Ekonomiye ağır darbe

Ticaret Odası Başkanı Deniz ile Sanayi Odası Başkanı Avunduk’tan, yabancı işçi yasağına sert tepki

Ekonomiye ağır darbe

 Çiğdem AYDIN 

   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın, üçüncü ülkelerden gelecek işçiler için ön izin verilmeyeceğini açıklaması, Ticaret ve Sanayi Odası’ndan sert tepki gördü. Diyalog’a konuşan Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz “Ülkede ciddi ekonomik sıkıntılar vardır. Çalışma Bakanı her şey süt limanmış gibi bir yaklaşım içerisindedir. Bu doğru bir tavır değildir. İşverenleri tehdit etmek bir Bakana yakışmıyor” dedi.
   Sanayi Odası Başkanı Candan Avunduk ise “Çok sığ bir karar” diyerek, Çalışma Bakanlığı’nın kararını eleştirdi. Avunduk “Süregelen işler devam ederken aniden bağımlı olduğunuz bir yabancı iş gücünü getirmezsiniz denmesi görevi esasen kötüye kullanmak anlamına gelir” şeklinde konuştu.

Ne dediler…

Soru: Yabancı işçi ön izin başvuruları durduruldu, konuyla ilgili görüş ve düşünceleriniz nelerdir? Bu iş dünyasını çalışma hayatını nasıl etkiler?

Turgay Deniz: Ülkede ciddi ekonomik sıkıntılar var. Çalışma Bakanı, her şey süt limanmış gibi bir yaklaşım içerisinde. Bu doğru bir tavır değildir. İşverenleri tehdit etmek bir Çalışma Bakınanına yakışmıyor. Zaten işverenler ekonomik sıkıntı içerisindedir.
Yerli iş gücü, inşaatta veya bazı diğer sektörlerde bulunmadığı için iş insanları üçüncü ülkelerden işçi getirmek zorundadır. Neredeyse yarı yarıya yabancı iş gücü vardır.
İnşaat sektörü, süper marketler veya evlerde bakıcılık yapanlar üçüncü dünya ülkesinden gelen kişilerdir.
Çalışma Bakanlığının aldığı bu karar tam bir rezalettir. İşverenler olmazsa Çalışma Bakanlığı da olmaz.

 Soru: İşverenler, yeni asgari ücreti ödeyebiliyor mu? Kaçakların artacağı söyleniyor görüşünüz nedir? 
Turgay Deniz: Asgari ücret zaten sıfır tecrübesi olan veya çok az tecrübesi olan kişilere verilmek üzere belirlenir.
İşveren tecrübeli ve işinde iyi olan kişileri işe almak ister. Bu ülkede KKTC’li olan insanların hemen hiçbiri zaten asgari ücret almaz, üzerinde maaş alır.
Biz işverenler KKTC’li birini çalıştırmak için mumla arıyoruz desem yanlış olmaz. Bu ülkede 60 yaş üzerindeki bazı kişilerin evinde bakıcıları bulunmaktadır. Bu kişilere 3 bin 150 TL maaş verdiğinizi düşünün yatırımlarıyla birlikte 3 bin 800 TL’ye çıkar.
Bakıcılık yapan bu insanlar elektrik faturası ödemez, yemek masrafı yok, su ve diğer faturalardan da muaftırlar.
Peki, ne yaparlar bu parayı; kendi memleketlerine gönderirler, sonra da Çalışma Bakanı çıkar ve “para ülkede durmaz” der. Bunu nasıl açıklayabilir. Asgari ücret brüt 3 bin 150 TL, iş yerlerinde asgari ücreti aşan seviyelerde ücretler veriliyor zaten. Yenilenmiş asgari ücret bütün maaş ve ücretlerde genel bir yükselişe neden olacak.
Mal ve hizmetlerin fiyatlarının yükselmesine yol açacak, yani hayat daha da pahalı olacak. Fiyatlarda sağlanacak yükselişler, refah artışına neden olmamakla birlikte ülkenin rekabet gücünü düşürecek, rekabet gücü azalacak, turizm ve yükseköğretim sektörleri de zarar görecek. İşletmeler ya işçi azaltacak ya da evet bazıları belki de kaçak çalıştıracak bu ciddi bir sorundur.

Soru: Yabancı işçi ön izin başvuruları durduruldu, konuyla ilgili görüş ve düşünceleriniz nelerdir? Bu iş dünyasını çalışma hayatını nasıl etkiler?

Candan Avunduk: Çok sığ bir düşünce ve karar diye nitelendiriyoruz. Çünkü ülkedeki yerel iş gücünün dışında yabancı iş gücünün ülkeye giriş çıkış ile ilgili kararlar üretirken esasen bu kararların bir zemine oturtulması gerekir.
Akşamdan sabaha alınan bir karar şeklinde değil de uzun soluklu en azından orta vadeli bir plan yapılarak eğer yasaklanacaksa duyurulması gerekir. Yani siz böyle bir politika yürütecekseniz dahi bunu tüm taraflara bildirirsiniz ve dersiniz ki ‘6 ay sonra veya 1 yıl sonra biz yurt dışından yabancı işçi getirilmesini bazı sektörler için yasaklıyoruz’…Herkeste ona göre gardını alır. Ama süregelen işler devam ederken, aniden bağımlı olduğunuz bir yabancı iş gücünü getirmezsiniz.
Görevi esasen kötüye kullanmak anlamına gelir, keyfiyetten alınmış bir karar olarak öne çıkar.
Sanayi Odası olarak bu karardan memnun olmadığımızı bildirmek istiyorum. Şunu da eklemek istiyorum bahse konu inşaat kazaları da vardır.
Çalışma Bakanlığı esasen kendi üzerine düşen görevleri yerine getirmiş olsaydı müsebbip olan müteahhitler de kendi görevlerini yapmış olsaydı bu benzeri kazalar yaşanmazdı. 
Çalışma Bakanlığı kendi üzerine düşen görevi yapmadığı gibi piyasayı da serbest bırakmış müteahhitler de rahat davranmışlardır.
Ancak düzenlemeyi yapan yasa koyucuların da yasaları yapmamış olması bu iş içerisinde sorumlulukları olduğunu gösterir. Bu tür yasaklamalarla sorumluluklarından kurtulamazlar. Ölen işçilerde ne kadar sorumluluk müteahhitler de varsa aynı oranda Çalışma Bakanlığının da sorumluluğu vardır. 

Soru: İşverenler yeni asgari ücreti ödeyebiliyor mu?  Kaçakların artacağı söyleniyor görüşünüz nedir? 
Candan Avunduk: Ülkemizde evet yüzde 20’ye yakın bir hayat pahalılığı oluşmuş, bunun karşılığında da yapılan hesaplamalarda bir asgari ücret hesaplanmıştır.
Ancak asgari ücretle 4 kişilik bir aileyi dört başı mahmur bir şekilde geçindirecek deniyor bu bizim ülkemizde imkânsız olduğu gibi başka ülkelerde de imkânsızdır. 
Bir kişi çalışıp da 4 kişilik bir aileyi geçindiremez ancak iki kişi çalışırsa olur. Ortalama 5 bin TL’lik bir gelirleri olursa zaten geçinir. Net olarak asgari ücret zaten 2 bin 740 TL’dir ve o evi zaten tek kişi çalışıyorsa geçindiremez iki kişi çalışmalıdır. 
Sonuç olarak bu ücretlerin zaten 4 kişilik bir aileyi bir kişinin çalışmasıyla geçindirilmeyeceğini görüyoruz ama bu ücretle geçinebilir diyen bakanlığın da mantığını anlamakta zorluk çekiyoruz.
Bu konu sadece asgari ücretin artmasına bağımlı değil, vasıflı çalışanların da ücretlerine sirayet etmiştir.
Sadece vasıfsız çalışanların ücretleri değil ki etkilenen, işverenlerin işgücü maliyeti artmıştır çünkü asgari ücret alanları bir noktadan bir noktaya taşıdığınız zaman asgari ücretin üzerinde alanları da bir noktadan bir noktaya taşımak zorundasınız. Bu da işverenlerin iş gücü maliyetlerinin sürekli yukarıya doğru çıktığını gösterir… Bu da bize piyasada istesek te istemesek te yanlış beyanları getirebilir, işsizlik getirebilir çünkü iş gücü maliyeti artar. 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER