Tren nasıl raya girdi?

Rum tarafının kırmızıçizgisi olan siyasi eşitlikten taviz vermediğini söyleyen Siber, Berlin zirvesinden çıkan sonucu eleştirdi

Tren nasıl raya girdi?

 Aytuğ TÜRKKAN

Meclis Eski Başkanı ve eski başbakanlardan Dr. Sibel Siber Berlin zirvesinden çıkan sonucu değerlendirdi. Siber, trenin nasıl raya girdiğini sorarak, Rum tarafının kırmızıçizgisi olan siyasi eşitlikten taviz vermediğini söyledi. 
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakere taktiğini eleştiren Siber, her şeyi masaya koyarak müzakere edilemeyeceğine dikkat çekti, federasyon kurması için adeta Rum yönetimine yalvaran bir pozisyonda olunmasını eleştirdi. 
Akıncı’nın bölücü bir üslup kullandığını savunan Siber, Meclis, hükümet ve Türkiye ile uzlaşamayan Akıncı’nın Kıbrıs sorununu nasıl çözeceğini sordu. Sibel Siber cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olabileceği sinyali de verdi. 
Meclis Eski Başkanı ve eski başbakanlardan Dr. Sibel Siber Diyalog Tv’de yayınlanan Detay programında Aytuğ Türkkan’ın sorularını yanıtladı 
Berlin zirvesinden çıkan sonucu değerlendiren Siber, Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın tren raya oturdu açıklamasını eleştirdi.
Siber, “Sayın Cumhurbaşkanı’nı Crans Montana sonrasında bizim neslin son denemesiydi bitti, artık iki devleti denemeliyiz demeci sonrasında Berlin sonrasında trenin raya girdiğini söyledi. Ben trenin raya nasıl girdiği konusunda tatmin olmadım, ne gibi bir değişiklik oldu?” diye sordu.
 
“Siyasi eşitlik Rum tarafının kırmızı çizgisidir”
Bilinen parametrelerin teyidinin yapıldığını söyleyen Dr. Siber, sözlerini şöyle sürdürdü: 
“Zaten bunun böyle olduğu biliniyordu. Rum tarafının kırmızı çizgisi siyasi eşitlik konusunda taviz vermemedir.  1963’ten bu yana değişmeyen çizgi, “Ben üniter devletimi Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemiyorum” düşüncesidir. Rum lider siyasi eşitlik kelimesini hiçbir zaman ağzına almamıştır…” 

“Bizimle federasyon kurması için Rum’a yalvarıyoruz”
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın müzakere taktiğini de eleştiren Siber, edilgen ve pasif bir görüntü ile bir şey elde etmenin mümkün olmayacağı görüşünü savunarak şunları aktardı: “Müzakerecilikte elinizdeki tüm kartlar açılmaz. Biz hepsini açtık üstelik yazılı olarak da imzaladık. Rum lider dönüşümlü başkanlığı kabul edeceğine dair hiçbir kağıda imza atmadı. Ama biz garantileri de masaya yatırdık, tek yanlı müdahalenin kaldırılmasını da kabul ettik, garantiler yerine iki toplumun da kabul edeceği uluslar arası bir garantiye evet diyeceğimizi de söyledik. Siz tüm kartlarını açarsanız çözüme hizmet etmezsiniz, aksine çözümün önünü kaparsınız. Rum tarafının şımarıklığının altında yatan sebep budur. Bu da yetmezmiş gibi kalkıp bir de federasyon dışında bir çarem yoktur da diyorsunuz, blöf dahi yapmıyorsunuz. Büyük kapıları kapalı tutup karşı tarafa yalvarıyorsunuz. Onu verdim, bunu verdim bana siyasi eşitliğimi ver diyorsunuz. Ne olur zihniyetini değiştir ve benle federasyon kur diyorsunuz. Bunları söyleyen edilgen ve pasif bir görüntüyle Rumlarla çözüm odaklı bir müzakere yapılmasını bekliyoruz. Gerçekten tüm bunlar üzücüdür.” 
 
Toplumu bölen bir dil kullanıyor…
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın toplumu bölen bir dil kullandığını savunan Siber, uzlaşmacı kişiliğe değindi, Akıncı’yı eleştirdi. 
Siber, “Cumhurbaşkanı eleştiriye açık olmalıdır. Siz eleştirenleri ötekileştirmek makama yakışmaz. Türkiye’deki iktidarı beğenip beğenmemek bir başka konudur ama bulunduğunuz makam işbirliği makamıdır. Dik duruş çok prim yapıyor toplumda. Geçen seçimlerde bunu gördük, bu sürüyor. Bu dik duruş modeli ile Türkiye halkı ile olan ilişkilerde de sıkıntı yaşanıyor. Sorunların çözümünde uzlaşı çok önemli…” dedi. 

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kapıyı açık bıraktı 
Sibel Siber cumhurbaşkanlığı seçimine aday olup olmayacağı sorusuna şu yanıtı verdi: 
“Kesin aday olmayacağım diye bir düşüncem yok ama yüzde 100 aday olacağım diye bir düşüncem de yok. Süreci izliyorum, vereceğim karar hayırlı olur umarım…” 

Diyalog Gazetesi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER