterek “Buraya bir kapı açılırsa eski günlerimize döneriz, herkes rahatlar” diyor.
  Luricinalılar, sürekli göç veren köyün ekonomik döngüyü yakalayabilmesi için çıkmaz yol olmaktan kurtulması gerektiğini düşünüyor. 
   Köy sakinleri, Güney Kıbrıs’taki tatil beldelerine yakın olmasından ötürü buraya açılacak bir sınır kapısıyla köyün kaderinin değişeceğini söylüyor.  
Köy meydanında gerçekleşen Halk Meclisi programına katılan bölge sakinleri, yetkililere çağrıda bulundu. Belediye Başkanı Hasan Barbaros’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa CTP Milletvekili Biray Hamzaoğulları da katıldı. Programda söz hakkı alan köy sakinleri, göz ardı edildiklerini ifade ederek, “Bizi unutmasınlar, sorunlarımızı çözsünler” dedi.

Hasan Barbaros (Belediye Başkanı):
Turizm şirketleri bölgemizle ilgilensin. Buraya turist getirsinler. Belki köyümüz canlanır…
Ayrıca Gaziler yolunun açılması ile ilgili de istekler var. Dali veya Kiracıköy yolunda geçiş kapısı açılabilir. Kendi aramızda bile halledebiliriz bu işi ancak zora sokuluyor.
Bu köyde yollar kötü, kırsal kesim arsalarını açtırdık ancak alt yapısı yok. Hangi işi yapmaya çalışsak önümüze bütçe geliyor. 
Son hükümet döneminde de herhangi bir adım atılmadı. 

Mustafa Eğilmez (Muhtar):
Yolumuzun durumu kötü, ağaçlar yolların içine girdi. Araçlarla geçerken vurmaya başladık. Güney’e kapı konusunda dahi değinmeyelim. Siyasiler her festival geliyor söz veriyor ancak bir diğer festivale kadar lafta kalıyor. Köylüler göç ediyor yavaş yavaş. Yakında kimse kalmayacak. Herkes göç edecek.

Soner Kansel:
1974’ten bugüne kadar gençler köyden göç etti.
Devlet hiç yardım etmiyor. Rumlar, gençlerinin sınır köylerinden göç etmemesi için 50-60 bin Euro destek veriyor.
İhtiyarlar da ölünce bu köyde kimse kalmayacak. Yıkılan evleri tamir etsinler en azından. Tamir etmek isteyenlerin parası yok. Geçim sıkıntısı yaşanıyor. Caminin 120 yıllık geçmişi var 90 yıldır hiç namaz kılınmadı camide. Pencere, kapılar çürüdü, su akıtıyor. 

Halit Arslan:
En büyük Türk köyü olan Akıncılar en zor şartlarda ve büyük sıkıntılar geçiriyor. Komşu köyler hep buralarda okuyordu 1974 öncesi. Bugün ilkokulda 15-20 öğrenci var. 1974 Barış Harekâtından sonra civar köyler de yaşayanlar buraya toplandı. Köyümüz terkedilmiş bir şekilde bırakıldı.  Devlet adamları ve hükümetler bu köyü görmüyor mu? Canlandırılması gerekiyor. Kendileri yapamıyorsa Anavatan’dan yardım istesinler. Köyümüz hiç bir zaman düşman eline düşmedi. 

Nejat Kocasimail:
60 Cumhuriyeti kurulurken Kıbrıs’ta sayım yapıldı, nüfusumuz 2 bin 300 kişiydi ve o sayıya göre encimen kurulmuştu.  1975 yılında güneyden göç başlayınca 1976 yılına kadar toplu kaldık. Bizi köylerimizden zorla göç ettirdiler. Anlaşma olacağı yok. Babadan kalma topraklarımız yarı paraya gidiyor. Gönyeli de arsa alıp ev yapıyoruz çocuklarımıza. Toprağı ekonomiye çevirmeliyiz. Uzun vadeli kredilerle gençler ev yapabilir. Okulumuz 10 tane öğrenciye kaldı. 16 kilometrelik bir yolun yapılması için askerden de izin alınmıştı. Ücretini Elçilik ödeyecekti, haritası çizildi. Yol yapılamadı. Yol yapılsa baba toprağına kavuşur belki köylü.

Osman Yeniçeri:
1976 yılında toplanarak heyet kurar, kararlar alırdık. Köyde kalmak için direnenlerdeniz. 8 yıl mücahitliğim var, 20 yıl yatırım yaptım. Bir kuruş katkı yapmadılar. Köyde insan kalmadı, herkes kaçtı. 

Şaban Ademgil:
Köyümüzde insan kalmadı. Nasıl kalkınabiliriz? Güney’e geçiş için yasal bir kapı açsınlar bize… Bütün Türkler marketlerde, Trodos’ta, Rumlar Türklerin benzin istasyonunda. Lefkoşa sınır kapı bölgelerinde arsalar pahalı. Devletten para istemiyoruz. Bir kapı istiyoruz. Yılda bir kez panayır yapıyoruz, siyasiler geliyor gezme var, icraat yok. Hepimizin çocukları köyden kaçtı. Kaynak olursa her işi yaparız; markette açarız, lokanta da açarız. 

Yusuf Songur: 
Köyün tek geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. Yanlış politika yüzünden tarımı öldürdüler, hayvancılıkta bu gidişle bitecek. Hayvan azaldı, süt azaldı…Köyümüzde nüfusun azalmasının sebebi bu yapacak iş yok. Restoran yok, sosyal yaşam yok. 

Süleyman Ege:
58 yıldır bu ülkede yaşıyorum. Hep kuzeye giderim, güneye gidemiyorum. Neredeyse 2020 yılına geldik ancak köyde geldiğimiz hal hal değil.  Bir kapı açılması gerekiyor. Niye bizi engelliyorlar geçişlerde. Derenin ıslah olması gerekiyor. 

Ali Çakmak:
Giderek nüfusumuz azalıyor. İnsanlarda inanç ve güven kalmadı. Kapı açılsın dedik kimse bir atılım yaptı. Köy üretimden koptu. 5-6 yıl sonra köyde insan kalmayacak. Akıncılar’ı unutmayıp bizi küçümsemesinler. Kapı açılmazsa ada genelindeki Luricinalarla boykot edip sandığa gitmeyeceğiz. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER